Türkiye’de özel televizyonculuğun tarihi köklü değildir. 1989 yılında Star Tv ile başlayan özel televizyonculuk dönemi domino etkisiyle büyüdü. İlk on yıllarında acemiliklerinden- ki bu televizyonculukta serbest  piyasa kuralları nasıl işler bilmemeleri, TRT’nin de bunu öğretmemiş olmasından gelir- samimi ve daha soluk kurumsal kimlikli göründüler bize.

Derken milenyuma girişle birlikte dünya çapında televizyonculuk farklı yerlere gitmeye başladı. Doksanlardaki ilk amacı eğitmek, düşündürmek feri amacı ise eğlendirmek olan kanallar, milenyumla birlikte daha yeni globalleşmeye başlamış bir rakiple karşı karşıya kaldılar ki bu da internetti.

Bu da demek oluyor ki politika değişikliği şart olmuştu. Artık ilk amaç eğlendirmek, izleyiciyi tabiri caizse bağımlılık etkisi yapacak dramalarla televizyon başına bağlamak olacaktı. Böyle de oldu. Doksanlarda prime time’da yayınlanan tartışma programları saat on bir sonrasına bırakıldı. Müzik programları teker teker yok oldu gitti. Belgeseller ancak RTÜK yayın cezası sonucu verilmeye başlandı ve rakibleri internet gitgide güçlendikçe kanallar politikalarını marjinalleştirdiler. Daha az masraflı daha uzun süren yayınları yayına soktular. İlk olarak bir prime time 1, prime time 2 olayı tarihe karıştı. Tek yayınla bir akşam çıkarılmaya başlandı. Sonra diziler de masraflı gelmeye başladıkça daha az komplike ve marsaflı, yarışmalara yönelim başladı. Ki bu da bazı kanalların sonunu hazırladı.

Bunun en güzel örneği de Show Tv olacaktı. Ilıcalı’ya ardı ardına yaptırdıkları yarışma programları tuttu ama Ilıcalı’da işlerinin rating getirdiği gördükçe masrafını yükseltti. Kanal artık son zamanlarda neredeyse tamamıyla Ilıcalı prodüksiyonlarıyla geçinir hale getirildi ve birden Ilıcalı Show’u kendine borçlayarak çekip gidince, Show’un hali sudan çıkmış balık gibi oldu. Çırpınırken de Çukurova grubu iflas etmiş bankasının devlete olan borçlarını ödeyemeyince TMSF’ye geçti. Karaahmet’in bu duruma çok üzüldüğünü düşünmüyorum, sonuçta o da kanalı elinden çıkarmak için fırsat kolluyordu. Ayrıca kanalda çalışanlar bile kanaldan alacaklı durumdaydı.

Diğer taraftan Turkuvaz Medya adıyla medya sektörüne giren Çalık Grubu da umduğunu bulamadı ve sektörden çıkmak için göz kollar oldu. Yakın zamanda TNT kanalıyla hezimete uğrayan Warner Bros. Bu seferde ATV’nin peşine düştü ve yakın zamanda kurum yetkilileri ATV yönetimiyle buluşarak devir işleminin genel çerçevesi üzerine görüştü.

Bunun bir örneği de beş altı yıl evvel İhlas Holding’den TGRT kanalını satın alan FOX International ile oldu. Kanal ilk başlarda bocaladı ama sonra Türkiye pazarında nasıl hareket etmesi gerektiğini düşe kalka öğrendi –her ne kadar A ve B1 ses grupları bu kanalın içeriğini hiç beğenmese de- dev kanallar listesine girdi.

Son olarak diyebilirim ki medya sektörü için çok hızlı geçen son yirmi yılda Türk medya dünyası da hızlı bir şekilde değişti. Yerel yatırımcı aleyhine roller değişti. Amerikan yayıncılık ekolü etkisiyle de ulusal televizyonculuğun hiç informatif bir özelliği kalmadı ve büyük bir yoğunluk freaky show’lara verildi. Bakalım gelecek on yılda büyük ihtimalle zirve de olacak IP Tv anlayışıyla medya nerelere gidecek?

Konuk Yazar: Ozan Öner

Leave a Reply

1 comment

  1. elturco78

    gideceği yer belli, hatta aslında yıllardır aynı noktada yani foseptik çukurunda, 15 sene öncesinin haftasonu programları ile bugünün haftasonu programları arasında sadece isim farklılığı var, o zamanlar meşhur başka şarkıcı ablaların etekleri rüzgarın azizliğine uğrardı şimdi başka ablaların…o zamanlar ünlü işadamı Mr. X, ünlü manken Miss X ile bir haftalık seviyeli birlikteliğinin sonucu opel vectra alırdı, şimdi vizite pahalandı ve jeep alıyorlar…15 sene de bir milim ilerleyememiş, hala aynı dinozorların yönettiği kanallardan gelişim beklemek de ne kadar doğru o da ayrı bir konu.. ayrıca digital platformların çağında (digitürk 2.5 milyon abone, d-smart 1.5 milyon abone) 4 milyonluk bir net ve gerçek izlenme oranları varken kim olduğu belli olmayan ve daha önce defalarca programcıların deneklere para vererek kendi programlarını izlettiği kesinleşen 2 bin kişi ile reyting ölçtürkmek ve her türlü rezilliği halk bunları izliyor biz ne yapalım ayağına yatarak zorla yayında tutan tv’ler foseptikde kalmaya devam edecektir…akşam haberleri sonrasında başlayan ve de gece yarısına kadar giden geçen haftanın özeti, bu hafta, bu haftanın özeti yayın akışını seyredecek kimse kalmadığını farkettiklerin de ne olacak acaba…