Klasik bir film repliğini marka sözcüğüne uyarlayarak sormak istiyorum “markalaşmak neydi?”

Markalaşmak, lansmanı yapılan ürün veya markanın Twitter’da hemencecik bir çekiliş düzenleyip itibarını tehlikeye atması mıydı? Markalaşmak sosyal medyaya daha ilk adımı atar atmaz potansiyel müşterileri küstürmek miydi? Gerçekten de neydi markalaşmak?

Yazının manşeti “markalaşmak” üzerine olsa da aslında bu makalenin konusu bir online itibar yönetimi vakasıdır. Tahmin edeceğiniz üzere bu yazının baş rolünde bir marka var. Daha doğrusu markalaşma aşamasında olan yeni bir girişim var.

Her ne kadar bu girişim telekomünikasyon gibi büyük bir ekonomiye sahip bir sektörün öncü markasını arkasına almış olsa da aslında tek başına da globalde yarışmaya adaydır. Çünkü mobil, PS, PC olmak üzere oyun sektörü başlı başına büyük bir endüstridir ve bu endüstrinin yerli piyasadaki lideri olmaya aday olan bu platform henüz beta yayınında iken büyük bir hata yaparak sosyal medyada çekiliş düzenledi. Daha doğrusu düzenlediği çekilişi iyi yönetemedi. Bunu tüm markaya mâl etmeye lüzum yok tabi ki süreci yöneten kişilerle ilgili bir durumdu. Kısacası oyun odaklı bu girişim dijital konumlandırma konusunda basite kaçarak temel seviye etkileşim stratejisi uyguladı. Lakin iyi niyetli bir aksiyon olarak yorumlayacağım hediye çekilişi sürecini pek iyi yönetemedi ve biraz sorun yaşadı.

“Gamecell”

Biraz sektör takibi yapıyor ve güncel girişimleri takip ediyorsanız sanırım yukarıda uzun uzun bahsettiğim girişimin Gamecell olduğunu anlamışsınızdır. Öncelikle böylesi bir girişim ortaya çıkarıldığı için çok mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Türkiye oyun sektöründe iyi bir oyuncu olmalı zira Türkiye’nin sahip olduğu genç nüfus çoğu ülkenin toplam nüfusundan fazla…

Ve genç nüfus demek gamer demek…

Gamecell platformunun duyurusu, lansmanı ilk yapıldığında markanın sosyal medyadaki tavrını takibe aldım. O tarihte henüz beta sürümüyle karşımıza çıkmış olan platformda birçok eksik olduğu ortadadır. Adı üstünde site Beta yayınında, yani eksikleri olması normal zaten ben bu makalede platformdaki yazılımsal veya grafik / içerik hatlarından bahsetmeyeceğim.

Konuya epey farklı bir açıdan baktım.

Gamecell kamuoyuna duyurulduktan sonra sosyal medya hesaplarında bir duyuru yayınlayarak Twitter odaklı bir çekiliş yapacağını ilan etmişti. Gamecell’in sosyal medyaya girer girmez uyguladığı bu strateji, kısıtlı bütçeyle sosyal medya yönetimi yapan KOBİ’lerin uyguladığı stratejiden farksızdır.

Hatalı bir strateji demiyorum zira “yarışmak” bir kültürdür. Yarışmak sözcüğü başlı başına bir anlam barındırır ve temlinde etkileşim yatar. Dolayısıyla Gamecell’in sosyal medyadaki bilinirliğini arttırmak için yarışma düzenlemesi normal. Lakin keşke bunu iyi yönetebilseydi.

Marka bilinirliği ve farkındalık için çekilişler düzenlemek, yarışma organize etmek ve takipçilerinize hediye dağıtmak harikadır. Sonuç itibariyle yarışmak etkileşimi doğurur. Markaların tek kaygısı da budur. Fakat sırf etkileşim için tercih edilen “çekiliş” yapma yani hediye dağıtma yöntemi ilkel bir markalaşma stratejisidir.

Hemen her marka tarafından bu yöntemin tercih ediliyor olması ayrı bir yazı konusu zira her marka kendince bir “çekiliş” stratejisi uyguluyor ve bunların artısını eksisini örnekleyerek açıklamak gerekir. Klasikleşmeden yapılan her aksiyon markalaşmaya fayda sağladığını söyleyebilirim. Madalyonun öteki yüzünde ise “çekiliş” sürecinin iyi yönetilmediğinde berbat sonuçlar doğuracak olmasıdır.

Yine Gamecell’e dönecek olursak, Gamecell’in etkileşim veya farkındalık için böyle bir yöntem izlemesine gerek var mıydı diye sorulabilir fakat aslında bu soru da tam olarak bu yazının konusunu kapsamıyor.

Ben de sosyal medya danışmanlığını yaptığım birçok marka için sosyal medya odaklı çekilişler düzenleyerek kullanıcıyla markanın temas halinde olmasını sağlıyorum. Yani ben çekilişlere veya çekiliş aracılığıyla etkileşime karşı değilim. Sadece buna bir strateji ve kurumsallık katılması gerektiğinden yanayım. Ciddi bir PR kampanyası yönetiyormuşçasına çekiliş sürecine hâkim olmak gerekir. Aksi halde her şey birbirine karışır.

Tekrar belirtmekte yarar var benim eleştirdiğim konu Gamecell’in çekiliş yapması, bu yolla etkileşim almaya çalışması değil, çekiliş yaparken süreci kontrol edememesidir. Arkasına Turkcell gibi bir değeri alan Gamecell markasının sosyal medyaya böylesine kötü bir giriş yapması uygun olmadı.

“Biz geldik” demenin farklı yolları varken çekiliş yapmayı, yarışma düzenlemeyi tercih eden Gamecell, sanırım oyun platformu olmanın verdiği o “hikâye”yi kullanarak bunu pekiştirmek istedi. Lafın kısası Gamecell bir oyun platformu ve dolayısıyla Gamecell’in “hikâyesi” oyun. O yüzden çekiliş yani bir oyun süreci kurgulayarak sanırım bunu denemek istediler ve bu nedenle PS4 ve %50 hediye çekinden oluşan hediyeleri dağıtmak üzere bir yarışma planladılar.

Gamecell’in bu yaptığı çok doğru bir karardı demiyorum ama yanlış yaptığını da söyleyemem. Zira “yarışmak”, bu platformu oluşturan temel olgulardan biri. Az önce belirttiğim gibi bu platformun hikâyesini oyun, yarışmak gibi sözcükler oluşturuyor. Çünkü bu platform yarışmayı seven insanlar tarafından ziyaret ediliyor / edilecek. Tek problem Gamecell’in “çekiliş” adı verilen bu yarışı iyi organize edememesidir. Bunun için iyi niyetle planlanmış bu pazarlama stratejisi markayı zan altında bırakan bir online itibar problemine dönüşüverdi.

Yarışma Twitter’da başladığı için sonuçlar açıklandığında da bilhassa Twitter’da, Gamecell ve yarışma sonuçlarıyla ilgili çeşitli iddialar dolaşmaya başladı. Kullanıcılar yarışmanın kurallarıyla, açıklanan sonuçların birbiriyle çeliştiğini iddia etmektedir.

Örneğin kazananlar hangi kriterlere göre belirlendi? sorusu yarışmaya katılan Twitter kullanıcılarının sık sık dile getirdiği ve cevabını merak ettiği soruydu.

Yazıyla ifade edilmesi istenen ve #Gamecell hashtagiyle anlatılması gereken oyun tutkusunu, görsel ve video desteğiyle anlatanlar da olmuştu. Oysa kullanıcılara göre kurallar arasında sadece yazılı tiwitlerin değerlendirmeye alınacağı belirtilmişti. Üstelik hediyelerin görsel ağırlıklı tiwitlere gittiği söyleniyor. Madem görsel ağırlıklı tiwitler kazandı o halde basitçe hazırlanmış görseller niye kazandı? diye düşünenler de vardı. Zira profesyonel görsellere hediye verilmemesi de tepki çekmiş gibi görünüyordu. Son olarak kullanıcılardan bazıları en çok RT – FAV (Like) alan tiwitin kendilerine ait olduğunu belirtmişler. Dolayısıyla hediyeyi kazanacaklarını düşünmüşler. Onlar da ödüllerin neye göre dağıtıldığını anlamamış görünüyorlardı.

Gamecell kendini daha iyi planlanmış yeni çekilişlerle diğer bir ifadeyle yeni yarışmalar düzenleyerek veya belli bir süre için geçerli olmak üzere tüm kullanıcılara indirim uygulayarak affettirebilir. Dijitalleşen dünyada markaların kullanıcıyı/ tüketiciyi kazanması da kaybetmesi de çok kolay. Bence Gamecell’in yaşadığı o süreç bu duruma örnek gösterilebilir.

Konuk yazar: Mürsel Ferhat Sağlam

Leave a Reply