Malum bahar geldi geçiyor. Ağaçlar uykudan uyanıyor, tıpkı baharın gelmesiyle uyanan sektörler gibi. Artık ekranlarda bol bol dondurma, soğuk içecek, mobilya, beyaz eşya reklamları görmeye başlayacağız demektir bu. Tabii unutmadan bir de ev dekorasyon özellikle de boya sektörü.

İlk olarak Filli Boya’yla başlamak gerekir. Kendileri pek görsel mecraya göz kırpmamalarına rağmen, bu sene kesenin ağzını açmışlar gibi… Fahir Atakoğlu’nu piyonanın başına oturturmuşlar, kısa kısa müzikal gibi ona yakın ünlüye/sanatçıya da aynı nakaratı tekrarlatmışlar, pazarlama için bayağı bütçe ayırdıkları belli. Ama geri dönüş nasıl olacak acaba?

Söylemem gerekir ki, seven için de sevmeyen için de bir ilgi uyandırıyor, izleyicinin bir reklama bakası geliyor, peki bu yeterli mi? Değil! Tüketiciye “neden bu sene evimi boyarken Filli Boya alayım ki” yi cevaplamadığı aşikar. Ne bileyim Polisan alsak hayata renk katmaz mı!

Tüketiciye diğer markalardan bir fark-üstünlük yaratacak bir özelliğini sunmuyor, Reklam şaşalı mı evet, lakin sadece bu kadar, devamı gelmiyor, hitap ettiği kitlede “güzelmiş” der geçer. Üstelik boya reklamında boya dışında her şey var, ünlü kullanımı tüketiciyi satın almaya teşvik için yeter de artar diye düşünmüş olabilirler.

Bu reklam kısa vadede satış artırmaktan ziyade prestijine ve bilinirliğine yarar gibi.

Ayrıntılara boğulursak, kalır-color daki söz oyunu bu sektör için sıradanlıktan da öte bir hale gelmiş durumda ve işe pazarlama amacı dışından bakarsak nakaratındaki anlatım bozukluluğu tam ÖSYM’lik ve  bu hayatta renksiz yaşayanları da dışlamaları göze takılanlardan…

Eğer reklamverenlerin asli amacı satış artırmak ise, Jotun ve Dyo’nun reklamı daha iyi olmuş en azından boyalarını öne çıkartmışlar.

Jotun boyalarının renklerinin niteliğine vurgulamış ve paket değil içindeki önemli demiş, sanki Filli Boyaya gönderme yaparcasına… He işte böyle bir reklam benim satın almamı sağlayabilir.

Yazar: Ozan Öner

Leave a Reply

2 comments

  1. boydan boya

    Jotun ve Filli Boya’nın reklamlarını hiç izlememiş birine ilk defa izletsek, izleyenin aklında sadece “Hayattan rengi alın geri neyi kalır ki ?” sözü kalacakmış gibi geliyor. En azından benim için durum bu. Boya seçiminin genelde boyayı yapacak ustanın veya firmanın kontrolünde olduğunu düşünürsek bu açıdan yapılan hiçbir boya reklamının fazlaca geri dönüşü olmayacakmış gibi geliyor. Sonuçta evini boyatmayı düşünen bir insanın yapması gereken tek şey önüne gelen katalogdan renk seçmek. (Evini kendi boyayanları tenzih ederim.)Görünen reklamlarda da fiyata bir vurgu olmadığı bariz. Açıkçası Filli Boya reklamlarının genel stratejisi nedir merak ediyorum. Bilinirlik ise şarkının bilindiği kesin ama hangi marka diye sorsan orada biraz hayal kırıklığı yaşayabilirler.

    Aklıma takılmışken ayrıca belirtmek isterim profil fotoğrafıyla yazar adı uyumsuzluğu bir tek benim dikkatimi çekmemiştir sanırım.

  2. Merve Kurtuluş

    ben hayatımda hiç boya seçimini ustaya yada firmaya bırakmadım valla 😀 kendi boyamı gittim aldım, adam geldi boyadı. o yüzden hedef kitle evi boyanacak insandır bence usta değil.
    Filli’nin şarkısı akılda kalıyor(şarkı sonuçta) ama bu reklam hangi markanın diye sorsan imkanı yok Filli demek aklıma gelmez. Şu cümleyi yazarken üstteki yorumdan kopya çektim düşünün yani. ama şarkısını biliyo muyum? evet biliyorum. jotun iyidir jotun. yazarın dediği gibi içine bak diyor. hem hayvan kullanmış hem de kullanmadım ki demiş. ona da ayrıca bayıldım 😀