Konuk Yazar: Yunus Çakır

Dijitalin yükselişi! Dijital durdurulamıyor! Bu yıl dijitalin yılı olacak! Djital,dijital, dijital!

Derken…

Neler oldu efendim 15 Temmuz gecesi? Hayır, hayır onu sormuyorum. Benim işim siyaset değil. Ben piyara bakarım, ben reklamı görürüm, ben dijitali konuşur, gelenekseli söylerim!

Evet millet, 15 Temmuz gecesi nereden bakarsak bakalım çok karanlık, çok soğuk, çok ürkütücü bir geceydi. Ama o gece bizi ilgilendiren çok farklı bir şey oldu. Ne mi oldu?

Geleneksel medya, dijital medyaya öyle bir çalım attı ki! “Ben daha ölmedim buradayım” dedi. Hani şu an artık emekliliğine gün sayan, eski günlerinden çok uzak olan Ronaldinho’yu izlerken günümüz futbolunun en tepesindeki Ronaldo‘ya Messi’ye  burun kıvırırsın ya, heh tam da öyle bir şey oldu. Burada da artık belki de emekliliğine gün sayan, eski günlerinden çok uzakta olan geleneksel medya, dijitalin önüne geçti bazı konularda.

O gece, o anlarda milyonlarca insanın sokaklara çıkmasını sağlayan en büyük etken şüphesiz, geleneksel medya oldu. Televizyon başında milyonlarca insan Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın telefon bağlantılarıyla kendini dışarıda buldu. Dikkat çekmek  istediğim bir nokta var. O da şu ki; Cumhurbaşkanı’nın facetime ile, yani bir dijital medya aracılığıyla canlı olarak  yayına katılması ve insanları sokağa çıkarması yine geleneksel medya sayesinde (Televizyon) anlam kazandı. O anlarda, tek başına bir anlam ifade etmedi dijtal medya. Tabii ki özellikle twitterin ve diğer sosyal medya araçlarının insanların organize olmasında her zamanki gibi çok çok büyük etkisi var, bu artık  çok doğal bir şey.  Dijital medya gerçekten durdurulamıyor, dijital medya gerçekten yükselişte ama ipleri tamamen ele geçirebilmiş değil. Geleneksel medyanın bir şeyler üzerinde etkisi hala devam ediyor, bunu bir kez daha görmüş olduk.

Bir de unutmadan;

Reklam, pazarlama gibi daha çok marka ve müşteri odaklı alanlar için geleneksel medya bana göre, dijitale göre daha üstün konumda. Geleneksele ayrılan bütçeler de haliyle çok fazla.

Konu konuyu açmışken…

Artık bazı durumlarda geleneksel medya ve dijital medya iç içe girmiş ve etkişelim içindeler. Örneğin; Bir reklam filmi televizyonda yayınlanırken bir yandan da reklam ajansı tarafından dijital ortamlara uygun haliyle de sosyal ağlarda, paylaşım sitelerinde yer alabiliyor. Bu noktada, reklam mesajının alıcısı konumundaki tüketiciler reklama dair fikirlerini, eleştirilerini paylaşabiliyor ya da diğer tüketicilerle tartışabiliyor. Tüketiciler üretim aşamasında dahi reklam ajansları tarafından sürece dahil edilebiliyorlar.

Bakalım, yolun sonunda ayrılık mı var yoksa sonsuza kadar beraberce mutlu mesut yaşayabilecekler mi?

Konuk Yazar: Yunus Çakır

Leave a Reply