Biz insanoğlunun hayatında içecek çok önemli bir yere sahip değil mi? Her zaman bir şeyler içmeye müsait bir yapımız var. Yolda yürürken hiç beklemediğimiz bir anda tanıdığımız birini görsek veya dışarıda bir şeyler yapmak istersek genelde hadi bir şeyler içmeye gidelim deriz. Birçok içecek mevcut. Peki, ya reklam içebilir miyiz?

Bu sorunun cevabını Coca Cola firması gayet güzel bir şekilde vermiş. Geçenlerde internette dolaşırken Coca Cola’nın yaptığı “Drinkable Advertising”  isimli reklam çalışmasıyla karşılaştım. Sizlere bir önceki yazımda, Açıkhava reklamlarının etkisini kaybetmeye başladığını söylemiştim. Galiba, firma sesimizi duydu ve bu çalışmayı yaptı.:) Burası işin esprisi ama büyük patron bu çalışmayla “Ben bitti demeden, hiçbir şey bitmez!” söylemini gayet başarılı bir şekilde uyguladı.  Aslında temel mesele bakış açısı, hepimizin etkisini yitiriyor gözüyle baktığı açık hava reklamlarına yaratıcı bir çalışmayla canlılık katmışlar.

Burada işin kökeni, Coca Cola’nın mavi sularda yüzmesinden kaynaklanıyor olması. Çok sayıda kola veya gazlı içecek firması olmasına rağmen bunların sürekli rekabet halinde olduğu kırmızı okyanus ortamında Coca Cola’nın olmadığını söylemek yanlış olmazsa gerek. Çünkü, firmalar birbirleri ile rekabet etmekteler fakat Coca Cola ile rekabet edememekteler. Nedeni ise firmanın yoğun rekabet ortamının var olduğu “Kırmızı Okyanus” yerine rakiplerinin üstünde olduğu “Mavi  Okyanus”ta yüzmesidir.

Peki, firma nasıl oldu da Mavi Okyanus’a çıkabildi? İşte burada pazarlama devreye giriyor. Firmanın uluslararası alanda yaptığı pazarlama faaliyetleri günümüzde bir ekol olarak değerlendirilebilir ve baz alınabilir durumda. Fazla karmaşık düşünmeye veya işi karmaşık bir halde planlamaya gerek yok. Türkiye’ye bakalım. En ücra köşelerinde bile firmanın ürünlerini görebiliyoruz! Peki, ya diğer firmaların ürünlerinin ne kadarını görebiliyoruz? Şahsen ben, uzun yolculukları seven bir insanım ve otobüsle yolculuk etmeyi seviyorum. Mola istasyonlarında, geçtiğimiz köyler vs. yerleşkelerde firmanın ürünlerini mutlaka görebiliyorum. Ama diğer firmalar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Firma geçtiğimiz yüzyıl içerisinde uyguladığı pazarlama stratejileri ile algılarımızı değiştirmeyi başardı. Artık susadığımız zaman çoğumuza su içmek yerine gazlı içecek tüketimi yapmak isteği geliyor. Öte yandan, uluslararası halkla ilişkiler çalışmalarını başarılı bir şekilde yönetebiliyorlar. Kaldı ki, bir ülkenin pazarında yer almak isteyen bir firmanın, o ülkenin kültürünü iyi tanıması ve işleyebilmesi gerekmektedir. Bir başka açıdan, mecraları ustaca kullanabilmekteler. Yaptıkları bütün stratejik faaliyetler ses getirmektedir.

İnsan soruyor tabi kendine. Şimdi bu reklamsa bizim çektiklerimiz ne? Eğer bizim çektiklerimiz reklamsa bu ne? Bizim reklamlarımızın yaratıcılığı nerde kaldı? ( söz meclisten dışarı. Çünkü az da olsa, bizde de başarılı çalışmalar var) Neyse, söz fazla uzatmadan son bir haber ile bitiriyorum. Firma, bu sene “TadınıÇıkar” mottosuyla bütün alt markalarını tek bir “Coca Cola” adı altında toplayacağını duyurdu!

Bu reklam ile ilgili çok farklı açılardan farklı değerlendirmeler yapılabilir fakat ben kısaca genel noktalara değindim. Sizin de, reklam ile ilgili görüşlerinizi merak ediyorum.

Leave a Reply