Bir reklam yazarından öyküler

9-10 yaşlarındaydım. Samsun’un bilmem ne köyünde babamın dayısı beni eşeğe bindirip odun toplamaya gidiyoruz dedi. Babam da ‘dikkatli olun dayı’ deyip gazetesine geri göndü. Konumuzla alakasız ama mümkünse kimse kimseye ‘ben demedim mi’ demek için dikkatli ol demesin lütfen! Çünkü kimse birisi kendisine öyle dendi diye dikkatli olmaz. “Dikkatli ol!” Ne oldu şimdi?! Üzerine düşen görevi yaptın, kendini rahatlattın, sorumluluğu da karşı tarafa yükledin, ohh! Neyse konumuza geri dönüyorum… Büyük dayım son derece dikkatli bir şekilde(!) bizi ormanın tepelerinde bir yere getirdi. Eşeği ağaca bağladı, bana da ‘odun kesip geleceğim, sen burada bekle, dikkatli ol’ dedi. Sen şimdi dikkatli ol dedin ya ben bunu kendime amaç edinirim, hayatımın geri kalınında sadece dikkatli olurum diyemeyeceğim için ‘tamam Fevzi Dayı’ dedim. Dayım gitti… Tam hatırlayamıyorum ama iki saatten fazla geçmesine rağmen geri gelmedi. Belki de 3 saat… Çünkü hava mı kararıyor acaba diye korkmaya başlamıştım. Ulan dayıma da kızdım şimdi he! Küçücük çocuk ormanda o kadar saat eşekle bir başına bırakılır mı? Başıma bir şey gelse ne olacak? Ne olacak gerçi, babam ‘ben sana dikkatli ol demedim mi dayı’ diyecek, adamı bitirecek. Fena taktım ben bu ‘dikkatli ol’ mevzusuna, biri bir daha bana dikkatli ol derse çok pis çıkışırım!

Ben dayımın başına bir şey geldiğini düşünüp eşeği çözdüm. Özgüvenim yerinde o zaman, tek başıma geri dönebileceğime o kadar inanıyorum ki… Bir yandan da geldiğimiz yolları hatırlamaya çalışıyorum. Sürekli düz bir patikayı takip etmiştik, sadece bir iki defa yol ikiye ayrılmıştı ve onları da her türlü hatırlardım. Eşeğe bindim, yürümeye başladı, patikada yavaşça ilerliyoruz… Hoşuma da gitmiyor değildi bu durum. Etrafıma ağaçların arkasından her an bir ORK çıkabilirmiş gibi bakıyordum. Mordor’a yüzük götürüyorum sanki anasını satayım! Biraz ilerledikten sonra ilk yol ayrımına geldik. Sağa giden yol tepeye doğru çıkıyordu, sola doğru giden yol işe aşağı gidiyordu… Ben eşeği aşağıya çekiyorum, eşek yukarı doğru çıkmaya çalışıyor. Ben aşağı çekiyorum o yukarı çıkmak istiyor. En son eşekten indim, hayvanı ite ite aşağı yola soktum ve kaybolduk! Eşeğin gittiği yol doğruymuş.

Dayım beni bulduğunda ‘ulan gitmeye karar verdin madem bırak eşek götürsün, o yolu biliyor’ dedi. İşte ben o gün kendime olan güvenimi kaybettim dostlar, özgüven sıfır! Haklı olduğuma çok inandığım bir konuda eşek haklı çıktı! Çok kötü hissettim kendimi, o kadar emindim ki doğru olanı yaptığımdan, haklı olanı sırf bilgisizliğimden dolayı suçladım. Bildiğinden değil, inadından yapıyor eşşoğlueşşek dedim. Sonra bir an dönüp eşeğe baktım. Bana ‘gördün mü s.kik, bir bildiğimiz var ki konuşuyoruz’ bakışları atmıyordu. Kafasını eğmiş, haklı çıkmasından mahcup olmuş gibi önüne bakıyordu. Beni utandırmak istemiyordu sanki. Tüm insanların a. k.yim dedim işte o zaman! Şu olayı öz kardeşimle yaşasaydım koşa koşa eve gidip ‘baba ben abime doğru yolu söylemiştim ama beni dinlemedi’ derdi. Eşek artık en iyi insandan daha büyük hayvandı benim için.

Öyle büyüdü ki gözümde babam bana ‘ah benim eşek oğlum’ dediğinde sevindim, adam benimle gurur duyuyor diye düşündüm. Eşeği bağlasan dört senede bitirir dedikleri iletişim fakültesini 5 senede bitirdim, başarı saydım. Babam niye uzadı oğlum dediğinde ‘eşek bile 4 senede bitirebiliyor baba’ diyecektim az kalsın.
Çok acayip bir hayat dersi vermişti bana eşek. O günden beri girdiğim her tartışmada fikrimi bir kere söylerim, uzatmıyorum mesela. Artık karşı tarafın haklı olma ihtimalini benim haklı olma ihtimalimden daha yüksek görüyorum çünkü. Fikirlerimde kesinlikle ısrarcı olmuyorum. Eğer haklı çıkan ben olursam da tıpkı eşeğin yaptığı gibi önüme bakıp kimseyi mahcup etmemeye çalışıyorum. Büyük hayvan şu eşek.

Bu arada dikkatli olun he! Başınıza bir şey gelirse ‘ben size dikkatli olun demiştim’ derim her türlü. Daha onu demeyecek kadar eşek olamadım çünkü. Bu da benim başarısızlığım işte; büyüdüm, ama eşek kadar adam olamadım.

Yazar: Caner Ar

Leave a Reply

3 comments

  1. eşşeğin arkadaşı

    koca bi eşşekle aynı evde yaşıyosun daha ne olsun sevgili yazar

  2. caner

    o eşeği de seviyorum ama bu anlattığım eşek kadar adam olamadı o da.

  3. Eşek Oğlueşek

    Çok güzel bir hayat dersi. Müthiş anlatım