İnternet teknolojilerinin hayatımızda yer edinmesiyle birlikte günlük rutinlerimiz arasında ilk sırada yer edinen sosyal mecraların kullanım oranı gün geçtikçe hız kesmeden yükselmeye devam etmektedir. Özellikle mobil cihazların ve mobil internet erişiminin yaygınlaşması sonucunda artık çevrimiçi yaşayan bir topluluk olduğumuz gerçeği yadsınamaz bir gerçekliktir.

Tabii ki, internet ortamında yaptığımız her işlemin bir çerez kaydı tutulmaktadır. Aslında yaptığımız her işlem bir veri girişi demektir ve bu veriler kayıt olarak saklanmaktadır. Süreç içerisinde gelinen nokta da ise bu yığın halinde ve birbirinden bağımsızmış gibi görünen verilerin birbirleri ile uyumlu ve anlamlı bir bütün oluşturabileceği fikri ortaya atılmış ve çeşitli çalışmalar sonucunda “Big Data – Büyük Veri” dediğimiz kavram ortaya çıkmıştır. Aslında 1999 itibarıyla ile diğer bir deyişle internetin tekil kullanıcıya açıldığı günden bu yana bir büyük veriden bahsetmek mümkündür. Fakat bu kavram hayatımızda özellikle 2009 sorasında yer edinmeye başlamış ve son birkaç yıldır sıkça dile getirilen bir kavram haline gelmiştir.

Elbette bu kavram pazarlamacıların da gözünden kaçmamıştır. Büyük veri son zamanlarda yapılan çeşitli pazar araştırmalarında ve sektör raporlarının oluşturulmasında sıkça başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Özellikle “Dijital Pazarlama” ve “Yeni Medya” ile uğraşan kişilerin hayatlarını büyük ölçüde kolaylaştırmıştır demek yanlış olmazsa gerek. Büyük Verinin “Hacim”, “Hız”, “Çeşitlilik” ve “Değer” olarak dört alt başlığı veya değerlendirme kıstası bulunduğunu söyleyebiliriz.

Günümüzde pek çok markanın stratejilerini oluştururken büyük veriden yararlandığını görmekteyiz. Örneğin, yemeksepeti.com ekibinin söylemine göre büyük veri kullanımı ile şirketin 4.5 milyon TL değer kazandığı belirtilmektedir. Burada önemli olan husus bu veri yığını içerisinden ilgili istatistiki verileri nasıl çekeceğidir. Büyük verinin en büyük avantajının geleneksel araştırma yöntemlerine göre daha hızlı ve az maliyet ile daha doğru tahmin oranları verdiğidir. Tüketicilerin internet ortamında yaptığı araştırmalar vb. detaylar sektör perspektifi açısından vazgeçilmez bir değer oluşturmaktadır.
Fakat atlanılmaması gereken nokta, dijital ortamlarda ilerleyen zaman ile gerçek hayatta ilerleyen zaman arasında bazı farklar vardır. Dijital mecralarda her şey daha hızlı gelişmektedir ve gündem ile birlikte arama alışkanlıkları hızlı bir devinim göstermektedir. Bu denli hızlı ilerleyen ve sürekli olarak güncellenen internet ortamında alışkanlıklar hızlı devinim gösterdiği için elde edilen verilerin de uyarlanabilirliğinin kontrol edilmesi gereklidir. Her geçen gün daha çok veri işlenmekte ve daha çok yığın oluşturmaktadır. Tabii ki doğal olarak tüketici alışkanlıklarının devingenliğine ilişkin güncel istatistikleri büyük veri sağlayacaktır. Önemli olan bu veri yığını içerisinden kullanılacak veri seçimi yapılırken dikkat edilmesi gerekliliğidir. Günümüz kuşağının değiştirdiği bir özelliğini tekrar geri kazanma veya onunla ilgilenme gibi bir durumu yoktur. Sosyal mecraların bu yoğun ve hızlı veri girişi sayesinde alışkanlıklar ve aramalarda sıklıkla değişim göstermektedir.
Son olarak severek izlediğim bir dizinin bu konuyla ilgili esprili fakat düşündüren bir kısmını izleyelim  🙂

Leave a Reply