Az sonra okuyacaklarınız oldukça “FÇN” satırlar içermektedir.

Selamlar, umarım keyifler yerindedir. Bildiğiniz üzere kurumlar 40, 50, 58, 61, 68, 70, 80, 92, 100’üncü ve 100 sonrası asal sayılarda kuruluş yıl dönümlerini kutlarlar ve bu çerçevede kurumsal reklamlar, etkinlik takvimleri, kampanyalar vs hazırlarlar. Özeldir yani bu yıllar. Yavaş yavaş bir başka kuruluş yıl dönümünü geride bırakıyoruz.

Uzun bir süredir, “ya sadece ben mi fark ediyorum bunu” diye kendime sorup durduğum bir husus vardı. Daha fazla dayanamayıp yazmaya karar verdim. Özgün olmaktan itina ile uzak kalmayı tercih etmiş bir reklam filmini masaya yatırıyoruz zira az sonra okuyacağınız satırlarla hemfikir olan koca bir kitle var.

Evet.

İçinde bulunduğumuz 2018 yılı, Akbank’ın 70. kuruluş yıl dönümü. Aylardır mutlaka bir yerlerde denk gelmişsinizdir  “70’iz” vurgulu reklamlarına. Ya da görmediniz ve birazdan ilk defa göreceksiniz, ziyanı yok.

2018 bitmeden artık bu reklam hakkında konuşalım değil mi? Açıkçası bu reklama başından beri hep uzaktan baktım, yaklaştıkça uzaklaştım.

Beğenmedim.

70’iz = yetmişiz vurgusu bu işlerle ilgilenen kimselere belki “ehh yani” dedirtmiş olabilir ya da “çok iyi” dedirtmiştir. Belki bazılarınız buna odaklanmamı bekliyordunuz ama konu bambaşka. “70’iz” vurgusu ne olursa olsun bir fikirdir. Bakın bu özgündür. İyi veya kötü.

E o zaman sorun ne ?

Öncelikle reklam nedir, müzik nedir, renk paleti nedir birazcık fikri olan, stop motion, flow motion gibi terimleri duymuş en azından bir fikri olan insanlarızdır diye tahmin ediyorum ki sonuca ulaşmak için aslında bunlara bile ihtiyacımız yok şu an. Sade reklam izleyicisi modu da yeterlidir. Bunları söylüyorum çünkü, birileri reklam kampanyası hazırlarken izleyicinin daha önce “reklam” kelimesini bile duymamış olduğunu zannediyor olabilir.

İsterseniz önce şu sanat eserini izleyelim.

Sizce de inanılmaz değil mi? Belki bir çoğumuz daha önce izlemiştir bu özen, detay, emek ve zeka abidesini.

Şimdi birazda şunu izleyelim.

Herhalde arka planda usulca çalan müziğin sadece masum bir esinlenme olduğunu fark etmemiz için müthiş bir müzik kulağına ihtiyacımız yok. Zaten bu parça reklam için özel bestelenmiş deniyor, sorulduğunda. Yani boşuna bulmaya çalışmayın tamam mı 👍 Aa belki de Ludovico Einaudi bir bestesinde akbank reklamlarından esinlenmiştir, olamaz mı?

1:12’de bayrağın şöyle ufak bir stop motion görünüp hemen kaybolması ve hatta dalgalanma sesi bile kopyalanarak esinlenilmiş. Ve daha nice stoplar motion’lar.

Tekrar tekrar izledikçe başka detaylar, koca koca detaylar yakalamak fazlasıyla basit.

Bir kaç kelam daha edip sizi rahat bırakıyorum.

Tabi çakmanın farklı usulleri, teknikleri vardır. Bunlardan birisi, “kopyala yapıştır” tekniğinden hallice ve daha vicdani versiyonu olan, “degiştir ama çok uzaklaşmadan yapıştır” tekniğidir. Dostlar, bu elbette esinlenmedir(!)

Ne de olsa esinlenme dediğiniz, anlamı yontularak normalleştirilmiş bir başka tekniktir.

Bunlar hep inspiration.

 

Buraya Dikkat.

Bu reklamı izlerken gözleri dolan insanlar olmuş. İnsanlar duygulanmışlar ve haklılar, çünkü duygusu var bu reklamın. Belli ki amaçlanan bu zaten. Duygu.

Bu reklamın müziğinin adını öğrenmek için mail trafiklerine giren bir sürü insan varmış. Bayağı aramış taramışlar yani. Bari insanları boşuna yormayın. Hadi diyelim ki tepeden tırnağa sizden, gerçek bir iş yaptınız. Çakmadınız yani.

Sizce insanlarda yarattığınız o duygular gerçek mi?

 

 

Yazarın twiti miviti burada

 

Leave a Reply