Asıl Maç Saha Dışında Yaşanıyor.

Eveeet.

Geldik yine bir uluslararası futbol turnuvası organizasyonuna daha.

Euro 2016’nın başlamasıyla birlikte “Abi maçlar esnasında fena bomba patlayacak diyorlar” bir grup maçlar için tahminler yürütürken bir diğer grup ise turnuvaya odaklı reklamlar arasında kendi içinde puanlamalar yapıyor, olmuş/olmamış likerti modunda. Yani yapıyordur diye tahmin ediyorum. Şahsen ben en düşük puanımı ve en yüksek puanımı şimdiden verdim bile. Tabi bu skalanın ortasında kalanlara önlerindeki maçlara bakmalarını tavsiye ederim. Ama unutmayalım en kötü olmak bazen marketing dünyasında iyi sonuçlara vesile olur.

Olmuştur, hele ki şu reklam dünyasında. Sonuçta ” fiberliyoruz hobaleyy ” Yani. Hani..

Lakin öyle değildir ! Bir “mutluluk” sahiplenme yarışı var ki, hala bizler gibi kafalar için umut olduğuna işarettir kanımca. En iyisi biz kolaya püskevit batırıp yiyelim, herkes kazansın.

Uzakta bulunan bir dala atladıktan sonra geliyorum yeşil saha reklamcılığından kusmaya başlayacağımız günlerin öncesine. Bugüne. Metin yazan arkadaşların aranjman, beste, altyapı, melodi, tribün marşı işlerine el atabilitesi hayli yüksek anlaşıldığı üzere.

Bakınız;

Bilmem belki tahmin edenleriniz vardır. Benim en kötü puanı verdiğim reklam bu.

Çünkü:

Başaracak ne varsa biz başarıyoruz çok acayibiz filan. Birileri bir engeli tam aşacakken biz gelip arkadaşları kenara ittirip “Size düşmez engel aşmak brolar” dedikten sonra o engeli biz aşıyoruz gibi bir ortam var bu sözlerde.

Skalanın ortasında kalan reklamların her biri farklı özellikleriyle ön plana çıkıyor.

Petlas‘ın reklam metni, Opet’in Arda‘lı takım otobüsü reklamının mizacı (Turkcell’in taksici yaşlı teyzesi copy-paste ama yedirmişler yani), Ülker‘in mutluluğu rakiplerinden farklı olarak turnuvaya entegre edişi gibi.

Birinci Nike. Bu reklam yayına girdğinde henüz turnuvaya katılım hakkı bile elde edememiştik. Fakat bitti demeden bitmez mottosundan ve Arda Turan’dan kurtulamayacağımızın mesajlarını da vermesiyle güçlü görünüyordu açıkçası 🙂 Ama elde bunlar vardı. Bayrampaşa sokakları, mahalle futbolu, amatör ruh vs. Nike global boyutta sağladığı başarısını her zaman yerel pazarlara güzel indirgemiş ve uygulamıştır zannımca. Öncelikle belirtmek isterim, halen “evet bu” diyebileceğimiz bir reklam çıkabilmiş değil aslında turnuva öncesinde ve devam eden bu süreçte. Yani Nike’ın bu kampanyası hala boşluğu kimsenin hakkını vererek doldurmaması nedeniyledir. Ama rakiplerinin hepsinden önce işe koyulmuş olmasının ve prodüksiyonun etkisiyle olsa gerek, zaruri bir liderlik şu an Arda’nın soyunma odası konuşması yaptığı şu görüntülerin efenim.

Evet abi, harbiden Arda peşinde koşmasak gibi sanki artık. Ama işte.

Kaçırdığım atladığım kampanyalar olmuştur ve bunların dışında daha uzun bir süre yeni işler ortaya çıkacaktır ve sıralama değişecektir. Turnuva bu sefer daha önce olduğu gibi sadece sahada değil yani. Görüş ve yorumlarınızla katkıda bulunursanız bu dev sektörün EURO 2016’sının 90+’larını yapabiliriz.

Leave a Reply