Yazarı Twitter’da:

Türk Reklamcılığı, Gelişine Çakma konusunda ne kadar ustaysa çaktığı işi ödüllendirmekte de bir o kadar ustadır.

Bu sene düzenlenen 12. Kırmızı Ödülleri beni oldukça üzdü. Konseptinden tutun da verdiği ödüllere kadar… (Konuya yabancı olanlar lütfen burdan buyursun: TBWA&Kırmızı Ödülleri)

Aşağıda inceleyeceğiniz tüm işlere ödül verilmiştir. Şaka gibi değil mi? Reklamcı ya da biz her neysek bir işi ödüllendireceksek eğer dibine kadar araştırmak zorundayız arkadaşlar. Didik didik araştırıp fikrin orjinalliğinden emin olmak zorundayız.

Elçiye zeval olmaz, takdiri siz kıymetli okuyucularımıza bırakıyoruz!

(Sözün özü, Fikirçok.net’te dillendirilen hiçbir iddia, iftira atmak ya da ajansların itibarlarına gölge düşürmek amacıyla değil, aksine bu ajanslar ya da kurumlar tarafından mağdur edilmiş kişilerin sesini duyurabilmeleri adına gazetecilik ilkeleri gözetilerek yapılmaktadır. Basın özürlüğü nezdinde ve haberin yayılma-duyurulma ilkeleri çerçevesinde bize farklı kaynaklardan ulaşan bilgileri sitemizde yayınlayıp mağdurun sesini duyurmaktan başka bir amacımız yoktur. Var olan bir vakanın duyurulması görevini üstlenmekteyiz. Kurumların itibalarını zedelemeye yönelik herhangi bir amacımız olmadığı gibi Fikirçok.net dışında paylaşılan hiçbir yorum ve yazı bizi bağlamaz.)

*Aşağıda yer alan işler arasında ödül almamış işler de vardır. O işler sadece katılım göstermiştir.

KEMERLERİNİZİ BAĞLAYIN…

Hürriyet Özel Ödülü 

d_1592_1

Rafineri

rafineri-kirmizi-odulleri

Fikri Alem

6

Concept İstanbul

aaaaaa

Saatchi İstanbul

(Tekzip notu: Arkadaşlar, Saatchi’nin kreatif direktörü Erdinç Mutlu ile görüşüp bu iş hakkında bizzat bilgi aldım. Bu iş, ön elemede Erdinç Mutlu tarafından çekilerek oylamaya sokulmamıştır. Bu fikrin, bir ekip çalışanından geldiğini, fikrin çakma olma ihtimaline karşı araştırıldığını ve herhangi bir benzer iş bulunamadığını ve daha sonrasında bu işin evvel bir vakitte yapıldığının anlaşıldığını iletti tarafımıza.  Sonra işin bu şekilde olduğu anlaşılmıştır. Peki burada Erdinç Mutlu ne yapmıştır? Yapması gerekeni yapmıştır. Sektörümüzde çoğu kreatif direktörün gösteremediği erdemi göstererek işi yarışmadan çekmiştir. Abartmıyoruz arkadaşlar, tekzip ediyoruz. Bin türlü insan var bu sektörde. Fikir bazen stajyerden bazen yazardan bazen çaycıdan çıkar. Bu sektörün işte böyle kreatif direktörlere ihtiyacı vardır ki ne yaptığı işe bir leke gelsin ne de karakterine… Buradan Senior Stajyer olarak Saatchi’nin işini tekzip ediyorum ve gösterdiği bu erdemli tavır için huzurlarınızda Erdinç Mutlu’ya herkes adına teşekkürlerimi sunuyorum. Ajanslar bir sepettir arkadaşlar! Aramızdan çürükler de çıkacaktır elbet. Bu çürükleri ayıklamak ise işte ancak böyle kreatif direktörlerin varlığıyla mümkündür. Ayrıca, Saatchi İstanbul’un bu süreç içinde gösterdiği hassasiyeti de takdire şayan buluyorum. Erdinç Mutlu dışındaki ajans yetkilileri de bizzat iletişime geçip açıklama yapma erdemini göstermişlerdir. Bu önemli bir harekettir. Bunu atlamayalım sakın! 

Senior Stajyer)

saatchi-kirmizi-odulleri

Svstudios Ankara

1

Svstudios Ankara

4

Svstudios Ankara

2

Svstudios Ankara (Bu iş ödül almamıştır. Lakin Svstudios bu işle de şansını denemiştir.)

CGLI-sfU0AAyQ62

Alakazam Ajans

5

111

20 binden fazla insan yanılıyor olamaz, gönül rahatlığıyla takip edebilirsiniz:  

Haber Kaynağı:Multiple Discovery

(Bize bu kaynağı sağlayan hesap, hesabını kapatarak kayıplara karışmıştır. Korkusunu anlamsız buluyor kendisini kınıyoruz.)

 

*20 binden fazla insan yanılıyor olamaz, gönül rahatlığıyla takip edebilirsiniz efendim:

Leave a Reply

119 comments

  1. derinmahle

    ohaaaa olum ohaaaaaaa!

  2. bir reklam emekçisi

    Ödül töreninde nasıl kasıldıklarını bir görseydin keşke. Sen çok yaşa stajyerim:)

  3. Asıl Concept’in dev çakışını unutmuşsun senior kardeşim.

  4. Anakin Skywalker

    Sevgili admin,
    Bu başlık altındaki iş Güzel sanatlara ait değildir.
    Sadece Saatchi İstanbul işidir bir düzeltme yaparsanız sevinirim.

    Teşekkürler
    Güzel Sanatlar/Saatchi İstanbul

  5. Everalone

    Kırmızı’dan ödüllü çakışlı işlerin bir infografisini bekliyoruz!

  6. Senior Stajyer

    Düzeltme yapılmıştır. Bizzat ben yaptım.

  7. fikri alem işinde neden tarih yok. Çünkü ikisi de bu senenin işi.TBWA Kırmızı aldığı bu işle, Fikrialemin neden alamadığı da belli oldu. TBWA juri deydi dimi!!!!!!

  8. Senior Stajyer

    Alper’ciğim çok haklısın. İki ucu boklu değnek bu işler.

  9. serkan

    Fikrialem’in işi bir talihsizlik… Yayınlanma tarihleri çok yakın. aklın yolu bir denebilir belki ama gelişine çakma söz konusu değil. ama tabi işi yapan TBWA olunca…

  10. Multiple Discovery

    Alper Bey, Fikr-i Alem’in işi sizin de dediğiniz gibi. Bu senenin işi fakat TBWA/İstanbul aynı iş ile geçtiğimiz yılın kristal elmasını aldığı için daha eski olma ihtimali çok yüksek.

  11. mongolian

    stajyer seni yakalarlarsa çok fena yapacaklar bak bendn soylemesi

  12. serkan

    rica etsem geçen sene aldığı ödülü kristal elma’nın web sitesinden link olarak atar mısınız?
    bayadır arıyorum ve bulamadım…

  13. Servet Gürel

    Merhaba, yukarıda çaktığını söylediğiniz 7 işin 4 tanesinin net çakmakta olduğunu söyleyebiliriz. Diğer 3ünün çaktığını söylemek emeğe ihanet olacağı kanaatindeyim. Ve de bu net çakan 4 ünden sadece 1 tanesi Hürriyet özel ödülü almıştır. Bölge ödüllerinde çakan ödüllü yoktur. Sanırım burada da jüriye bir teşekkür gerekir. Saygı ve sevgiler…

  14. Miray

    servet bey 7 işinde masum olduğunu düşünmüyorum kimisi cok barız kımısı sessızce yapmıs yapcagını

  15. Emre

    ya şey.. şu mutlu bir birliktelik reklamı eğer benim anladığım gibiyse çok kötü, iğrenç değil mi?

  16. Multiple Discovery

    Özür diliyorum. Kristal elma’ya bu iş ile katıldı. Kazandı yazmışım.

  17. Multiple Discovery

    Servet Bey, bu yorumunuzu “Kırmızı Bölge’nin Jurisinde olmanız sebebiyle yazdığınız kanaatindeyim. İşler çakma değil gibi kendiniz komik duruma düşürecek bir yorum yapmanızdansa, “Bu iş gözümüzden kaçmış” demenizin daha sağlıklı bir yorum olacağı kanaatindeyiz. Sadece bölge olarak bir ayırım yapılmamış zaten sitede açılan konuda.

    Şezlong’lu işin çalıntı olmadığını söylemek fazla iyi niyetli olaraktır.

  18. serkan

    benim bu durumdan anladığım; bir kısım reklam çalışanları jürilerden daha fazla ads of the world e ve bunun gibi bir çok yere bakıyor. jürinin bu konuda daha araştırmacı olması gerek galiba.

  19. Derya

    “evet çakma!” kesinlikle, bir art director is yapmadan once dunyanin bir ucundaki muzik yayincilari icin isleri kolaylastiran bir startup’in web sitesine bakmistir. Zaten tum reklam alemi, reklam yapmadan once 1000 tane startup’in web sitesini gezip, is bakar. En azından kendi işimiz için, içim rahat. “Shuttera man portrait” yazdıgınızda ilk sayfada çıkan stock adam fotoğraflardan biridir görsel. Ya ayrıca görsem bunu, malmısınız aynı adamı kullanayım! ÇÜŞ! Azıcık işten anlayan adam anlayacaktır beni diye umuyorum. Çaksam adamı değiştirirdim gerçekten rahat olunsun. Layoutta fikir yok zaten. Briefi bilmeden, başlığı okumadan atıp tutalım. Slipt screen ve portre birleştirme 100 tane iş vardır zaten, mevzu görselde değilki. Suratların birleşmesinde de değil, METİNde. “hı hı canım çakma evet!” … meeehh…

    -1
  20. Senior Stajyer

    Berk ve Derya’ya cevabım;

    Arkadaşlar, üzmeyin kendinizi. Yaratıcılık, bir üretim işidir. Herhangi bir yerde ticari bir amaçla yayınlanmamış olması senin onu herhangi bir ticari amaçla kullanmana müsaade etmez.

    Reklamcı, üreten insandır. Zanaatkardır. Orda burda bulduğunun üstüne başlık atan, esinlenen, tasarımı değiştirip kullanan değildir.

    Bu blog altında bunun üzerine yüzlerce sayfa yazı yazdım.

    Trafiğe ihtiyacımız yoktur cancağazlarım, gelir beklentimiz yok, adsense’ten para kazanmıyoruz herhangi bir marka da gelip buraya reklam vermiyor.

    Öpüldünüz.

  21. elvir baliç

    asldjaskldj hayatımda böyle bir blog görmedim jdkskdfhsdfk

    tamamen burası ahçı bahçivan şöför üçlemesine dönmüş.

    bİZZAt iş sahiplerinin de gelip işlerini savunmalarını efsane, muazzam epik bir durum ama Derya yaaaa sen bitanesin ahahahhaD:ddddd

    Bu Hürriyet zaten cumhurbaşkanıyla da papaz olunca iyice ne yapacağını bilemedi hiç de şaşırmadım valla

  22. hafız

    senior’ın askerleyiz ulaaaaaaaaan! Konya Selçuktan hürmetler başgaaan

  23. Berk

    Eh, anlatmisim o kadar. O kadar adim adim yazdigimdan, bundan calinmis / ustune baslik atilmis dedigin gorselin, isi yapan insan/lar tarafindan gorulmus olmasi ihtimalinin normalden cok cok cok dusuk oldugunu anlamadiysan yada anlamak istemiyorsan, anlayabildigin kadari ile yetin, bir dayanagin olmadan insanlari suclamaya devam et ne diyeyim 🙂

    Bu yorum kutusuna, 10 paragrafta yazsam dusundugun sey degismeyeceginden dolayi, bos bir caba olur gibi geliyor.

    Kolayliklar dilerim.

  24. Senior Stajyer

    Estagfirulllah, o senin güzelliğin Hafız!

    Berk’e cevap:

    Berk’çim, twitter’dan benimle iletişime geçebilir istediğini söyleyebilirsin. Yazdıklarımın arkasındayım.Eğer yanlış bir şey yazdıysam seve seve de tekzip ederim. Bana bir kaynak geldi ben de bu kaynağı paylaştım.

    Sana da kolaylıklar.

  25. juanes

    her sektör gibi son birkaç “umutlu” sektörden biri olan reklamda da -son yıllarda- o bir türlü dizginleyemediğimiz şark kurnazlığımız ağır basmaya başladı. çok üzülüyorum. yanlış anlamayın; kendim için üzülmüyorum, ben mis gibi güzel sanatlar eğitimimi reklam sektöründe 1-2 sene heba ettikten sonra salt tasarıma dönerek kendimi çoktan kurtardım. benim asıl üzüldüğüm markaların pazarlama departmanlarındaki kendisinin 5 katı maaş alan kezoları ve ayda en az 200.000 lira kazanıp günde 15 saat çalışan senior’a maksimum 4000 lira maaş veren “tacir” patronları memnun etmeye çalışayım derken yeteneğini heba eden, 60 yaşına gelince büfede süs olarak kullanacağı “ödül” ismindeki dandik cam/metal parçaları için 20’li yaşlarını tüketen , bir noktadan sonra istemeden de olsa aparmasyona kayan, çoktan “bitsin de çıkayım” kafasına girmiş, idealistlikten uzak -so called- “kreatif” ekipler.

    kabul edelim, artık müthiş bir 3. dünya ülkesiyiz.

    böyle başladı, böyle gider. zaman varken kendinizi kurtarın.

  26. Can

    Sana gelen o mailleri tek bir başlıkta paylaşmalısın, paylaşmalısın ki şuan konuşmaya devam edenler bir daha konuşmamak üzere sussunlar. Bunu da gaz vermek olarak algılama lütfen yalnızca bu çakma işlerden dünyanın parasını kaldıran, emeğin ne demek olduğunu bilmeyen insanlara ders olsun.

  27. Onur

    Hurriyet ozel odulu alan iste bulunan metin cok vurucu degil mi? Renkler ve kompozisyon ayni olabilir… Ama orada konuya ozel mesaji veren metin bence. TDK’dan birebir karsiliklarini yazmislar ok, ama bu tezatligi yakalamak da kendi icinde ozgun bana gore…

    Erkegin rengi mavi kadinin rengi pembe. Esit olmasi gereken iki cinsiyetin TDK icin bile ne kadar olmadiklarini gostermesi acisindan mantikli buluyorum fikri ve bu kadar sert elestiri almalarina uzuldum acikcasi.

  28. Senior Stajyer

    Can’a cevabım:

    Sevgili Can, gaz olarak algılamadım. Mail’leri ya da bana özelden atılan mesajları yayınlarsam onların istediği olmuş olur. Sektörde birçok kişiyi deşifre etme şansımız varken bunu yapmıyoruz. Etik değil çünkü. Bu platform altında ve bu anonim kimlikle ”sert eleştiri” kıvamında, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla tadında paylaşımlarda bulunuyor ki belki bazıları akıllanır da doğru yola gelir.

    Senior Stajyer hesabını açtığım ilk günden itibaren kıymetlı annemden tutun da muhterem babama kadar dil uzattı sektörümüzde çalışan bu değersiz insanlar.

    Yıldık mı? Hayır.
    Yılacak mıyız? Hayır.

    Yukarıdaki yorumları okursanız pek kıymetsiz bir itham da daha bulundular bizim için. Neymiş? Trafik için yazıyormuş bunlar.

    Bre gafil! Trafik karın mı doyuruyor? Sektörde adı sanı duyulmuş hiçbir derginin ya da platformun yapmadığını burada çatır çatır yapıyoruz diye canları sıkılmış birilerinin…

    Şunu da biliyoruz ki sevmeyenimiz kadar sevenimiz de çok.

    Biz de onların destekleri ve güzel yorunmlarıyla yolumuza devam edeceğiz.

    Küfür yediğimiz kadar takdir edildiğimiz de çoktur 🙂

    Bu böyle biline!

  29. Senior Stajyer

    Onur’a cevabım:

    Sevgili Onur, inan bana ben bu yazıyı yazarken senden daha fazla üzüldüm. Reklam yaratıcılığının -ki mesleğimdir bu kadar değersizleştirilmesi ise beni ayrıca üzüyor. Bundan emin olabilirsin.

  30. Meriç

    Senior,

    Seni takip ettiğim günler henüz hesabının açıldığı ilk günlere dek uzanır. İlk takipçilerindenim anlayacağın.

    Bir gün bile seninle fikir ayrılığına düşmedim ve seninle tanışmayı istediğim kadar cannes’da ödül almayı isteseydim grand prix ellerimdeydi şu an.

    Doğru yoldaşım şekerim, ajans tarafından müşteri tarafına geçen biri olarak da hakkkında hiç kötü bir yorum duymadım. Çalıştığım departmanda da senden haberdar olmayan yok. Seviliyorsun. Seviyoruz. Maçosun, ol da zaten.

    Emin ol yaptığın bu amme hizmetiyle sektörde çoğu insan artık iki kere düşünüyor.

    Devam, sakın durma. Susarsan söyle su verelim. Suyunu iç ama sakın susma!

    Not: Sana aşık değilim 🙂

  31. Senior Stajyer

    Meriç’e cevabım:

    Ağlıyorum 🙁 Bu çok ağır oldu. Bana bir yarım saat müsaade.

  32. Servet Gürel

    Multiple Discovery’e cevabım
    1) Öncelikle sizi buradaki yorumlarınızda saygılı olmaya davet ediyor, komik olmak şeklindeki sözünüzü size iade ediyorum. Zira bu tür saygısız sözcükleri gizli isimlerle kullanmak bana göre acizliktir.
    2) Yukarıda ki yorumumu jüri üyesi olarak değil bir tasarımcı olarak yaptım. Sizin benzetmeniz gibi olsaydı hiçbir yorum yapmazdım. Yaparsam da açık yüreklilikle gerekeni söylerdim.
    3) Örneğini vermiş olduğunuz işlerin birçoğu ödül almamış durumda. Sizce bunda jürinin payı yok mudur?
    4) Gizeminiz nedeni ile bilmiyorum ama tasarımcı veya reklamcıysanız buraya lütfen 5 tane işinizi koyunuz. Ben de buradaki mantıkdan hareketle 5 işinizinde çakma olduğunu ortaya koyayım.

    Tüm yorumcu kardeşlerime sevgilerimi sunarak yorumlarını hırsdan arınmış, gerçeklik içeren bir şekilde ve mümkün ise açık isimleri ile yapmalarını rica ediyorum.
    Saygı ve sevgilerimle.

  33. Begüm

    Biz reklamcılık bölümünde okuyan öğrencilerin, sınav projeleri için gerçek olmayan brieflere (ki o ayrı bir mesele) fikir üretirken “acaba daha önce yapılmış mı?” ya da “bir yerde gördük aklımızda mı kaldı?” diye internet taraması yapmaktan ciğeri solarken siz gelip çatır çatır çakın.

    Geldiğiniz konferanslarda yaratıcılıkla ilgili saatlerce ahkam kesen abilerim, ablalarım hepinizi öpüyoruz 🙂

    Ha bu arada Derya brief geldiğinde stock görsel bulup üzerine metin yazmak yerine fikrine uygun görsel yaratmayı denemelisin işine yarar.

  34. Senior Stajyer

    Servet Gürel’e cevabım: Servet Bey, sizi aramızda görmeyi daima isteriz. Yorumlarınızda burda bulunup her zaman düşüncelerinizi beyan etme hakkına sahipsiniz. Bize katılın katılmayın, cevap hakkı doğan herkes burada fikir beyan edecektir. Bu konuda burada bulunmanızı şahsen kıymetli buluyorum.

    Begüm’e cevabım: Begüm’cüm ne de güzel yazmışsın. Derya’nın üstüne gitmeyelim istersen, kim olsa böyle bir tepki verir.

  35. herisinizkolpabe

    vay arkadaş hem rövaşata çakmış bi de utanmadan çakmadık diye yorum yapmış yüzsüzlüğün bu kadarı, ee sanatçı dediğin böyle olmalı asrın liderine çekmeli tabi çala çala, çaka çaka rasimmmm :))

  36. Servet Gürel

    Senior Stajyer; Burada belirttiğiniz kıymetli düşüncelerinizi, sayfanıza girer girmez hissettiğim için 30 yıldır sektörde tasarım yapan bir ağabeyiniz olarak yorumda bulundum. Bu tür konuların sonuna kadar tartışılması taraftarıyım. Ancak bunu yaparken kesinlikle hırslarımızdan arınarak, mantıklı düşünerek fikirlerimizi beyan etmemiz gerekir. Yapılan bir tasarımın benzerinin çıkmasının olasılığı çıkmaması olasılığından kat kat yüksek. Zira yapılmamış hiçbirşey kalmadı dersek de çok abartmış olmayız. Bu çerçevede sayfanızda yer almaktan, tartışmalarınızda bulunmaktan ben de mutluluk duyacağım. Tekrar saygı ve sevgilerimle…

  37. Bütün hikayeyi stock photo üzerine yoğunlaştırıp birebir işleri paralele yıkalım. Geziciler olmasa reklamcılar çakma işler yapmaz zaten! Bu sektör yıllardır böyle hırsız, üşengeç, birilerinin ittirmesiyle 10 binli maaşların üzerine çıkan stajer sömüren yöneticilerin oyuncağı olmuş halde sürünüyor. İş bazlı savunma yapmak size kimi hatırlatıyor? Hani yol falan yapanlar var onlar gibi….

  38. Multiple Discovery

    Servet Bey,

    “Kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz” dedim. Burada saygısızlık gibi bir durum söz konusu değil.

    Olayı sadece bölgeyi neden indirgediğinizi de anlamış değilim. Bölge’de “ödüllü çakma iş yok” gibi net bir cümle kurmanız malesef savunma mekanizmanızı harekete geçirdiğinizi gösterir. Çakma iş olup olmadığına net bir şekilde karar veremezsiniz. Belkide var, ama siz ve biz görmemiş olabiliriz. Ve görmemiş olmanız da çalıntı iş olmadığı anlamına gelmez.

    Yukarıdaki işlerin yarısından çoğu ödül almış durumunda ayrıca bir tanesi kıpkırmızı bölge ödülü almış durumda ve savunulacak bir durum söz konusu bile değil.

    Ben buraya 5 tane iş koyayım gibi gereksiz bir rekabet ortamına tabiki girmeyeceğim.

    Buradaki yorumların gerçeklikle ve hırstan uzak yazıldığı kanısındayım. Bu tür çalıntı işleri kendi ismimle paylaşsam ne olacak başka isimle paylaşsam ne olacak. Suç bu ilanları yapanlarda mıdır? paylaşanlarda mı? o yüzden isimlerin çok bir önemi olduğunu düşünmüyoruz.

  39. bildiğin porno lan bu.
    elalem film çekiyor bizimkiler de, onları izleyerek mastürbasyon yapıyor.
    bir de bunlar türkiye piyasasını elinde falan tutan ajanslar yani. ne ciğersiz adamlarsınız

  40. Servet Gürel

    Multiple; size cevap vermek istemiyorum ama yetersiz ve yanlis bilgi ile insanlari yanıltiyorsunuz. Yukarıdaki işlerde bölge kipkirmizisini alan is malesef yok. Ozensizliginiz dikkat çekici ve üzücü.

  41. kenbiriç

    Multiple arkadaş doğru söylüyor servet abi sen de istersen zorlama artık bu svstudios mudur nedir bunlar hürriyetin kırmızının ve marketing türkiyenin şişirmesidir, itekleme başarılardır bunlar. sagolsun stajyer gibiler pabuc bırakmıyor bunlara benım dusuncem bu

  42. tuna

    Yaptığınız işi … demek istiyorum bakın dalganıza çok matah bi iş yapıyomuşunuz gibi bide laf yetiştiriyolar birbirlerine yaa komikmisiniz patronlarınızın hiç umurunda değil şu an viskilerini yudumluyolar bi çoğunuz iş çakmaya kasarken… geçmiş olsun…

  43. Servet Gürel

    Ooooooo siz hala 2011 de misiniz? Ben 2014ü konuştuğumuzu zannediyordum. 3 yılda insanlar nelerden kurtuluyor yahu. 🙂
    Benden bu kadar. Haydi eyvallah.

  44. koyunfucyus

    Hemen iftira etmeyelim.
    Bence bunlar montaj!
    🙂

  45. Multiple Discovery

    İyi Geceler Servet Bey 🙂

  46. eticin

    resimleri daha küçük koysaydınız keşke. 4k koyduğunuz için çok yavaş açılıyor 🙁

  47. Ilgın

    Senior stajyer;
    Gerçekten süper bir paylaşım.
    Tebrikler!!
    Bu arada off çok feci ya..güldüm:)

  48. itinayla stajyer eğitilir

    Senior Stajyer,

    Bu siteye şans eseri denk geldiğimden beri ne zamandır yazacağım, vaktim olmuyor. Zira burada iş çakmakla suçlayıp durduğun birçok reklam profesyoneli gibi yazdığın zırvalarla uğraşacak zamanım pek yok.

    Bugün ajanstan erken çıktım hadi yine iyisin…
    Ajans demişken, sen ve senin kafadaki çok bilmiş kedilerin ulaşamadığı (ve asla ulaşamayacağı) ciğer niteliğinde bir ajanstan bahsediyorum.

    Bunu neden mi belirttim? Bak bu meslekte 8. yılım ve bu site gibi zerzavatla uğraşan insanların hep kendi küçük dünyalarında reklam dedektifçiliği oynadığına şahit oldum. Hiç değişmez. Bu insancıklar, üç kuruşluk eğitimleri ve tecrübeleriyle, milyon dolarlık reklamları yerin dibine sokarlar ama ofiste promosyon broşürü tasarlamaktan öteye gidemezler.

    Oysa Türkiye’de müşteri eziyetine dönüşen sektöre rağmen, reklam yapmaya çalışan, bu işin önde gelen yaratıcılarını hiç böyle tartışmalarda gördün mü?
    Göremezsin bana maval okuma.

    Çünkü çalışıyoruz oğlum, hem de gece gündüz. Biz çalışıyoruz, iş yapıyoruz, bulduğumuz fikirleri de senin gibiler aşağı çekmeye, çamur atmaya çalışıyor. O besmelesiz ağzına aldığın ajanslarda, çakma fikirlerle istesen de çalışamazsın. Denemesi bedava.

    Tabii insanların emeklerini hiçe sayarak çamur atması daha kolay di mi? Neden? Çünkü şu siteye başkalarının yaptığı işler haricinde kendi işim diye koyabileceğin, gururla gösterebileceğin tek bir iş yok da ondan.

    Efendim? Doğru değil mi bu söylediklerim?
    Ayinesi iştir kişinin demiş atalar.
    Buyur site senin, koy işlerini de görelim. Ondan sonra dedektifçilik yap sen gene.
    Biz tutmayız da senin yüzün tutar mı bilemem.

    Ama her şeyden once, yüreğin yetiyorsa bu mesajı koy yorumlara, senin gibi düşünen diğer arkadaşların da okusun. Hadi bakalım.

    -1
  49. zozo

    H.ozel odulunu kazanan arkadaslara sesleniyorum bu isi caktiginizi kabul etmiyorsunuz tamam. Peki iciniz rahat mi boyle amator bi isle odul aldiginiz icin …

  50. Nuri

    Kırmızı en güzel çakan ödülleri 2015

  51. arthur

    Reklam; (basın ilanı) sloganı ile, alt metni ile, açıklama metni ve görsel ile bir bütündür. Eğer hemfikirsek yok o oradan almamıştır, görseli yerleştirirken
    görmemiştir, shutthefuckup sitelerinde binlerce sayfa gezmiştir saçmalıkları çöpe gitmiş oluyor. Yaratıcı çözümden bahsediyorsak, benim aklıma nedense kendi kendime ayakta alkışladığım, cannes’da (kaç yılında hatırlamıyorum) büyük ödülü alan yapıştırıcı ilanı geliyor. Pırasa işler ve herkesin aklına gelebilecek ve/veya daha önce kullanılmıştır diye düşündüğünüz işlerden (fikirlerden) annenizin size terlik attığında kaçtığınız gibi kaçın!
    Not: Takma adın çok yaratıcı Senior Stajyer. Yüreğine sağlık…

  52. Osman Balta

    Bir memlekette “heykel” yoksa, “reklam” hiç olmaz. Kasmayın.

  53. barış

    Reklamcılık ve ortaya çıkarılan işler konusunda gerçekten yazılı kurallara ihtiyaç var. Yukarıda gerçekten birebir alınan işler var bunu bir kenara koyuyorum bunun dışında gerçekten saçma kıyaslamalar da yapılmış. Ne yani kanvasın ortasına bir ürün koyup fiyat etkiketi yerleştirmek hangi yaratıcı fikri çalmaktır? Bir yiyecek reklamında 7 den 70 e herkesin aklına ilk gelecek şey çocukların yemek yeme problemini kullanmak olacaktır. TBWA rezaleti tanımlamanızda Servet beyin boyalarla yaptığı çalışmayı çok daha önce chelsea takımına mavi boyalarla yaptılar. Servet bey chelsea’den esinlenmiş olamaz mı ? Binlerce ressam hala oturmuş natürmort çiziyor. Zamanında Van Gogh elma armut çizmişti şimdi yeni sanatçılar çiziyor bunları hırsızlıkla suçlamak aklımızın ucundan geçmiyor değil mi ? Bu suçlamalar daha dikkatli yapılmalı. Yoksa herkes bu fikir benim, bu konsept benim kış konseptini ben kullandım, kafamdan aşağı boya dökme trendini ben başlattım, kadın ve erkek yüzünü ben buldum demeye başlayacak.

  54. Senior Stajyer

    Yorum yapan ve olumlu/olumsuz görüş bildiren kıymetli okuyucularımıza teşekkür ederim.

    Yalnız,

    İtina ile stajyer eğitilir nick’li densizse yorum yapan kişiye cevabım ise şudur; Senin 8 yıl dediğin deneyim benim için bir şey ifade etmiyor. Senin gibiler çok geldi gitti bu platforma. Abilik taslayanından tut da biz feleğin çemberinden de geçtik be çocuk tavırlarını takınanlara kadar… Ciğer diye nitelendirdiğin artık hangi ajanssa merak etme şu an bulunduğum yer senin gibi çakma kedilerin ulaşamayacağı kalitede bir arnavut ciğersidir.

    Velhasıl, madem beni eğiteceksin haydi ne duruyorsun? Seni rahatsız eden bu yazı oldu galiba? Yoksa senin de çorbada tuzun mu var bu işler arasında? Anonim kimliğimi bir kenara bırakacağım söz veriyorum. Gel, istediğin gibi eğit beni. 🙂 3 yıldır Senior Stajyer’den bas bas bağırıyorum. İşten erken çıktığın bir vakit gelip eğitebilirsin 🙂 Twitter’dan bir dm at istersen, anonim değil gerçek kimliklerimizle tartışalım.

    Yaptığın kıymetsiz ve densiz yoruma daha fazla takılmayacağım ama diyelim ki hiç ödül almadım ve diyelim ki hiç bir iş üretmedim;

    Yahu bu ülkede Ali Ece ve Mehmet Demirkol gibi pek muhterem iki karakter ki kendilerini çok severim çatır çatır Türk futbolunu eleştiriyorsa ben de kimse kusura bakmasın ama senin gibileri içimden geldiğince eleştiririm.

    Ha, ben Ali Ece ya da Mehmet Demirkol gibi ayağına top değmemiş biri değil, yıllarca senin gibilerin arasında kendi fikirlerimle ayakta kalabilmiş bir beşerim.

    Sen ve senin gibiler arşiv içinde iş ararkarken, biz üretiyorduk be kardeşim.

    E haydi o zaman, gel de eğit beni 🙂

  55. Müşteri

    Bir son kullanıcı, meslek dışı, sokaktaki adam olarak görüş belirtmek istiyorum. Yukarıda gördüğüm orjinal işler öyle vurucu ki, es kaza görüpte unutulması mümkün değil. Yanındaki işler ise orjinalin kötü Kopyası olduğu o kadar belli ki. Yolda herhangi bir ilan panosunda ilkini görüp okuyan bir kişi, diğerini gördüğünde ilkinin aynısı diye düşünerek tekrar okumaz. Karda Yüzen kişi olan iş hariç. Yalnız onda da her ikisinin de anlattığı aynı. Ve hiçbir Türk karlı şezlongu görüp erken rezervasyon yaptırayım demez. Yani iş kopya olduğundan işverenin amacına uygun olmamış.
    Bu tip işler tescillenir mi bilmem. Eğer tescili yapıldı ise açılacak davada Hakîmin bilirkişi isteyeceğini bile sanmam. Sokaktaki çocuk işi kopyalasa sonuç daha iyi olurdu. O derece kısır kopyalar. Benim iş verdiğim reklamcılarımdan böyle bir iş gelse keşke de şöyle yüklü bir tazminat alsa avukatım

  56. Erdinc Mutlu

    Sevgili arkadaslar,

    Buraya bu aciklamayi yazip yazmama konusunda biraz tereddut ettim ama “cakma” isinin hem suyu ciktigi hem de artik cok da onemsenmedigi ve hunharca cakildigi icin yazmaya karar verdim.

    Oncelikle “multiple discovery”ye inanirim. “Great minds think alike”a da.

    Yalniz icinde bulundugumuz ulkede “yap gitsin ne olacak” dusuncesinin hakimiyetini de bilirim.

    Dolayisiyla Saatchi Istanbul’un kreatif direktoru olarak, yayinlanmis olan isimizin hikayesini anlatmak isterim.

    House of Austen bir calisanimiza ait. Ekipce boyle bir fikirle geldiklerinde “arastirin” dedik. Biz de arastirdik. Bir zamanlar bir yerlerde gormus olma ihtimali aklimizi cok kurcaladi. Ekip de bulamayinca yayinlattik ve Kirmizi’ya soktuk. Tabiri caizse pisti olunca da yarismadan o an cektik. Biz gelisine cakmamistik bunu biliyorduk ama oradan gelecek odulu de istemedik acikcasi. Samimiyetle bunu bilmenizi istedim.

    Orijinalitenin oldugu yerde esit rekabet olur. Olmadigi yerde de olmaz. Iki kere iki dort.

    Herkese guzel gunler ve iyi calismalar dilerim.

    Erdinc Mutlu

  57. GÜL

    Tüm yazılan yorumları okudum. Hürriyet özel ödülü kategorisindeki bir katılımcı olarak emeğimi çöpe atılmış hissediyorum. Günlerce bu çalışmaya emek verip iş üretirken bu rezaleti görmek beni tüm jüri ve sanat yorumcularından soguttu diyebilirim. Bazıları utanmadan işlerin çalıntı olmadığını ve esinlendiğini söylemiş. o kişilerin de kazananların yandaşı olduğunu düşünüyorum. Yarışma tekrardan değerlendirmeye alınmalı. Bu rezalete göz yummamalıyız arkadaşlar. Hakkımızı savunmalıyız. Emeğimizi çöpe atmamalıyız. ben bu konuda üzerime düşeni yapacağım. Sizden de aynı özveriyi bekliyorum.

  58. Nebil

    Ödül alanlara çamur atarak “ben bu ödülleri alanlardan daha iyiyim” savından daha öte hiç bir mesneti olmadığı çok açık. Sanıyorum bu savın sahibi “stajer”.. “Yemek esnasında görüntülenen her çocuk çakmadır” yada İki farklı insanın yüzlerinin zıt yönlerini bir araya getirmek şu tarihten itibaren çakmadır diyebileceğiz o halde… stajer affına sığınarak soruyorum.. bundan sonra hazırlanacak tüm reklam görsellerinde bu güne kadar zinhar hiç kullanılmamış fikir ve argümanlar mı kullanmalıyız.. eğer öyle ise reklamcılık yada yaratıcılık diye bişi tarihteki ilk reklamdan itibaren yok oldu.. çünkü birileri örneğin insanı kullandı malzeme olarak.. o günden sonra görsel olarak insanı kullanan tüm reklam içeriği çakma (mı) mıdır.. ????

  59. itinayla stajyer eğitilir

    Senior Stajyer geç bu laf salatasını…

    3 yıldır iş yetiştirmek yerine laf yetiştirdiğini anladık zaten tekrar tekrar söylemene gerek yok.

    Eğitim istiyorsan sen önce yazdığımı yap, yıllardır seni ayakta tutan şu fikirlerini koy da bi’ gülelim, pardon görelim. Onların üstünden veririm eğitimini çok meraklıysan.

    NOT: Ali Ece veya Mehmet Demirkol mu? 🙂 Oğlum sen Beyaz Futbol’da program yapıyorsun haberin yok.

    -2
  60. Can

    Biz hırsıza hırsız deriz! İsterse İstanbul’un göbeğinde plazada olsun isterse uluslararası markalarla çalışan bir ajans olsun, çakana da böyle çakarlar işte. Çağrı Çankaya’nın bikafalar röportajını izleyin özellikle o stajyer eğitmeye çalışan dangalak izlesin. Ciğer niteliğindeki o ajanslarda dönen ego savaşlarını hayretle izliyoruz. Öyle egoya da böyle hırsızlıklar pek yakışmıyor doğrusu. 🙂

  61. Panelvan

    itinayla stajyer eğitilir Yorumunu yapan arkadaş.
    Sanırım o “MALUM” ajansta çalışıyorsun. HERŞEYİ ÇAKAN AJANS hani. Son dönemde kendini rezil eden ajans. Baya yazmışsın… Ama boşuna yazmışsın. Çok çalışıyoruz sabahlıyoruz demişsin ya, yanlış olmuş. Çok çakıyoruz, çakarken de çok sabahlıyoruz çünkü nasıl çakıcağımıza karar veremiyoruz deseydin keşke. Biz de ajansta çalışıyoruz biz de sabahlıyoruz nasıl çakarız diye değil. Ödül alamıyoruz belki ama en azından sonra rezil etmiyoruz kendimizi. Haydi hayırlı traşlar kardeşim. Anca çakarsınız..

  62. junyir

    ben ilk işin çakma olduğunu düşünmüyorum.
    kolaya kaçmaya çalışmış yapan arkadaşlar ama yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşlar. görseli shutter’dan almışlar, eminim ki binlerce shutter eşleşmesi yakalanabilir ödül almış diğer işlerde de.
    en azından alakazam’ın yaptığı gibi bariz bir emek hırsızlığı yok ortada. fikirle alakası olmamasına rağmen hoş duruyor diye behance’den illustrasyon çakmak çok enteresan bir kafa.
    onun dışında svstudios’un “fikir çakma seansları” nı çok iyi biliyoruz zaten. o yüzden bu durum şaşırtmadı.
    yarışmalarda yalnızca “güzel fikir” faktörü etkili olmuyor maalesef. lobi sahibi olmak gerek biraz da. lobi sahibi olmanın en güzel örneğini bugünkü (29 Mayıs) hürriyet gazetesinin kapak sayfasında görebilirsiniz.

  63. Bölge Jurisi

    Juri’nin her eseri daha önceden çalıntı mı değil mi diye değerlendirme şansı yok. Şans eseri daha önce bildiğimiz/gördüğümüz bir çok eser zaten o esnada elendi. Bunu özellikle belirtmek isterim.

    Diğer taraftan yarışmaya gelen yüzlerce eser var ve juri toplantısı sabah başlayıp akşamın ilerleyen saatlerinde zor bitiyor. Yani 1 dakika ayırıp hepsini google’da aramak gibi bir yaklaşım doğru değil. Dünyadaki her reklam çalışmasını da bilmiyor olmak ‘juri’nin kalitesizliği” olarak yorumlanamaz diye düşünüyorum. Kaldı ki birisi o anda elle tutulur bir delil gösteremezse ”ya bu sanki çalıntı, bir yerlerde benzer bir şey görmüştüm ama şimdi çıkaramadım” gibi bir söylem de doğal olarak ciddiye alınmamaktadır.

    Peki çözüm nedir? Bence; Yarışma önce bir ”özgünlük komitesi” kurmalı. Eserler gönderildikten sonra, Juri önüne çıkmadan tek tek detaylı araştırılabilir.

    Belki başka çözümler de üretililebilinir ama şimdilik akla en yatkını bu. (bunu Kristal uyguluyor ama ne derece başarılı tartışılır ama Kırmızı’da böyle bir uygulama şu an için yok)

    Peki asıl çözüm nedir? Reklam ajansları biraz daha etik davranmalı 🙂 Hadi esinlendin bari yarışmaya gönderme demeli birisi en azından 🙂

    Ama ülkede hangi erdem işliyor ki bu düşünce tarzı işlesin…

  64. Ülke hırsızlığa iyi alıştı he. Bu sektörün “önemli isimleri” emekli olsa da artık, çalıntı olmayan işler çıksa.

  65. Cakkıdı

    Öncelikle senior stajyer’e emeğinden ve sektöre katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Herkesin bildiği gibi bu işleri yapan ajanslar aylık 30K-40K-50K ve üzeri feeleri olan ve additional costlarıyla firmaları soyup soğana çeviren ajanslar… Madem bu kadar para alıyorsunuz, karşılığında neden birşey üretmeden Çakma fikirlerle firmaları dolandırıyorsunuz! Sonra çıkıp sektör ölüyor kan ağlıyor bilmem ne. Ulan sektörü Öldüren siz ve sizin Çakma fikirleriniz! Ama burada meslektaşlarımı yani marka sorumlularını da bu suça ortak görüyorum. Büyük firmaların marka sorumlusu koltuğunda oturup hiç birşeye kafa yormadan ajansa dayanıp onlar ne verirse eyvallah demekle marka sorumlusu olunmaz. Bugün bu Çakma işi verirler sektöre çakarlar, yarın başka ‘bişey’ verip size çakarlar ruhunuz duymaz! Uyanın artık ve gidip kendinizi yetiştirin bir zahmet!!!

  66. Senior Stajyer

    Nebil’e cevabım: Katılmıyorum

    Itina ile stajyer egitilir’e cevap: Her şey ortada nasıl bir insan olduğun nick’inden belli.

    Cakkıdı’ya cevabım: Yürekten katılıyorum her kimseniz yorumlarınız devamını dilerim.

    Erdinç Mutlu’ya cevabım: Erdinç Bey sizi şahsen de tanıyor ve samimiyetinize inanıyorum. Talihsizlik olmuş. Detaylı konuşmak isterseniz twitter’da bana ulaşın lütfen.

    Arkadaşlar her şey ortada. Takdir sizin. Kimseye küfür etmedik hakaret etmedik. Neyse o!

  67. thenesso

    Arkadaşlar bu işlerin çakma olup olmamasının ne kadar önemi var! ilk defa mı çakma iş yapılıyor ya da son mu olacak. Bir dönüp bakın bakalım ülkenize! Ne kadar araştırma yapıyoruz..

    Vesselam!

    Öncelikle çakanlarda birazcık haysiyet, birazcık etik duruş, biraz utanma olmalı! Emek hırsızlığından öte, kendi hiçliğinin yarattığı korkunç sıcaklığı hissetmeli. Bu sektöre değil de daha çok başka (!) sektöre yakıştığını görmeli!

    Buna prim verenler var ki onlar daha pervasızca, sorumsuzca davranıyor. Asıl çakılacaksa onlara çakılmalı. Bunlar prim görmese devamı olmaz.

    Prim verenler: Saçma salak ödül törenleri ve çok değerli jüri üyeleri: Neyi neye göre değerlendiriyorsunuz. Verdiğiniz ödülün nereye gittiğini zannediyorsunuz. Kendi pişirip kendi yiyen ajansların işlerini ödüllendiriyorsunuz ki o işlerin bir kısmını kitle görmüyor bile.

    Prim verenler: Büyük ajans sarmalından kurtulamayan, ömrünce marka kuramamış büyütememiş ve büyütemeyecek güzel giyinimli hoş kokulu marka yöneticileri. size diyecek birşeyim yok. sizin bir suçunuz da yok. çünkü bir bilginiz de yok. anladığınız da yok.

    Bu böyle uzar gider. herkes kendine bir pay çıkarmalı. Benchmark olayını iş çakmaya, araştırmayı özgünlüğü yitirmeye vardırıncaya kadar çalıştıran direktörler şapkanızı önünüze koyun artık. ödül almaktan ziyade hakkını verin hakkını. sonra böyle bir yiğit çıkıp sizi rezil etmesin.

    son söz: su vereydi iyiydi!

  68. Banu sıçrar

    Alakazamın ikinci işi çakma mı acaba, ajans pekala behance’den işlerini beğendiği bir illüstratörle çalışmış olabilir.

  69. TBWA rezaletinden sonra ortaya çıkan sonuç hiç şaşırtmadı beni. Bunlar buna daha çok devam ederler. Bana dava açıldığı için, buna yürekten inanıyorum ne yazık ki.

  70. tamer

    bir çoğu birebir kopya olsada bazıları sadece concept benzerliği var gibi geldi bana.Birebir çalınan işlerle concept benzerliği olanları aynı değerlendirmek haksızlık olur.

  71. otto

    Arkadaş benim esas anlamadığım şudur ; reklam sektöründe herkez herşeyden esinlenir veya çakasın geldiyse , gelişine çakarsın … E tamam çak çakmasınada ; çaktığın işle ödül alayım kafası nedir yaa …

  72. Marka tarafından

    Herkese Selamlar,

    Oncelikle 12 senedir gerek Turkiyenin gerek dunyanin parmakla sayacagi markalarda calismis biri olarak, ne direktorler / mudurler yada calisanlar gordum sirketlerinin kasasini degil cebini dolduran. Isin ozunde boktan personel her yerde var, bu ajans ozelinde degil sadece. Ajanslarin en buyuk handikapi ise yapilan islerin tamami public oldugu icin olasi fuckup`in etkisi cok daha fazla olmasidir. Buyuk ajanslarda ise calisan sayisinin fazla olmasi bu riski arttiran bir faktordur.

    Biz yoneticilerin en onemli gorevlerinden biri sepetteki curuk elmalari temizleyip yerine parlak zekali gelecek vaadeden arkadaslari koymak ve onlarin onunu acmak. Maalesef imam osurursa cemaat sicar kafasinda bir cok dandik adamda baska dandik adamlar vasitasiyla bir yerlere gelebiliyor. Bunu yasiyorsaniz siddetle o ortamdan kacmanizi oneririm.

    sonuc olarak:
    Sahsen yukaridaki iki ajansin birine is vermis digeri ile calismis biri olarak sunu belirtmek isterim. Cakma olan bir reklam yuzunden, reklam sektorune yon veren ajanslarin adini karalamanin dogru olmadigini dusunuyorum bu o ajanslarda calisan nice parlak zekali arkadaslarin hakkini yemek onlara haksizlik etmek demektir.

    Bence dogru olan, Saatchiden Melih’in yaptigi gibi durumu izah etmektir. Ayrica ortada bir emek hirsizligi var ise buna kusura bakmayin diyip buna mudahale etmektir, buna herkes saygi duyacaktir.

    Ek olarak:

    Laf arasinda biz pazarlamacilara cakan arkadasa iki cift sozum var. Biz markacilar ajanslari yoldasimiz olarak goruruz, yani urettikleri fikirleri cakmami degil mi diye sorgulamaktan ziyade cikan fikir, markamizla ilgili ne vaadde bulunuyor, hedef kitleye uygun mu, yaraticimi, briefe cevap veriyor mu… vs gibi bir cok farkli noktayi sorgulariz.

    ps: Calistigim bu iki ajans arasinda saatchi yoktur ayrica melihi tanimam.

    son olarak: stajyer egitici nick ile sikilmadan acizligini gozler onune seren sahis ise caresizligini kelimelere almis. %99 yukarida bahsetteigim hirsizlardan biri, zaten got korkusundan ve acizlikten degil gonulden bunu yazmis olsa idi kendi ismiyle cikardi ortaya.

    Typolar icin kusura bakmayin, revize edip son halini onaya sunalim lutfen. 😉

    Sevgiler,

  73. Fahrenhayt

    Sanırım sorun, reklamcının kendisini konumlandırdığı, görmek istediği yerle ilgili. Biri yukarıda “E bütün reklamlar çakma o zaman,” buyurmuş. Eh, aşağı yukarı öyle zaten. Sıkıntı “yaratıcılık” kavramında düğümleniyor ve buna neden bu kadar kafa yorduğunuzu da anlamıyorum. Sorun bambaşka bir yerde, reklamın asli (ve hatta son tahlilde TEK) gayesinin, varoluş sebebinin neredeyse hiç konu edilmemesinde.

    Arkadaşlar, Yukarıdaki Sony işi, Sony’nin söz konusu ürününün satışlarını ne oranda artırdı? Erken rezervasyon duyurusunun yapıldığı ilandan sonra o ilanı veren firmanın rezervasyonları ne oranda arttı ve daha da ötesi beyazın üzerine siyah “ERKEN REZERVASYON BAŞLADI” yazılsa ve buradaki fiyat avantajından bahsedilse bu artış daha mı sınırlı kalacaktı?

    Ha bir de, sanırım en baştaki sosyal sorumluluk projesi var. Brief’i falan bilmem, mesajı zaten baştan aşağı saçmalık, 80’lerin political correctness batağının şahikası da o stok görsel arşivleri, koskoca ajanslar alsın da yarışmalık işlerinde kullansın diye değil, bilakis o küçük bütçesi yetersiz startuplar kullansın diye var. Sen al yine kullan, onayını almak fikrini göstermek için sonra bul iki model sok stüdyoya, çok mu zor? Yahu sen Bilecik’te yerel gazeteye ilan hazırlayan, led tabela da yapılır diye ekmeğinin peşinde koşan bir gariban mısın, dev bütçelerle jonglörlük yapan reklam ajansı mı? Aman neyse, başa dönelim:

    Arkadaşlar, bu yapılan işler için müşterilerin harcadıkları para ve zaman onlara ne şekilde döndü, bu işler gerçekten işe yaradı mı? Halk akın akın Boğaziçi Kırtasiye’ye mi koştu, Mutlu makarna stoklarını tüketip buğday ithali için bakanlığa mı başvurdu, nedir?

    Sakın ha “efendim uzun vadede marka değeri,” gibi şeylerle gelmeyin, onu söğüşlediğini müşterilere anlatırsınız; sorun ne biliyor musunuz? Sorun zaten sizin bu işleri ecnebiden almanız, esinlenmeniz hadi çok iyi niyetli olalım, ecnebi gibi esinlenme ve “yaratıcı” düşünmeye koşullanmanız. Brezilya’da çalışan fikir burada niye çalışsın, Avustralya’da patlayan fikir burada niye aynı şekilde etki yaratsın? Globalleştik, ondan mı?

    Hayır arkadaşlar biz değil, siz globalleştiniz. Internetle, artık ecnebi muadillerinizin izlediği filmleri, dizileri izliyor, onların okuduklarını okuyor, onların baktıklarına bakıyorsunuz da Seher abla makarna almaya markete gittiğinde sizin o uzak eğretilemelerinize eteğinin kenarını silmiyor. O çataldaki yüzük, alyans, bilmemne onda sizde yarattığı çağrışımı yaratmıyor, “çatalı da iyi yıkamamışlar herhal,” diyor geçiyor.

    Ama siz müşterilerin parasını boşa akıtmaya devam ediyorsunuz. Yarışmalarınız, fikirleriniz son kullanıcıyı değil birbirinizi etkilemek üzerine kurulu. Ha tamam, helâli hoş olsun, orası beni ilgilendirmiyor da, uzun vadede kendi kendinizi öldüreceksiniz benden söylemesi. Bu yeni bir şey de değil, geçmişe baktığımda lansmandan sonra batan markaların reklamlarına verilen kristal elmalar hatırlıyorum, daha ne olsun? “Marka battı, reklamı yaptığımız şirket iflas etti ama çok güzel kampanya yaptık beah…”

    Ha niye yazdım bu kadar. Arkadaşlar kasmayın bu kadar. Müzeye iş koymuyorsunuz, albüme şarkı kaydetmiyorsunuz, yayınevine kitap yetiştirmiyorsunuz. Siz sanatçı değil, pazarlamacısınız. Ne etiğinden, ahlakından bahsediyorsunuz allahaşkına. Çakın gitsin yahu, hiç ama hiç çekinmeden çalın, birileri ortaya çıkardığında da hiç alevlenmeyin, iş yapıyorsunuz, dünya edebiyatına, fizik literatürüne, sinema tarihine geçmiyorsunuz. Vallahi çalın, “çaldımsa miri malı çaldım,” deyin geçin.

    Ama bari o çaldıklarınız bir işe yarasın anasını satayım. Safi israfsınız valla.

  74. Marka tarafından

    @Fahrenhayt genel olarak soylediklerinde sonuna kadar haklisin ama bu casede sana katilmiyorum.

    Genelde odule oynayacak ilanlar markanin bilgisi dahilinde hazirlanir. Sadece yarismaya girsin diye dandik dergilerde yayinladigim cok ilan olmustur. Burda yaraticilik yarisir.

  75. ismi lazım değil

    Oynaya oynaya gelin çocuklar, el ele el ele verin çocuklar. (anlayan anladı)

  76. Multiple Discovery

    Merhaba,

    Saatchi İstanbul’un işi hakkında bir şeyler yazacağım.

    Bu işi paylaştığımızda tarihler 7 Mayıs’ı gösteriyordu yani juri tarihinden çok çok önceydi. Erdinç Bey’in söylediği olaylardan tabiki haberimiz olamaz. İş çalıntıdır veya değildir. Çoklu keşiftir veya değildir bunu hiç bir zaman bilemeyiz. Burada önemli olan da o değildir. Zaten Erdinç Bey’in böyle bir durum karşısında işi geri çekmesi ve bu ödülü istememeleridir.
    Erdinç Bey’in bu davranışından dolayı teşekkür ediyoruz.

    Keşke diğer kendilerini büyük zannedenlerin de “8 yıl şöyle yaptım böyle yaptım siz daha kundaktaydınız” gibi cümleler kurmaları yerine böyle onurlu davranışlar sergileyebilseler.

    Bu kadar uzun ve bu işlerin çalıntı olmadığına dair yorumlar yazanların tabiki bu işlerin sahipleri veya eş dost akrabaları oldukları aşikar bir durumdur. Çünkü işlerin malesef savunulacak bir tarafı yok.

    Nereden araklarlarsa araklasınlar gördüğümüz an hiç çekinmeden paylaşacağımızı bilmelerinizi isteriz. Eminiz ki şuan işi çalıntı olum “lan bizim işi de bulurlar mı” diye diken üstünde oturan bir sürü reklamcı var. Merak etmeyin sizin işinize denk gelirsek sizi de paylaşacağız.

    Saygılarımızla.

  77. Asabi Müşteri

    Selam stajer, svstudios makarnanın tarihine 2011 yazılmış. Düzeltin. bi de nerden buluyorsunuz çakılmışları? googleda falan bulunmuyor.

  78. Ufo gören masum köylü

    Şimdi, ortalama 12 yıldır bu sektördeyim. Büyük, orta, küçük, kininizin tabiri ile ciğer, kiminizin tabiri ile arnavut ciğeri bir kaç ajansda kreatif direktör olarak çalıştım. Artık kalabalıktan ve ıvır zıvırdan sıkıldığım için şu anda kurumsal bir firmanın kreatif direktörlüğünü üstlenerek dinlenme moduna geçtim…

    Şimdi önce manajans/thompson da kreatif direktör olarak bir zaman çalışan ve şimdilerde kensi ajansı olan bir kardeşim (ismini vermicem, ulan beni nie afişe ettin demesin) bir gün beni aradı… Senaryo aynen şu. Baba bi iş var ajans için önemli, 2 ay vakit var, iyi bir fikir çıkarasa deme keyfimize, (yaratıcılık insani bir organ gibidir, herkezde vardır. Ama eğitmek, beslemek, trendleri ve gündemi takip etmek, beslemek, beslemek ve beslemek gerekir, o yüzden çoğu bu işle haşır neşir olan arkadaşlar beğendikleri işleri arşivler, fikir verir, fikirden fikir doğurur vs. Vs.) biziki 1 ay geçmiş ortada birşey yok, 1,5 ay geçmiş tık yok der ki. Baba ole bir tıkandım ki anlatamam, ne bir fikir geliyo aklıma ne birşey düşün düşğn araştır araştır ya birşey çıkarmı çıkmazmı, çıkan çöp işe yaramaz, ekibi topla fikirler kötü değersiz çöp çöp çöp (bazen, besleseniz bile bu organı tıkanabilirsiniz. O anlar bermuda şeytan üçgeni gibidir, artık iyi fikri bile göremez görseniz bile iyi fikir gibi hisseddemezsiniz) geldi sunum tarihi aradı müş.temsilcisi 1 saat sonra çıkıcaz dosyaları aman unutmayalım. Kafayı yicem 1saat sonra sunum var ortada ne bir fikir ne birşey, sonra aklıma birşey geldi, dedimki bilmem ne reklamını alayım değişyireyim, sanılsa konu olarak marka ile alakası yok ama yaratıcı iş. Adamlar bakar beğenir, ajansa laf gelmez. Marka ile alakası olmadığı içinde ama fikir çok güzel ama bizim markamızı yansıtmıyor derler. Bende miss gibi en az 1 ay kazanırım. Ne ajans kaybeder ne ben ne marka diye düşünerek çakmış hazır fikri. Sunuma gidilmiş. Müşteri temsilcisinin kankası olan, markanın kurumsal iletişim sorumlusu, patron yaşakası kız cağız, kankası olan müşteri temcisinin işini bağlamak için işi görür görmez başlamız patronu gazlamaya, tam bize göre harika fikir mükemmel tam bize göre diye işlemeye… Dedim eee noldu peki sonra fikir çıktımı bulabildin mi diye. Dedi ne fikri adamlar kendileri ile alakasız birşeyi o yılın pazarlama kampanyası yapmaya karar verdi. İşide verdiler. Durduk yere bana sayenizde mükemmel bir fikir ile pazarlama kampanyamız oluştu diye birde kıyak bir saat hediye ettiler, bende geri vites yapamadım…

    Sonuç olarak al sana zoraki çakma. Bu kadar olmasada bir benzeri benimde başıma gelmişti ve üzülerek söylüyorum bir gün herkezinde tıkandığı işin içinden çıkamadığı zamanlar olucaktır.

    Evet çakmış, çaktı,iteledi,geçirdi vs. Vs de yatışmaya sokmayaymış eiymiş 🙂 işte bu kansızlık şerefsizlik.

    Ben bir garip ufo gören masum köylüyüm, konuyu anlattım ki hani yargılarkende biraz da empati kurabilin diye.

    İçine dokunan olursa, içinde patlasın dışa vurmasın…

    Dokunmayan varsa. Oda yoluna baksın.

    Sevgilerle…
    Ufo Gören Masum Köylü

  79. Yukardaki fahrenayt’ın yazısını okumadan geçmeyin.. sonunda da ne güzel demiş yaa;
    Siz sanatçı değil, pazarlamacısınız. Ne etiğinden, ahlakından bahsediyorsunuz allahaşkına. Çakın gitsin yahu, hiç ama hiç çekinmeden çalın, birileri ortaya çıkardığında da hiç alevlenmeyin, iş yapıyorsunuz, dünya edebiyatına, fizik literatürüne, sinema tarihine geçmiyorsunuz. Vallahi çalın, “çaldımsa miri malı çaldım,” deyin geçin.

    Ama bari o çaldıklarınız bir işe yarasın anasını satayım. Safi israfsınız valla.

    …………

    evet abi siz bu reklamcılık olaylarını falan çok abartıyosunuz… çok yaratıcıyız, çok kreatifiz filan..

  80. pokemon

    herkesin bildiği gibi kırmızı’da kristaldeki gibi ”özgünlük komitesi” yok. dünyadaki yüzbinlerce işi jüridekilerin hatırlaması mümkün değil. jürideki bir kişi hatırladı diyelim, bulup gösteremezse o işi düşürmüyorlar. jürideki o kişinin bildiği işi saatlerce arayıp bulmasını da bekleyemezler. yani iyi niyetli bakarsak, yapılacak hiçbir şey yok.

    hürriyet özel ödülü:
    behance’deki öğrenci işlerinden stok site görsellerine ve diğer tüm tasarım sitelerine milyonlarca görsel var, fikir var. ilan demiyorum farkındaysanız, görsel. startuplist’teki kolaj görselli adam kullanıldı diye iş özgünlükten çıkıyorsa, yüzbinlerce insanın (reklam olmayan işler de dahil) milyonlarca işini teknik olarak bilemeyecek jüri napsın? öte yandan, bana da kırmızı’da kötü niyetli işler var gibi geliyor ama bu iş öyle değil bence.

    bu iş startup’tan ve bir ilan değil. işin kreatifleri bu işi görse bile bu metin işini bulmaları imkansıza yakın. diğer tüm yarışmacılara bu görseli verseniz adam-kadın portresi birleştirme kolajı yapabilirler ama bu metin fikri çıkmaz. bu iş metindeki özgünlüğü nedeniyle özgün bir iş. boylamasına değil, enlemesine bölüp birleştirse bile ya da iyi bir tipografiyle adam olmak-kadın olmak yazıp tdk’ya referans verseydi yine iyi iş olacaktı sonunda.
    işin kreatifinin söylediği gibi shutter’da “man portrait” yazınca ilk çıkan görsel olması ve aynı görsellerin teknik olarak defalarca kullanılabilir olması, fikrin özgünlüğünü kirletmiyor. uygulama için portre birleştirme yapılmış ki bunlardan milyonlarca bulabilirsin. kolaj yapan insanlara, kolaj yapıldı daha önce demek gibi bu. aynı adam konusuna gelince, shutter’da bir kullanılan adamı bir daha kullanınca fikir çakmak oluyorsa zaten o fotoğraf bir kez satılmalı.

    concept’in kırtasiye işi:
    bulunamayacak bir fikir değil ama arşivlerden diğer ajansların işlerine bir göz atsalardı iyi olurmuş.

    sondaki iki ilan:
    çok copy-paste iş gibi duruyor, zaten fikirsizler. aynı görseli noktası noktasına sıfırdan yapmalarına imkan yok.

    Diğer işler de fikir olarak pişti olmaya çok müsaitler.

  81. StolenAdsOfTheTurkey Jürisi

    Kıpkırmızı alan işe ne kadar da benziyor değil mi?

    Şimdi bu SvStudios denen yapılanmaya, Son 4 sene içinde benim bildiğim 2 tane kıpkırmızı (ki iki projedede aşırı esinlenme var), sayısız kırmızı ve başarı belgesi verdiler. Tüm suç jüride değil onların işleri değerlendirme esnasında çakmamı değilmi diye araştırma yapmaları mümkün değil onu anladık. O yüzden niye oy verdiniz diyemeyiz. Peki yarışmayı düzenleyenler niye bununla ilgili bir komite kurmuyorlar? En başta itibar ve güven kaybı değilmi bu? Hem malum gazete için hem de malum reklam ajansları için. Hadi alıştık Sv Studios’un çakışlarına zaten sektörde ismini temizlemesi baya bi zaman alır bu saatten sonra… En azından reklam yazarından sanat yönetmenine sektör çalışanları artık bişeylerin farkında olsunlar… Lan oğlum çakma iş yapınca kendinizi çok mu yaratıcı sanıyorsunuz hem kendinizi hem bulunduğunuz yapıyı rezil ediyorsunuz, neyin kafasındasınız! Hadi yaptın, yarışmaya gönderme bari. Nasıl övüneceksiniz şimdi o ödüllerle?

    Stajyer bu arada önceki yıllardan yakaladığın çakmaları da konuya eklemelisin ki herkes bi kendini sorgulasın. Bu konu baya efsane oldu artık. Son yıllarda sektörde bu kadar farkındalık yaratan başka bir konu görmedim. Gönülden tebrik ederim seni!

    Saygılarımla…

  82. Senior Stajyer

    Ufo gören masum köylü’ye cevap: Üstat, kreatif direktörler zaten çoğu zaman masum oluyor. Bakınız Erdinç Mutlu. Ekibinden biri çakmış, adam mevzuyu anlayınca da delikanlı gibi çekmiş işi yarışmadan. Budur.

    pokemon’a cevap: Sana kısmen katılıyor, kısmen de katılmıyorum. Reklamcılık deli işidir. Şakaya gelmez, deli gibi araştırma ister.

    StolenAdsOfTheTurkey Jürisi’ne cevabım: Tebrik beklentim yok ama madem ettin ben de gönülden kabul ediyorum tebriğini. Başardık çünkü. Saygılar, sevgiler ve selamlar, bize bu desteği veren herkese gelsin. Bugünkü tüm hesaplar bizden 🙂

  83. Multiple Discovery

    Asabi Müşteri ve Everalone: Bahsi geçen çatallı iş 2011 yılında Kırmızı Bölge’de Kıpkırmızı almıştır. Kırmızı ödüllerinin kazananlar sayfasından görebilirsiniz.

    Asabi Müşteri, paylaştığımız tüm işlerin kaynaklarını, kanıtlarını gösterebiliriz lakin burada gereksiz bir kalabalık yaratır. Şüpheye düştüğünüz iş var ise onu belirtebilirseniz size yardımcı olabiliriz. Bizim günlerimiz adsoftheworld, behance, coloribus, advertolog gibi sitelerde geçiyor bu yüzden bazılarını geçmişten hatırlıyoruz bazılarını tesadüfen görüyoruz. Gördüğümüzü de paylaşıyoruz. Bu yüzden bazılarını google’a yazarak bulmanız mümkün olmayabilir.

  84. Ufo gören masum köylü

    Stajyer kardeşim, aslında bu tarz durumlarda, kreatif direktörlerinde, ajans başkanlarınında,çalışanında,müşterininde hatası var çünkü herkesin bir görevi ve sorumlulukları var.

    Kreatif direktör işi takip etmeli, geliştirmeli, konumlandırmalı, ve fikri araştırmalı, en çok o araştırmalı, erdinç kardeşimi tanırım. Bence fikri araştırma kısmını atlamış ama helal olsun doğru olanıda yapmış. Bu tarz işler ekip işidir ekibin iyise çıkan fikir hem işlevsel hem iyi olur. Hata herkesin hatasıdır. Ama erdinç kardeşim hatasını layıkıyla telafi etmiş.

    Benimde başıma gelen bir olay, italyan cizgi üstü bir müşterimiz var. İstinye park mağazasını yeni açmış, nerde. Buyduysa bu sizin tabiriniz arnavut ciğeri bana göre ciğeri beş para etmez ajansın kucağına düşmüş. Kampanya hazırlanıcak, 11 kişi üstünde çalışıyoruz. Genç bir fırlama gece 3 arıyo beni. Abi süper bi fikir buldum böyle böyle tamam dedim sabah erken gel bakalım. Belki çıkar bişi. Bu arada fikirde 10 numara. Neyse bu genç erken gel diince bokunu çıkarıp sabah abla ile açmış ajansı. O günde, bugun sizin çoook büyük reklamcı diceğiniz bir usta olan eski kominist yeni capitalist ustamız erken gelmiş, fikri bana göstermeden ustaya göstermiş. Fikir çok iyi ustada demiş aferim bunu yapalım tam bu işe göre diye. Ben geldim ajansa dediler abi bunu yapıyoruz patron usta gördü çok beğendi. Fikir güzel, güzel ama diyorum ki nerde. Biliyorum bunu. 3 saat gezindim izledim baktım lakin bulamadım derken incelediğim kitapların biribden şıppadanak karşımda. Dedim iş iptal. Fikir çöp baştan başlıyoruz. Tabi genç heycanlı gitmiş ustaya, demiş iptal etti. Haliyle usta çağırdı ne ayaksın diye. Dedim böyle böyle hani bırak arak olduğunu, adamın en yakın rakip firması topa koyarlar bizi. Dedi boşverin başka işler var aynen dvm edin. Dedim ama bu şekilde bunlara 1 defa iş yaparız bir daha yapamayız. Duyulur rezil oluruz, duyulursa ustam yaptı dersin, buna dvm ediyoruz dedi. Dedim peki. Şimdi bende işi aldım sadece başlık değiştirdim. Bire bir koydum. Anlaşılsında belki sunumda vaz geçilir dedim. Velasıl kelam, iş müşteriden geçti. Patrondan geçti, bende patladı. Tabi işin aslı çıktı ortaya, çocuk çalışma şartları kötü diye ayrıldı. Ustada işi bana çakmaya kalktı. Sonuç olarak türkiyenin ilk 5indeki bir ajans, dünya markası bir müşteri…

    Haa derseniz ki hata kimin emin olun benim. Çünkü işime geldi istesem sunumda o işi kbl ettirmezdim. Ya bunu yaptıl ama sizi tam anlatmıyor, sadece fikri Görmeniz için getirdim diyebilirdim. Alan razı veren dedim… Bizki dünyanın en büyük iletişim aracını oyun hamuru gibi kullanan, kitleleri ürünlerin peşinden koşturan, capitalizm in en değerli uşakları…

    Ulan iyiki kendimi az ıskartaya çekmişim. Dinlenmekte güzel 🙂

    Sevgilerle…
    Ufo Gören Masum Köylü

    Ps: arkadaşlar bunları anlatıyorum amacım şu haklı bu haksız demek değil, kimseyi yargılamıyorum. Siz büyük büyük ajanslarda çalışma hayalleri kuranlar, kendilerini mad man sananlar, kapının ardı pek sandığınız veya izlediğiniz gibi değil, bu büyğk ajansda kreatif direktör edalıları ve havalıları egolarını yenememiş 3,5 angut. Hiç özenmeyin… Belki anlattıklarımdan bir ders veya bir trik cıkarırsınız ilerde işinize yarar.

    Ps2: imla hataları var kusura bakmayın, parmaklar biraz köfte birde telefondan yazınca 🙂

  85. yetkili abi

    defalardır deniyorum, metni yapıştırıyorum buraya, aşağıdaki işlemi hep doğru yapıyorum. yazım neden görünmüyor? onayda bekliyor olarak bile çıkmıyor. belki 20 kez yaptım.

  86. yetkili abi

    metnin uzunluğuyla alakalıysa ikiye bölüp yollayalım.

  87. no name

    neden yoğun esinlenilmemeli? yada neden çakılmamalı? burada bir kurul var ve medyatik ortamda bir takım firmaların başarıları tasdik olunuyor. bu durum “yea salla çakmışsa noolcak, çok da abartmayın ama siz çok kıretifsiniz” falan kafalarının asla anlayamadığı ve çok da güzel çakıp pek de güzel çakıp ödülleri alan insanların çok net anlayabildiği bir durumdur. ödüllü ajans olma durumu size getirisi öyle yada böyle müşteri ve iş gücüdür. kimse demesin ki bir ajansın ödül sayısına bakarak o ajansı seçmiyorum (müşteri). sonuçta bir ajansın fikir anlamında gücünü maddesel ortamda tasdikleyen şeydir o… e yapma be abi işte. madem yaratıcılığı özendiriyorsunuz, yapma. kurul oluştur. kontrol et. özgün olsun. marka faydasına çakmıyor ki bu insanlar. ödül faydasına çakıyorlar. UfoGörenMasumKöylü arkadaşımızın anlattığı gerçek kesi çok etkileyici ama sırf ödüle çalışmak denilen ve ajanslarda aylarca sırf buna yoğunlaşılan bir dönem var. 3 günde de 3 ayda da olsa sırf buna çalışılınıyor. sanki yıl içinde emek emek uğraşmışlar da müşteriye satmışlar, başarısı tasdik olunmuş işleri yarışamaya da sokalım da taçlandıralım demişler. yok böyle bir muhabbet. 🙂 ne yazık ki bu yarışma sonunda elde edecekleri sükse ve zevki sefa için bir kaç ay çalışıp ve hatta teyze oğlunun firmasına da iş yapalım da birkaç kategoriden daha gireriz mantalitesiyle, falanca kategori boş oraya da girer bu iş…

    yok abi. bunu düşünüyorsan özgün olacaksın. mis gibi düşünmüş aklı salim ve senin yanında asla ve asla çalışmayacak kadar akıllı, kendine değer veren insanlar, sonra sen evir çevir onu kendi menfaatin yap hemde olmayan işlerle.

    yap abicim çakma iş yap tabi. iyi değiştir, müşteri anlamasın… sıkıştın mı yap tabi 🙂 yap sonra süpersin zaten.

    valla bırakcam bu işleri ben.

  88. Battal'ın oğlu Battal

    Yukarıdaki yorumların bir çoğunu okudum. Hepimizin bildiği bir gerçeğin ispatlanmış olması beni mutlu etti. Çakana, çakın kardeşim, affetmeyin.

    Bir süredir Tv reklamı sektöründe iş yapmaktayım. Kendi mütevazi şirketimizde birkaç arkadaş ile kafa patlatıyoruz. Bazen geceler boyu uyuyamıyorum. Bir kıvılcım yakalayabilmek için mide krampları ile günler geçiriyorum.

    Bir gün reklamcı bir abimiz(!) bana bir öneride bulundu. ”Oğlum sen salak mısın kendini paralıyorsun. Çekmek istediğin temayı google translate den hintçe veya çince yaz, yapılan işleri izleyip çak gitsin, kim bilecek.” BEN BİLECEĞİM. yetmez mi?

    Geçenlerde bir su firması için reklam fikri düşünürken bu öneri aklıma geldi. bu işle alakalı yapılan işleri farklı dillerde youtube a yazıp izledim. Sonra türkiye de yapılan işleri izledim. Sonuç inanılmaz derecede sıradan kötü çakma kopyalardı.

    Bir film senaryosu yazdım, farklı bir anlatım biçimi vardı. Tam manasıyla sinefil diyeceğimiz bir grup arkadaşa film fikirini anlattım. Eğer daha önce yapılmış veya benzeri bir biçim var ise çekmeyeceğim dedim. eğer olsaydı çekmeyecektim. Ne kadar şanslıyım ki daha önce benzer bir örnek yoktu.

    Şimdi bütün bunları neden yazdım? Vicdanlarını aldırmış bu insanlar, aynaya bakıp kendilerine ait olmayan bir fikirden para kazanarak mutlu olabiliyorlarsa ne ala. Zaten o vakit burada yazılanlar da onlar için pek bir şey ifade etmeyecektir. Zira vicdan denen mevhum zaten onlara yabancıdır.

    Senior Stajyer kardeşim, çak ne kadar çakan varsa. eline sağlık!

  89. Multiple Discovery

    Cebecili Tarık, güzel tespit, ekleyeceğiz.

  90. ikiçayçek

    Şaşırıyor muyum? Tabi ki Hayır!
    Hepimiz sistemin az çok nasıl işlediğini çok iyi biliyoruz. Kristal Elma’da bile kimi zamanlar ağzımızı açık bırakan durumlarla karşılaşırken, Kırmızı Ödülleri’ni irdelemeye mesleki anlamda prestijini sorgulamaya, ajanslara ne kattığı, mutfaktaki insanlara ne meziyetler sağladığına dair konuşmaya değecek bir şey görmüyorum. Varsın olsun, yayın grubundan, jürisine, katılımcısından, ödül alanına kadar bu durumu “kedi ve ciğer” gibi klişe, vasat ve temelsiz bir yorumla geçiştirmeye çalışsın. Bununda benim yorumum kadar hiçbir önemi yok.

    Peki önemli olan kısım ne? Neyi atlıyoruz?
    Tabi ki de pazarlamanın gerçeklerini. Fahrenhayt bu konuda zaten güzel bir yorum yazmış, aynı fikirde olduğum düşüncelerine bir benzerini yazmam saçma olur. Sadece bu durumun ajanslar üzerindeki yapısal zararlarına yönelik bir ekleme yapmak isterim.

    Pazarlamayı unutan reklam ajansları olarak adlandırdığım bu yeni nesil ajanslar hızla büyürler, yaptıkları işlerle odak noktası olurlar, bir anda sektörün fırlama dahi çocuğu oluverirler. Röportajlar, kokteyller ve türlü ışık oyunları. Fakat bir zaman sonra sahip oldukları markalar gerçek hayatla yüzleşmeye başlarlar. Satış rakamları, rakiplerin sağlam ve emin adımlarla tüm mecralarda etkin bir şekilde yönettikleri kampanyalarının baskısı, varsa basit bir fuar ve organizasyona ait dönemsel ihtiyaçların karşılanamaması, hedef kitlesine yönelik talep ettiği aslında işin en zor kısmına ait fikirleri alamaması.

    Yarışmalarda ismi geçen ama güncel hayatta var olamayan ya da vasat bir şekilde çabalamanın verdiği koca bir mutsuzluk…

    Geçmiş olsun eserinizle gurur duyabilirsiniz.
    Çünkü ajansınız pazarlama açığını yarışmalarla kapatmaya çalışmış, siz gak dediğinizde Kırmızı Ödülü’nü göstermiş guk dediğinizde Kristal Elma’yı soyup elinize vermiştir. Hele bazıları var ki üstüne markayı azarlama yüzsüzlüğüne bile erişmiştir.

    Yukarıda bahsettiğim yeni nesil ajans tanımımın birebir önermesi aslında Ankara’nın kurak bozkırlarında buram buram hissedilir ve genelde tüm ajansların ortak kaderini temsil eder. Çalışma örneklerine baktığımda Ankara ajanslarının bu tarz cinliklerine kızmıyorum kızamıyorum. Çünkü en nihayetinde kendi yaratıcılıklarına ve markalarına zarar veriyorlar ki bu da beni çok entrese etmiyor. Yani bir ileri iki geri (zamanında yayın gruplarına baskı yapıp “bölgesel eklerinize ilan kaynağı yaratıyoruz bize ödül vermeyeceksiniz bırakın kendi kategorimizde yarışalım” diyerek dökülen göz yaşlarını iyi biliyoruz)

    Ankara’da genel tabloya baktığınızda üretim ve hizmet sektörüyle doğru orantılı olarak ajans adında çokça oluşum görebilirsiniz. Yani burada açılan mahalle pastanesine bile 2 ajans düşmektedir. Gerisini siz düşünün. Durum böyle olunca kazançlar diplerdedir. İstanbul’da bir Jr.Reklam Yazarı’nın aldığı paralara bu topraklarda fee teklif edilir 🙂 bir de üstüne en kızdığım nokta olan ödüller bir nimet gibi markaya sunulunca iş tamamen boka sarar.

    Boka sarınca ne olur?
    *Müşteri ihtiyacı olan ürünlere ulaşamaz veyahut geç ulaşır.
    *Tasarım kalitesi oldukça düşer, sallapati iş verilir.
    *Strateji furyası altında türlü saçmalıklarla beyin bulandırılır.
    *Ajans sunumu markaların başarı hikayeleriyle değil, irili ufaklı ödüllü ilanlarla yapılır.
    *Müşteriye en kalitesiz görsellerden bir seçki hazırlanır iyisi için iki katı para teklif edilir.
    *Markaya havadan bakmalar başlar (çünkü onlar ödüllü ajanstır) Pazarlamanın p’sinden bir haber olan marka temsilcileri bu tavırlar altında ya ezilir ya da içlerinden cesaretli olanlar ajansa siktiri çeker.

    Sonuç ise sektör adına oldukça acılıdır.

    Markayı kapma adına kıçınızla gülebileceğiniz düşüklükte fee ücretler,
    Marka başka bir ajansa kaçmasın diyerek düşük fee ücretinde yapılan ekstra indirimler 🙂
    Kalitesiz iş gücüne “Merhaba”
    Markaların yaşanan bu beceriksizlikler karşısında iş beklentisini düşürerek bırakın personel istihdamını genel maliyetleri bile çıkaramayacak ücretler teklif etmesi
    Maaş ödemelerinde yaşanan gecikmeler, taksitlendirmeler, “bu aralar yemekte çok et çıktı, biraz kısalım” serzenişleri, ekran takip etmeler ve İstanbul’u aratmayacak eğlenceli happy hour’ların arka planında yaşanan huzursuzluklar, çıldırmalar, ağlaşmalar.
    Zavallı çalışanların doğruyu arayan birer keşiş gibi tüm ajansları gezip sonunda huzur yolculuğunda dımdızlak kalarak son ajansında çakılı kalması
    Ve yüzlerce olağan dışı durum.

    Kısacası Ankara’yı “Ödülller Yalan, Gerçek Olan Geriye Kalan Büyük Bir Acı” lafıyla özetleyebilirim. Burada herkes birbirinin ayağına sıkıyor. ARD yönetimi cinayetlerin üstünü gazete 🙂 ile örtüyor.

    Size diyeceğim burası çok çılgın dostum. İstanbul’un kaosu buranın yanında huzur dolu bir cennet bahçesi 😉

  91. güvenlik

    part 1
    “Gelişine çakanlar” diyorsun her benzer işe. Peki bulunan fikrin çalıntı olduğu/çakıldığı konusunda nasıl bu kadar eminsin ve bilmediğin konularda bilmediğin insanlara hırsız deme cüretini nereden buluyorsun?

    Sektördekiler bilirler; aynı soruları soranlar aynı sonuca ulaşabilir, benzer fikirler çıkabilir ya da benzer uygulamalar olabilir. Cannes’daki zilyon tane iş gören jürilerin bile hatırlamayıp yanıldığı işler oluyor hala. Dolayısıyla her fikre çalıntı dememek lazım. Haa…Güzel fikir mi buldun? Daha önce yapıldı mı, bakarsın. Araştırdın, bulamadın mı, iş arkadaşların, kreatif direktöründe mi bilmiyor. İşte o zaman yapacak hiçbir şey yok. Çok güzel iş yaptım diye umutla beklerken biri gelir, al çakmışsın diye çamuru atar internetten ve izi kalsın mantığıyla, isimsiz haliyle kahramanlık yaptığını düşünür. Çünkü işin aslını bilmeden, yaratıcısının fikrini almadan heyecanla sana hırsız damgası vurma cüretini gösteren kişi, başka ihtimalleri hiç düşünmek istemediği için zaten başta kötü niyetlidir.

    Kaldı ki bu tür yarışmalara katılan ajanslardan çoğu sanmıyorum ki bile bile çalıntı iş yapsın ve böylece prestij kazanmanın aksine birbirlerine, müşterilerine ve dünyaya rezil olmak istesin. Hayır, bu kadar aptal değiller. Bu işleri yapan kreatifler de aptal değiller, isimlerinin böyle bir durumda çalıntı iş yapana/çakana çıkacağını çok iyi biliyorlar. Yani “bile bile lades” durumuna kimse evet demez.

    Bunu niye yapsınlar, niye tenezzül etsinler… Bu tür benzerlikler neden hala çıkıyor ve sonsuza kadar da çıkmaya devam edecek? Ya arama kriterleri yanlış, ya daha önce yapıldı mı diye iyi araştırmıyorlar(ki onbinlerce behance profiline veya tasarım sitelerindeki yüzbinlerce fikre bakma şansları, internette olmayan eski archieve’ları, google images’taki her fotoğrafı bulma ya da stok fotoğraf eğer bir kere kullanılmışsa nerde kullanıldığını bilme imkanları da yok, bu teknik olarak da mümkün değil) ya da kreatif direktörlerin bile gözünden kaçan benzerlikler oluyor veya işin kreatifi işi araştırıp buluyor ama kendi de aynı fikri bulduğu için egoist bir tavırla “hayır ya benim fikrim ona benzemiyor” diye kendini kandırıyor, inkar psikolojisi bu. Aynı zamanda düşünülüp ay farkıyla çıkan işler de var. Ödüllüklerin internete düşmesi zaman aldığı için, kimin ne yaptığı son ana kadar bilinmiyor da. En en son olarak da ki genelde küçük ajanslardan geliyor bu, isimlerini duyurabilmek, ajanslarının reklamını yapmak adına “esinleniyorlar” ya da nasıl dersen… Ama hiç işin arka planını düşünmeden ve sormadan direk “çakıyorlar yaaa” diyorsan kötü niyetlisindir. Mesela Erdinç Mutlu’yu da suçlamışsın çaktılar diye, sonra lafını geri almak zorunda kalmışsın. (o iş de klasik bir patlangaç esprisini ters yüz ettikten sonra ilk akla gelecek ikinci el dükkanına bağlanası, pişti olası bir fikir. Çakmışlar denilecek bir kanıt yok) Böyle direkt sazanlama “çaktılar” diye atlaman daha en başta kötü niyetli olduğunun ve acemiliğinin bir göstergesi işte.

  92. Senior Stajyer

    ikiçayçek’e cevabım: Sizinle aynı fikirdeyim.

    Güvenlik’e cevabım: Kötü niyetli değilim. Başarılı işleri de tebrik ediyor ve alkışlıyorum. Yayınladığım çoğu iş bana takipçilerim tarafından iletilen yazılardır. Dediğim gibi her işe çakmışlar demiyorum. Dikkat edersen ve diğer yazılarımı incelersen Genç Turkcell işi ya da farklı konularda belirttiğim işlerde olduğu gibi teğet geçen işleri de söylemekten geri durmuyorum. Başarılı işleri de alkışlıyor ve takipçilerimle paylaşıyorum.

    Farkettiysen; yıllar önce yapılmış işler 2015 yılında tekrar yapılarak ödüllendirilmiştir. Yazımın amacı sadece biraz daha dikkat edilmesi gerektiğinin anlaşılşması ve emek hırsızlığın önlenmesidir. Benimle farklı olan herkes gelip katılmadığını ve yanıldığımı söyleyebilir, eğer haksızsam da özür dilemeyi bilirim.

    Beni kötü niyetli ya da farklı bir şekilde nitelendirenler de pekala Erdinç Mutlu gibi gelip açıklamalarını yapabilirler. Bana kötü niyetli diyen senin bile yorumunu kendi ellerimle onaylıyorsam daha sana ne diyebilirim..

    Acemi de değilim. İsmim kreatif direktör olsaydı zaten kimse ağabeylik taslayamaycaktı ya neyse…

    Erdinç Mutlu dediğin kişi bir erdem göstermiştir ve şaibe altında yaşamaktansa işimi geri çekmeyi yeğlerim demiştir. Kendisiyle bizzat bana ulaşıp konuyu açıkladı ve seve seve tekzip yayınladım.

    Kendisine de teşekkür ediyorum.

    Kimseye hakaret etmiyorum ve yanlış ithamlarda bulunmuyorum. Önceki işi ve Sonraki işi ortaya koyup takdiri takipçilerime bırakıyorum.

    Zaten gelen yorumlardan da insanların ne düşündüğünü görebilirsin.

    Bununla birlikte tekrar ediyorum;

    Ben eleştiri yapıyor ve kişisel yorumumu ortaya koyuyorum. Hiçbir kişi ya da kurumun imajını zedeleme gibi bir amacım yok.

    Farklı düşüncede olan insanlar kendi kanıtlarıyla bana ulaştıklarında da, özrümü diler tekzipimi seve seve yayınlarım.

    Özür dilemek erdemdir beyfendi.

    Erdinç Mutlu gibi pişti olduk ve işimizi çektik demek nasıl bir erdemse, yazdığım yazıda eğer hata yaptığımı anlarsam seve seve düzelteceğim gerçeği de bir o kadar erdemdir.

    Daha ne diyebilirim ki…

    Yazık.

  93. Ahmet Gezer

    Fakat Mehmet Demirkol’a laf gelmiş o olmadı bak. Mehmet’i bu işe karıştırmayında kime çakıyorsanız çakın abi. Mehmet’i karıştırmayın çok ciddiyim.

  94. güvenlik

    uzun yazılar gönderilemiyor. ev ve iş bilgisayarımdan defalarca kez denedim. bir çözüm bulun.

  95. Senior Stajyer

    güvenlik’e cevap: Word belgesi şeklinde mi iletiyorsun? Eğer bu şekilde yapıyor ve hata alıyorsan fikir@fikircok.net‘e mail atabilir ya da wetransfer vb. yolları da deneyebilirsin.

  96. Türk Reklamcılığı, Gelişine Çakma konusunda ne kadar ustaysa çaktığı işi ödüllendirmekte de bir o kadar ustadır.

  97. Senior Stajyer

    EA’ya cevabım:

    Soru 1) Eğer amacın gerçekten sektör eleştirisiyse, ajanslar ile kişisel olarak bir problemin yoksa, “Hiçbir kişi ya da kurumun imajını zedeleme gibi bir amacın” yoksa, bu işler uzun bir süre online sergide kaldığında neden sesini çıkartmadın? Senin kullandığın tabirle “çakanlar” ödül alınca problem, almazsa problem değil mi?

    Cevap 1) Amacım gerçekten sektör eleştirisi. Ödül törenine ya da sergilere katılmıyorum. Bu yüzden işten ancak ödül aldığında ya da ”public” duruma geçtiğinde haberim oluyor ve kendi değerlendirmemi yapıyorum. Ödül alması elbette önemli değil. Ödül almamış birçok işi de zaten eleştiriyorum. Siteyi incelemeden bu tarz yorumlar yapman anlamsız. Ayrıca bu yazı bana, kaynakta da belirttiğim gibi Multiple Discovery denilen bir hesap aracılığıyla geldi. Kendisi şu an korkup hesabını kapatıp gitti. Ensonhaber, yeni akit gibi yanlış yazılar yazılmasının sebebi de kendisidir ve bunların hepsi kayıtlıdır. Bu siteler de zaten benim yaptığım gibi bu hesabı kaynak göstermiştir. Belirttiğim kaynağı görmedin galiba.

    2) Başlıkta “12. Kırmızı” demişsin, o halde SVS’nin 2011 yılındaki işinin bu başlıkta yeri ne?

    Cevap 2: Başlığın amacı genel olarak kopya olduğu düşünülen işleri duyurmaktır. 11’i 12’si yok. Herhangi bir tekzip gelirse seve seve yayınlarım.

    3) “Kimseye hakaret etmiyorum ve yanlış ithamlarda bulunmuyorum. Önceki işi ve Sonraki işi bulup çıkarıp takdiri takipçilerime bırakıyorum.” diyorsun, başlıkta bile “çakanlar” demişsin, bu nasıl takdir bırakma?

    Cevap 3) Yapılan yüzlerce yorum ve paylaşımın sorumlusu da mı benim? Takdiri zaten buradan anlayabilirsin. ”Çakma” ifadesi sektörde çoğu profesyonel tarafından taklit olduğu düşünülen işler için kullanılan bir ifadedir. Bu ifadeyi kendi yorumum olarak oluşturduğum haberin içine eklemekten daha doğal bir hakkım olamaz. Bu bir haberdir ve ben de muhabir olarak haberi duyurup kendi yorumumu kattım. Evet çakma diyorum ve işini çakma olarak düşündüğüm kimse de gelip kardeşim bu çakma değildir demedi. Erdinç Mutlu hariç. Zaten kendisine de teşekkür edip tekzip yayınladık.

    4) Kullanılan ortak stock fotoğraf senin için o işin çalıntı olduğu anlamını mı taşıyor? Ya da bundan sonra hiç bir yüzü ikiye bölemeyecek miyiz? İkiye böldüğümüz bütün yüzler “çakma” mı olacak?

    5) Bu çok duygusal bir soru. Ajitasyon yapmamanı tavsiye ederim. Bana gelen kaynağı değiştirmeyek aynen koydum. Tekrar ediyorum şahsi düşüncemdir, kimseyi bağlamaz. Fikirçok.net’i ya da farklı bir kurumu da bağlamaz. Ben böyle düşünüyorum. Benim gibi düşünen birçok insan olabileceği gibi olmayanlar da pekala olacaktır.

    @coklukesif denilen hesabın ortadan kaybolma sebebini ben de çok merak ediyorum. Bu yazının kaynağı gösterilmekten çok mutluydu halbuki. Arkasında durmamız için kendisinin öncelikle ortadan kaybolmaması gerekir. Kaybolan bir insanın arkasında duracak değiliz. Bipolar mipolar tatava yapmayı bırak. Kimseye hakaret etmedim, kimseye çamur attığım da yok… Her şey ortada.

    Son olarak çamurunuzu ödeyemezsiniz lafına gelmek istiyorum. Bak güzel kardeşim, Saatchi’nin işini nasıl tekzip ettiysek farklı durumlar varsa bunları da tekzip ederiz ama yok. SV SV SV SV diyorsun da bize hayır biz seninle aynı fikirde değiliz diyen bir Allah’ın kulu çıkmadı piyasaya. Senin gibi gelip yorum yapmaktan öteye geçemediler.

    Sen çamurunu ödeyemezsiniz derken sana dava açarız seni süründürürüz imasını yapıyorsun da sana şu kadarını söylüyorum; FİSEK(Fikir ve Sanat Eserleri kanunu) ve Basın özgürlüğü kapsamında açılacak her davaya göğüs gererim. Merak etme, avukatım da var. Ama diyorum ki insan gibi gelip işin öncesini anlatan olursa tekzip yayınlarım. Yayınladım da zaten… Çamur atmak niyetinde olan bir insan Erdinç Mutlu ve Saatchi işinde neden farklı bir tutum sergilesin? Kendinle çeliştiğinin farkında bile değilsin yahu. Merak etme Sv midir nedir kendilerini tanımam etmem, varsa aksi bir durum, tartışırız, haksızsam özrümü de dilerim. Sizin ısrarlar ”itibar zedeleme ve çamur atma” ifadelerini kullanmanız külliyen hedef şaşırtma. Biz iş özelinde konuşuyoruz. Svstudios’a, buradanın kreatif direktörüne ya da yazarına herhangi bir hakaret ya da rencide edici bir itham da bulunmuyoruz. Yahu iş ortada, işi koymuşuz ortaya üstünden konuşuyoruz. Çıkıp da hiçbir delil olmadan ”bu ajans hırsızdır” mı diyoruz? Yuh! İnsaf! Ama emin ol, hukuku da yasayı da sizin kadar iyi biliyorum. Çamurluk bir durum yok maalesef.

    Şu an TBWA ve Servet Kesmen arasında hukuki bir süreç vardır. Servet Kesmen, CMYK işlerinin kendisinin olduğunu iddia edip TBWA’e dava açmış, TBWA de kendisine karşı dava ile cevap vermiştir.

    Burada biz Servet Kesmen’in sesini de duyurduk, bir başkasının da duyuracağız. Yani senin anlayacağın yaptığım şey, ortaya bir durum koymak ve bu durum üzerinden konuşulmasını sağlamak. Yanlış yaptığım bir şey varsa özrümü diler, yazımızı tekzip ederim.

    Neyse, Twitter’dan bana ulaşabilirsin. Anonim kimliğimi bir kenara bırakıp seninle her platformda tartışabilirim.

    Bu yorumu Ankara’dan yaptığını biliyorum. İnkar etme, ip adresin böyle söylüyor. Yahu kardeşim muhtelemen bu ajanslardan biriyle organik bir bağın var. Bana ulaş, insan gibi konuşalım bipolar mipolar laf mı bunlar?

    Bipolarmış… 😀

  98. güvenlik

    copy-paste ile metin göndermede sorunlar oluyor sitende. yukarda son gönderdiğim yazıyı, sen copy-paste yapıp nick’imle yayınlar mısın ya da EA’ya yaptığın gibi benim yazdığım, altına senin cevabın şeklinde de yayınlayabilirsin. gönderdiğim metin link’i yakında uçabilir çünkü.

  99. Senior Stajyer

    güvenlik’e cevap: Benim ne yapacağımı ya da ne şekilde yapacağımı söylemeyi bırak. Sitede hiçbir sorun yok. Diyorum ki; fikir@fikircok.net‘e at mail gönder baksınlar, yayınlasınlar. Korkma, noktası virgülüne yayınlanır. Anonim kimliğini de deşifre etmeyiz ya da aç bir mail oradan at yahu.. Zaten vpn kullanıyorsun belli neden korkuyorsun.

    Gönderdiğin metinde link falan da yok. Ne gönderiyorsan o onaylanıyor.

    (Dipnot: Bu site benim değil. Senden tek farkım kendi yazdığım yazılara yapılan yorumları onaylama yetkim var.)

  100. ikiçayçek

    EA kurduğun mantığa gerçekten hayret ettim, şaşırdım ve reklamcılık adına adeta şok oldum. Görsel mantık ve kurgu aynı olabilir başlığı değiştirdin mi fikir de özünde değişir gibi bir aklamaya gitmen nasıl yanlış adamların elinde bu sektörün çarçur edildiğinin en büyük ibreti olarak tarihe geçmiştir. Madem bu kafadasınız arkadaş fikrinizi yurtdışındaki itibarlı yarışmalarda savunun, ödülünüzü alın. Bizim gibilere de bu alanı dar edin.

  101. EA

    Ben siteyi inceleyip yorum yaptım ama, sen eleştirdiğin Kırmızı’nın işleyişini bile bilmiyorsun. Online Sergi dedim dikkat edersen. Kırmızı Ödülleri Online Sergi adresinden ulaşabiliyorsun katılan işlere. Bunun için de ödüllerin verilmesini beklemen gerekmiyor. Gayet public. Bak yukarılarda bir arkadaş vardı stajyeri eğitirim diyen, o üslup ile yazmadım sana, ama online sergiyi bilmiyorsan gerçekten eğitime ihtiyacın var be Stajyer.

    Yorumları incele diyorsun da, yahu herkes seni desteklememiş ki? Bir o kadar da insan var sana katılmayan.

    Ayrıca savunduğum tek ajans SV değildi, 2 ajans dışındaki her ajansı savunduğumu yukarıdaki mesajımı tekrar okuyarak anlayabileceğini düşünüyorum. Hakaret ettiğini de söylemedim. Farkettiysen de her işi tek tek yorumladım. Sen “çakma” diye başlık atarsan, “çakana çakacağız” dersen, fikrini ortaya koyuyorsun zaten, hiç bana burda tartışıyoruz, okuyuculara bıraktım fikri ayağına yatma, yemezler.

    Web’den de anlayan bir insanım merak etme, ip2location’dan şehir tespitini yıllar önce yapıyordum ben de. De sen Ankara’yı nereden salladın çok merak ediyorum? (Facebook da Diyarbakır yazıyor zaten, güven olmaz bunlara), Tellcom (Superonline), İstanbul gayet de. Hadi senin ufak ajanlığına devam edelim, user agent’ım neymiş ona bakalım;
    Mozilla/5.0 (Macintosh; Intel Mac OS X 10_10_3) AppleWebKit/600.6.3 (KHTML, like Gecko) Version/8.0.6 Safari/600.6.3
    OOO, Yosemite kullanıyor bütün updateleri de yapmış. Ekran çözünürlüğü 1440 x 900 gözüküyor, bu retina heralde… 2 ile çarpsak 2880×1800 yapar, bingo! 15″ MBP with Retina kullanıyor arkadaş!

    Ben ismini açıklarım, kimseye anonim bir şekilde çamur atmıyorum sonuçta, ya da tamam eleştirmiyorum diyelim… Tekzip samimiyetini de görürüz açıklamalardan sonra zaten, ama bak yukarda bir rapunzel örneğim var, onu da Cosmic Creative’in yanına koysana sektör eleştirisi yapıyorsan? Özürden önce samimiyetini görelim. Bir kaç örnek daha var elimde, yayınlamak ister misin onları da? Herkese aynı mesafede misin onu görelim bir… Açıkçası siteni, twitter hesabını beğeniyor, elimden geldiğince takip ediyordum. Ama amacın hit mi bilmiyorum, bu yazından çok zorlama benzetmelerin var. Twitter’dan da yazacağım bir ara. Ama unutma ki anonim kimlikle yazan sensin, madem isim açıklamakta bir derdin yok, açıkla buradan herkes görsün?

    Sevgiler

  102. EA

    @ikicaycek

    “Görsel mantık ve kurgu aynı olabilir başlığı değiştirdin mi fikir de özünde değişir” demedim, “görsel mantık” aynı olsa bile farklı kurgu ve başlık fikri değiştirir dedim. Bir daha oku.

  103. Senior Stajyer

    EA’ya cevap:

    Yahu kardeşim sen zarar mısın ziyan mısın? İşsiz misin güçsüz müsün? Kodcu musun yazılımcı mısın? Varsa bir işin gönder yayınlansın.

    Ben bu yazıyı yazdım, altına da kaynağımı belirttim. Hakaret yok iftira yok. Önceki iş var sonraki iş var. Yapılan yorumlar da zaten her şeyi ortaya koyuyor.

    Yemin ediyorum israfsın. Gel twitter’dan bekliyorum. Ben giderim başkası gelir, birimiz biter binimiz doğar… Yazılımdan anlıyorum diyorsun iki metni toparlayıp bana gönderemiyorsun. Mail at diyorum, siten hata veriyor diyorsun. Sabır yahu 🙂 Update’ler, retinalar, yosamiteler coşmussun yahu. Zerre kadar anlamam ama iyi güldüm… 🙂

    Olum benim telefonun ekranı çatlak, zor tweet atıyorum zaten. Hahhaha:D

    Bak bu yorumunu bile müdahalesiz ellerimle onayladım. Ne desem boş ama. Kötü niyetli, iftiracı, yanlıyız ya biz! Abicim bak kaynak altta, metin üstte. Lamı cimi yok.

    De haydi gel, dm’den yürü bana 😀

    Ya da boşver, canın isterse. Zerre kadar merak etmiyorum kim olduğunuzu. Siz de beni merak etmeyin, boşverin 🙂 Vaktinize yazık.

    Aldığım hit karnımı da doyurmuyor. En kötü kapatır giderim cancağazım. Karnımı buradan doyurmuyorum ki, sen niye endişeleniyorsun.

    Senin sevgin de eksik kalsın, selametle.

  104. EA

    Stajyer bipolarlık dışında alzheimer mı başladı arkadaşım sende? Metin kopyalayıp atamayan “güvenlik” nicki başka bir arkadaş, ben değilim. Tövbe est. ya…

  105. ikiçayçek

    EA şu an sana cevap yazmaktan utanıyorum.
    Görsel mantık aynı, kurgu(marka oluyor burada) ve başlık değiştimi fikir de özgünlük kazanıyor diyorsun yani.
    Ne alem adamsın Allah iyiliğini versin 🙂

  106. Senior Stajyer

    EA’ya cevap: İşte her ne naneyseniz artık 🙂

  107. güvenlik

    Yayınlar mısın diyorum zaten. Sana ne yapacağını söylemiyorum, rica ediyorum. Ayrıca ister VPN kullanırım ister başka şey… Sanane? Sen kimliğini gizlerken iyi, başkasına gelince CIA kesiliyorsun. Yok sen Ankara’dan bağlanıyorsun, sen şurdan bağlanıyorsun…Sanane birader, sorularıma bulunduğum mevkiye göre mi cevap vereceksin 🙂
    Sana mail atmak yerine text linki göndermek arasında ne fark var? Madem yayınlayacaksın, yukardaki linkteki part 2 yazımı da yayınla, mail’le göndermişim gibi düşün için rahat edecekse.
    Yerimize bakacağına sözümüze bak da linkte gönderdiğim yazılara cevap ver sen 🙂

  108. Senior Stajyer

    Güvenlik’e cevap: Külliyen zaman israfısın. Olum hangi yazı hangi text şizo musun seçme misin? Yorumdan text mi yüklemeye çalışıyorsun napıyosun anlamadım ki amacını… Gönder yazını. Eksik yayınlarsak eğer, gelir konuşursun burada. Her yorumunu onaylayıp sana konuşma hakkı veriyoruz. Küfür etmediğin, siyaset yapmadığın sürece düşüncelerini sen de bu platform altında ve ana sayfada görünecek şekilde paylaşabilirsin. Kendi yazının içinde, bu yazıya link verip katılmadığını ve Senior Stajyer’in yazdığı bu yazının tamamen saçma olduğunu paylaşabilirsin. Okuyucular da okur ve kararını verir. Beğenen paylaşır beğenmeyen yorum yapar. Ben de gelir senin yazının altında senin yaptığın gibi medeni bir şekilde yorum yaparım. O kadar!

    Daha da cevap yazmam sana yahu… Yemin ediyorum sabır testi gibi adamsın 🙂

  109. itiraf

    kimim ben? ne yapıyorum? neden yorum yazıyorum? ya yakalanırsam? ısten atılırsam?

    bu konunun icinde adı gecen ajanslardan bırınce calısıyorum. bahsettıgım ve calısanı oldugum o ajans, o ajans hıc masum degıl.

    su an o ıs bu yazının ıcınde. gozlerımın onunde. o ıse onay verenlerın yuz ıfadelerı, hepsi hepsi gozlerımın onunde.

    yakın bır zamanda a gercek kımlıgımle bırlıkte bu bılgıyı sıze vereceguım umarım yayınlarsınız

    stajyer! mahkemeye bıle dussen lehıne sahıtlık yapacak ınsanlar var. bırı de benım.

    senın ifadeni kullanacagım. cakıyoruz! zorla caktırıyorlar. caktım! caktırdılar! caktık!

    Mobbing yaparak baskı yaparak caktırıyorlar! cakıyoruz

    utanıyorum

    bızım sucumuz ne? ekmek parası.

    az kaldı acıklayacagım.

  110. EA

    @ikiçayçek Daha nasıl basite indirgeyebilirim bilmiyorum. Senin tanımların üzerinden tekrar açıklıyorum. “Görsel mantık”ın (Kullanılan her türlü görsel materyal, bunların kağıt üzerindeki kompozisyonu, renk kullanımı, negative space kullanımı, vb. şeyler..) aynı olması, fikri çalıntı yapmaz.

    Daha önce de açıkladığım gibi bu öğeler, fikre ulaşmanda sana yardımcı unsurlar. Bu yüzden Concept’in işi bariz bir şekilde “çakma”yken Fikri Alem’in işi “çakma” değildir. Örnek üzerinden de açıklıyorum tekrar.

    Concept’in işinde görsel ne? “toy spring” şeklinde bir vazo, bahsi geçen işteki görsel ne? “toy spring” şeklinde bir vazo. Hadi görseli geç, fikir ne? “Bizim yapıştırıcımızla vazonuzu yapıştırırsanız, ilk günkü gibi olur, fark anlaşılmaz, vur kır parçala, yap boz, yapıştır”. Diğer işte fikir ne? “Bizim yapıştırıcımızla vazonuzu yapıştırırsanız, ilk günkü gibi olur, fark anlaşılmaz, vur kır parçala, yap boz, yapıştır”. COPY/PASTE.

    Fikri Alem’in neden fikri/işi (doğrudan) çakma değil?
    Görsel olarak benziyor evet, ikisinde de yemek yiyen bir çocuk var, sağ altta marka logosu ve aşağıda reklam metni var. Ama fikirleri ve reklam metinlerini inceliyoruz, bunları yukarıda da yazdım, fikirler farklı, birinde yemeği sevmeden katlandıktan sonraki ödül: tatlı, o yüzden her şey tatlı geliyor ona, severek yiyor aslında sevmese de, ama diğerinde “bırak abi yemeği yemese de olur, meyve suyumuzdan içsin tamam, o karşılıyor alacağını” diyor, bahsi geçen yemek yenmiyor. Mantık ters kurulmuş. Ha esinlenilmiş olabilir mi? Evet. Ama kabul etmemiz gereken nokta Concept’in işindeki gibi copy/paste yok. Concept ödül alırken nasıl oynayacağını düşüneceğine, bari biraz üzerinde oynasaymış işin.

    Özetle değindiğim nokta, alt alta koyduğunuz işlerin, hepsinin aynı sınıfta olmadığıdır. Bazı işlerin “çakma”lığı gayet açıkken, bazılarının “esinlenilmiş” olma şansı vardır. Biri daha söylemişti, düşünülüp aynı/yakın fikre çıkılabilir diye. Tabii ki 7 nota var kaç beste yapılabilir ki demiyorum. Sadece buradaki bütün işleri aynı kefeye koyuyorsanız, yanılıyorsunuz diyorum. Ve maalesef ki sizin çalıntı kriteriniz “görsel benzerlik”, bu yanlış diyorum.

  111. Senior Stajyer

    İtiraf’a cevap: Lütfen bana ulaşır mısın sen her kimsen? Lütfen. Ulaş, dertleşelim. İnan, bekleyeceğim.

    EA’ya cevap: Bak ne güzel bir yorum yazdın. Ellerimle onayladım. Nezih bir seviyede seyrediyoruz şu an. Keşke bir yazı yazıp da açıklasan durumu. Karşıt düşünceye düşman ilan ettiniz beni. Gelin, siz de fikirlerinizi böyle yazın. Bak ne güzel de katılmadığını belirtmişsin. Şimdi güvenlik denilen arkadaş gelip yine trolleyecek bizi ona üzülüyorum.

    🙂

  112. Bölge Jurisi

    Bir konunun altını çizmek istiyorum. Bu ilanların bazıları bu sene bazıları daha önceki senlerde yarışmaya gönderilmiştir. Ama bazıları zaten direk Juri tarafından diskalifiye edilmiştir. Yani bu gördüğünüz her ilan ödül almamıştır sadece ajanslar tarafından gönderilmiştir.

    Admin atarfından, ödül alanlar belirtirlirse konu daha net bir platformda tartışılabilinir.

    Ajansın çakma iş yapması ayrı mevzu, ödül verilmesi ayrı bir mevzudur diye düşünmekteyim.

  113. güvenlik

    onay bekleyen yorumum onaylanmamış stajyer.
    hayırdır? karşıt görüşlere yer yok mu? bir de sorularıma cevap istemiştim, onlara da cevap yok herhalde, yorum onaylanmadığına göre?

  114. Senior Stajyer

    Bir önceki yorumun hakaret içerdiği için onaylanmamıştır. Bu sana vereceğim son cevap. Düşüncelerini yazı yazarak içerik şeklinde paylaşabilirsin. Yazını yaz, paylaşılsın. Senin yazının üzerinden konuşalım. Trollüğü de bırakmış olursun.

    E haydi. Bak dalgana.

  115. Jnr President

    İşe girmeden önce neden İngilizce istedikleri anlaşıldı. :)))

  116. Junior Senior

    Koca koca adamlar birbirleri ile nasıl konuşuyor. Vay arkadaş bizim üstatlarımız siz misiniz şimdi? Nasıl bir meslek seçtim lan ben :/

  117. Kamil Sutra

    Ya kocaman adamlar bir birlerini kandırmak için yarışıyorlar. Hepiniz çakıyorsunuz ya hepiniz.

  118. ikiçayçek

    size Ankara’dan bir dedikodu paylaşmak isterim. Geçenlerde dost meclisinde olduğunu sanan ajans kendi müşterisinin ısrarlarına dayanamayarak yarışma fikirlerinde esinlenildiğine dair bir itirafta bulunmuş. Cık,cık cık oldu mu şimdi hiç 🙂 Yazık, zaten piyasanın içine “aman rakibe gitmesin” diyerek dip fiyatlarla sıçtınız, şimdi de yaptığınız salaklıklarla sektörün itibarını zedeleyip adam gibi üç beş markayı da İstanbul’a kaçırtacaksınız.

    Ha bu olaylardan sonra şöyle bir strateji değişikliği oldu, bu acans zedelenen itibarını hedef şaşırtarak dijital medyaya kaydırarak İstanbul’dan bir ajansla ortak proje çalışmalarına girmiş. Hayır bunlar ünlü bir stratejistle çalışıyoruz ayağına yıllardır bir markasını güç bela elinde tutmaya çalışıyor. Hani her sene kalite çıtasını yükseltip fee ücretinde yükseltme talep edebilecekken aman gitmesin diyerek fee ücretini iki junior maaşına (İstanbul fiyatlandırması) fiksleyerek zor tutuyorlar. O İstanbul’daki ajans her kimse akıllı olsun.(Kah matah bir şey olduğunu zannetmiyorum yeni türeyen ajanslardan birisidir kesin)