Bu ödül gelmeden saatler önce, henüz sadece Silver Lion almışken şöyle bir tweet atmıştım: Tweet

Aslında demek istediğim ve hüzünlendiğim nokta, ülke olarak yıllardır özlemi çekilen ve adına Grand Prix denilen bu büyük ödüle ülke olarak en büyük utançlarımızdan biri olan ”kadına şiddet” insight’ı ile ulaşmış olmamızdır. Elbette ki dünyanın birçok ülkesinde kadına şiddet unsuru var ve bu durum o ülkelerin reklam sektörlerinde işleniyor, bunu tartışmıyor ya da kendi ülkemden utanmıyorum! Lakin kadın ölümleri ya da ülkemizden geçen ecnebilerin hunharca katledilmesi veyahut tecavüz! Bunlarda bir dünya markasıyız, bunu kabul edelim!

Demek ki yıllardır kapısında yattığımız, çuvalla paralar döktümüz bu Cannes denilen meredin bize vermek istediği mesaj şuymuş arkadaşlar; ”Ey Türk reklamcıları; Biz size Cannes’a katılmayın demiyoruz, hobi olarak yine katılın ama sizin efemsici’den, riteyıl’dan, dicitıl’dan daha önce işlemeniz gereken farklı mesajlar farklı durumlar var. Som içgörüler var. Siz bunlara bir değinin sonra diğerleriyle yine katılırsınız!”

Burada oldukça trajikomik bir durum olsa da bu durum kazanılan bu başarıyı kesinlikle gölgelemeyecek ya da değerini düşürmeyecektir.

Evet, Türk Reklamcılığının en büyük ödülünü alan reklamın konusu ”Kadına Şiddet”. Ülkemizin en kor gerçeği. Bunu da bu kadar güzel işleyen, ilmek ilmek ören başka bir iş yapılmadı arkadaşlar! Evet, devlet desteğiyle yapılan panik butonu çok ilkel düzeyde bu işe benzeyebilir. Fakat case video’sunu izlediğimizde görüyoruz ki dantel titizliğinde işlenmiş bir iş var karşımızda.

Bu yüzden bu başarı tamamen hak edilmiş bir başarıdır. Hepimiz yıllardır, sağdan soldan iş çakıp bu festivale çuvalla iş gönderen ve para ateşleyen Türk reklamcılarını biliyoruz, bu sitede de var zaten bir kısmı…

Bu iş öyle değil işte! Bu iş, tertemiz. Çalmadan, çakmadan.

Bu işin ajansı: Team Red, Y&R

Bu işin sahibi: Vodafone

Bu başarı önce onların sonra bu ülkenindir.

Son olarak bu başarı, bu ülkenin reklamcılarına çok büyük bir gerçeği gösterdi. O gerçek şudur; demek ki kendi kültürünün içgörülerini kullanıp özgünlüğünden ve dürüstlüğünde şaşmaz ise bir reklamcı ya da bir reklam ajansı; işte adamı böyle kürsüye çıkarıp alnının ortasından öperler…

Haydi selametle!


bb

cc

Leave a Reply

12 comments

  1. demir

    Gerçekten büyük bir başarı.

  2. ikiçayçek

    gurur duyuyoruz…

  3. ajansfaresi

    ne kadaaaa tebriks etsek azdır yalnız yazıda da bahsediliyor fakat yıllardır almak ıcın ugrastıgımız bır odulu türkiyenın bır utancını yansıtararak almıs olmamız da ılgınc

  4. Mehmet Mertoğlu

    Ödül almak başarıdır, alanları kutluyorum. Ancak bildiğim bir şey var ki, ödülü verenler de farkında, verdikleri her ödül, bu ülkenin ve insanlığın içine nasıl ettiğimizi anlatan eserlere veriliyor. Nasıl daha iyi yaptığımıza değil.

  5. bilgeja

    Üründe yaratıcı olmanın en iyi örneği belki de.

  6. Senior Stajyer

    Selam dedeftif’cim,

    ”umarım bunu da yayınlarsınız” ifaden için yayınlıyorum.

    Bence hiç alakası yok. Tamamen farklı. Senin gönderdiğin iş, şiddetin üstünü örtmeyin/makyajlamayın kafası.

    Grand Prix’li işi bir daha izlemeni tavsiye ederim.

  7. dedektif

    keşke “umarım bunu yayınlarsınız” ifadesini kullanmak zorunda kalmasaydım.
    bu ifadeyi niye kullandım? çünkü daha önce yazdığım 4-5 yorumu onaylamadın. hiçbirinin içeriğinde hakaret veya küfür de yoktu üstelik. hatta bazılarında sana doğrudan sorulan sorularım vardı, yayınlamayıp cevap vermediğin.

    ayrıca bunu dediğin için yayınlıyorum demen bile ne kadar objektif(!) bir yaklaşımla editörlük yaptığını gösteriyor. o cümleyi söylemesem yayınlanmaması gerekiyordu yani? yayınlanmaması için engeli neydi kalan kısmının?

    neyse konumuza dönelim. kadına şiddet hakkında kadınların izlediği makyaj tutorial’ıyla kadınları bilgilendirme işi ikisi de. buraya kadar OK. burdan sonrasını team red bir tık ileri taşıyor ve mesajımızı bu makyaj videosunun içine gizledik biz diyor. kadına şiddete karşı uyaran kosmetik ilanı gibi görünen işleri de biliyoruz. yani gizleme fikri de daha önce yapılmış.
    ayrıca işin mobil ayağı için yapılan red light aplikasyonu da daha önce kadınları şiddete karşı koruyan aplikasyonlar olarak hayata geçirilmiş.
    http://www.elle.com/culture/tech/news/a14941/womens-safety-apps/

    yani yeni bişey yok ama her şeyiyle güzelce paketlenmiş bir kampanya var bana göre.

    umarım bunu da yayınlarsın 😉

  8. Senior Stajyer

    dedektif’çim, işin gücün salatalık. içerikle ilgili olan her yorumunu yayınlıyoruz zaten. daha önce yazdığın 4-5 yorum mevzu bahis yazılarla ilgili değil şahsımla ilgiliydi. Saçma sapan sorular soruyorsun. Sen, Kırmızı Ödülleri hakkında yaptığımız haberden sonra peydah oldun. Ucu direkt ya da dolaylı olarak sana dokundu, farkındayız. Celallenmek hakkındır ama (haydi bunu da araştır, hadi bunu da bul, bu yapılmış mıydı, bu ödül almış mıydı, haydi söyle, haydi itiraf et, sen ne yaptın, sen ne ürettin, sen hiç ödül aldın mı) tadında ipsiz sapsız yorumlar yapmayı bırak artık. Sekreterin miyim ulan ben senin? Kendin araştırır kendi bulursun 🙂

    Reklam eleştirmenliği konusunda zerre kadar bilgin olmadığı zaten aşikar. Bu konuda seni de suçlamıyorum zaten. Yaklaşık 1000 yıldır bu topraklarda; eleştiri ve hiciv kültürü senin gibi insan israfları yüzünden hor görülmüş; çamur ve iftira olarak değerlendirilmiş. Şaşırmıyorum bu duruma. Kitap eleştirmeni olmak için kitap yazamaya, reklam eleştirmeni olmak için reklam üretmeye gerek yoktur. Ha zaten zorunuza giden de benim bizzat üreten ve içinizden biri olmam. Error’lar şelale. E pek tabii, binbir zahmet kıyıdan köşeden bulup çaldığınız ve pekâlâ çaktığınız; oh kimse de fark etmedi ulan ne güzel paketledik dediğiniz anda şlank diye devreye benim girmem tatsız bir durum elbette sizin açınızdan. Pişmiş aşınıza su kattığımın farkındayım.

    Şimdi bir de halka açık olarak belirteyim istersen;

    İçerikle ilgili bir düşüncen yoksa yorum yapma hiç. Twitter’dan ya da facebook üzerinden bana ulaşarak her türlü kişisel tartışmaya girebilirsin benimle. Twitter adresimi adın gibi biliyorsun zaten. Facebook ise: https://www.facebook.com/seniorrstajyer

    Fakat onaylanmayacağını bile bile, sırf imalı mesajlarını bana iletmek amacıyla yorum yapman bizi sadece güldürüyor. Ha evet, okuyoruz yaptığın yorumları bak amacın buysa devam et 🙂

    Her mesajının sonuna da ”umarım” tadında niyet cümleleri ekleme lütfen artık.

    Sayende yine içerikten çıktık, konu kaydı. Amacın da bu zaten. Bunun için bu içeriğe yapacağın ”içerikle alakalı” yorum kapasitenin tükendiğini düşünerek bundan sonra bu başlık altına yapacağın yorumlar onaylanmayacaktır. Diğer yazılarımız hakkındaki değerli düşüncelerini ise her zaman bekliyor olacağız.

    🙂

  9. Senior Stajyer

    Bilgilendirme:

    Dedektif yine yorum yapmış fakat onaylamayacağım. Bu inatçı arkadaş ısrarla içerik hakkında değil şahsım hakkımda yorumlarına devam etmektedir. Artık nasıl bastıysam kuyruğuna..

    Konuyla alakalı dile getirdiği bilgiler özetle şu şekildedir;

    -Benim bir boka yaramayan, sektörde stajyer bile olamayan hiçbir şey üretmemiş, ipsiz sapsız biri olduğuma inanıyor. (makarnaya tapan insanlar var bu dünyada, istediği şeye inanabilir tabii)

    -Dediğine göre kendisinin tecbrübesi deniz deryaymış, sektöre yıllarını vermiş miş mış müş muş…

    -Kırmızı Ödüllerinde herkese iftira atmışım, çamur atmışım. Hala bu yazı altında bile ondan bahsediyor. (muhtemelen arkadaşa batan bir şey ama henüz renk vermedi. O yazı bize farklı bir kaynaktan geldi aynen aldık koyduk. Kaynağı da belirttik zaten de gizli takipçim olan bu kişi bunu henüz hazmedebilmiş değil.)

    -Bir de arkadaş reklam eleştirmenliği diye bir şeyin olamayacağını iddaa ediyor. Eleştirmek için üretmek gerekirmiş. Müş Muş Mış miş… (yemin ediyorum ergen)

    Ayrıca arkadaş her yorumu VPN kullanarak atıyor ki lokasyonu ”GERMANY”.

    Kendisi Jung Von Matt’ın kreatif direktörü değilse bundan sonra umrumda da olmayacaktır.

    Şöyle de bir gerçek var ki yayınlamasam da dönüp dolaşıp serseri sinek gibi gelip bana yapışıyor yine bu ergen.

    Özelden de gelmiyor ki insan gibi tartışalım. Sıkıntılı herif, wordpress yorum panelinden, arka planda bana hakaret edip gidiyor.

    Ergene buradan cevap verince de kendisini dikkate aldığımı falan zannediyor ya o apayrı bir komedi. Benim anonimliğime küfreden herif benden daha anonim. Cevaplarımı kendisine iletebileceğim hiçbir yol yok. Hayır bir de göz falan kırpıyor görmeniz lazım. Bir afralar bir tavralar. Aşık mı lan acaba bu bana?

    (sektöre yıllarını vermiş bir de aldkaşdfkadşklfa güldürdü ergen)

    Neyse, ülkenin bu kocaman saçmalığı içinde ufacık bir saçmalık daha.

    Başka bir şey değil.