Reklam Ajanslarında Staj Bulmanın 4 Bronz Kuralı

Yazarı Twitter’da:

İster 10 altın kural deyin, ister 20 gümüş öğüt…

Reklamcı olacağım diyerek yola çıkan çoğu kişinin sektörden yediği ilk tokattır diyebilirim staj. Yaptığım 3 farklı staja dayanarak tereddütsüz söylüyorum bunu. İlgili bölümlerde okumaya başladıktan sonra 3. ve 4. sınıfa gelen tüm reklamcılık ve iletişim öğrencileri, hele de az çok ileri görüşlü davranabiliyorlarsa stajın ne kadar gerekli olduğunu zaten biliyorlardır.

Mezun olduktan sonra, ‘hadi şimdi de staj zamanı’ diyenleri ise bir kenara koyuyorum. Canlarımız onlar bizim. Lafı fazla uzatmadan hemen sadete gelelim. Son sınıf öğrencisiyiz, bize gerçekten katkı sağlayacak ve süre sınırı olmayan bir staj arıyoruz.  Diyelim ki staj başvurusu yapmaya karar verdiğimiz ajansın ismi ‘Tayyere Wolrdiwide’ olsun. Türkiye’nin en büyük ajanslarından biri olan ve birçok güzide işe imza atan bu ajans ise önüne gelen herkesi bırakın staja almayı, muhattap bile olmuyor diye düşünelim. Hatta ve hatta bırakın muhattap olmamayı staja alacağı kişilere nero bilmem ne testler yapıp onların beyin dalgalarına, başka dalgalarına baktığını düşünelim. Bu durumda, yıllarca el bebek gül bebek okumuş, hocaların ve okulun gazıyla kendini reklamcı zannetmeye başlamış genç kardeşlerimin ise vay haline!

Kural1: (Data bankası ol panpa)

İster İstanbul’da okuyalım ister Van’da. Öncelikle sektörü çok iyi tanımamız gerekiyor.

Farz edin ki bir gün, Tayyare Worldwide ajansında çalışan herhangi bir kişiyle aynı ortamda bulunduk ve hasbelkader bir muhabbetin içine girdik. Bu kişiyle akıcı ve yoğun bir şekilde, entellektüel ağabeyler gibi sadece 3 dakika muhabbet edebilecek durumda mıyız? Edebilenler bir adım önde olacaktır baştan söyleyeyim.  Bunu farazi bir örnek olarak  kabul edelim, siz ne demek istediğimi anladınız. Ağzınızdan çıkan her kelime, sizin biriktirdiklerinizin bir yansımasıdır diye bir söz vardır diyeceğim ama öyle bir söz yok, olsaydı kaale alınırdı herhalde! Neyse, sonuç olarak sanatı manatı zırtı pırtı kendi alanınızda yani reklam sektöründe kendi özgün düşüncelerinizi oluşturun ve oluşturduğunuz düşünceleri dibine kadar savunabilecek yeterliliğe erişin!

Kural2: (Kendini geliştir koçum)

Kural1 hiçbir zaman tek başına bir işe yaramaz. Sektördeki tüm yarışmaları, tüm ödül törenlerini, tüm yapılan işleri ve künyelerini, dünyaca ünlü yarışmalara eklenen tüm yeni kategorileri, Tayyare Worldwide ajansındaki x reklam yazarının 2 yıl önce mojito içerken twitter üzerinden paylaştığı fotoğrafı bile hatırlıyor olsak yine de yetmez, yine de yetmez. Ajanslar yeteri kadar data bankasına sahip zaten.

Yıllardır kulağımızın dibinde söylene gelen ‘kendini geliştir koçum’ kuralı da burada devreye giriyor işte. Okumak, yazmak, gezmek ve  gözlemlemek ise bu kuralın en temel yapı taşları.

Çektiğimiz kısa filmler, yazdığımız yazılar, oluşturduğumuz ‘farklı’ bloglar,  çizdiklerimiz ve karaladıklarımız bize ekstra bonus puanları fazlasıyla getirecektir. Yani evden okula, okuldan eve gidip izlenen reklamlar hakkında yüzeysel atılan tweet’ler sizi hiçbir yere getirmeyecektir. Madem reklamcısınız madem marjinalsiniz; buyrun gelin Fikircok.net’te kendinizi ifade edin. Kitlelere ulaşın, fark yaratın vs. Öldükten sonra zaten yatacaksınız, yaşarken koşmayı deneyin. Lakin tüm bunları bir kahve otomatı zihniyetiyle de yapmamak lazım. Kural4 bu konuya etraflıca değiniyor.

 Kural3: (Fark yarat ceylan gözlüm)

Tüm hazırlıkların, gerek maddi gerek manevi anlamda hazır olduğunu düşünelim. Artık bir ajansın kapısından girip ‘işte genç senin masan’ burası dedirtme aşaması gelmiş oluyor artık.

Olayı biraz daha spesifikleştirelim ve kreatif ekipte yazarlık için staj başvurusu yapacağımızı varsayalım.

Yapmamız gereken tek şey; info@tayyareworldwide.com.tr adresine bir mail atmak değil tabii ki.

Şansımızı yoka yakın ya da milyonda bir seviyelerine indirmek istemiyorsak zekice kurgulanmış bir başvuru fikri, akla ilk gelen yollardan biriymiş gibi duruyor önümüzde.

Ama yok benim 7 ceddim Robert Koleji mezunu, dayım bilmem nerenin Kurumsal İletişim Müdürü, 4 farklı dil biliyorum ve Kars benim için bir il değil, ingilizcede yer alan plural bir kelimedir diyorsanız; illaki bulursunuz siz bir şey, benim sözlerim sizlere değil, bizlere.

Neyse, bulduğumuz yaratıcı fikir, ajansa kendinizi kargolatmak ve kreatif direktörün önünde ‘ce eeee’ diye kutudan çıkmaksa iki kere düşünün ki bunu neredeyse yapacak olan bir arkadaşım vardı zamanında. Kendisinin şu an maaşlı sigortalı işi var gençler, dikkat edin ve kariyerinizi başlamadan bitirmeyin. Sektörümüz oldukça alçaktır, adınız çıkmayagörsün…

İşte burada ise topu size atıyorum. Yaratıcılık kelimesi size ürkünç geliyorsa ‘farklı’ kelimesini kullanın. Ama her durumda ‘kariyer.net’ vasıtasıyla hazırladığınız belgeyi göndermeyin Tayyare Worldwide ajansına.

Kural4: Kocaaaaa Sir Ken Robinson bile ‘okul yaratıcılığı öldürüyor’ demişken, okuduğumuz okulla, not ortalamamızla, kulüplerdeki aktivitelerimizle ajansların bizi havada salto atarak kapacağını düşünürsek polyanna bile oturur ağlar. Olmazsa olmazınız okul değil sektör olmalı. KPSS de bir seçenek hatırlatırım. Ben 4.00 üzerinden 3.97 not ortalamasıyla mezun oldum demeniz bir işe yarasa bile 3.ayın sonunda ”seni çok seviyoruz ama buraya kadar” diyebileceklerini aklınızdan çıkarmayın. Pişmeye bakın ve sağlam yerlerde pişin. Tavsiyem Serdar Erener külliyatına bulaşmamanızdan yanadır.

Sözün kısası;

‘Maalesef şu an stajyer (bu yazıya da göz atın) alımı yapmayı düşünmüyoruz. Ama siz yine de cv’nizi bize ulaştırın. Gerekli görüldüğünde biz size döneriz.’ diyen ajanslar bile farklılık karşısında direnemezler. Yaratıcılık tüm kişi ve kurumların üzerindedir. Yaratıcılık, basitliktir. Basitlik ise karmaşanın ta kendisidir. Yaratıcı olun!

Ortaya koyduğunuz ‘yeni şey’ her ne ise; sizi bir adım öteye götürecek şey de odur.  Ünlü reklamcıdan ‘staj bulmanın ya da reklamcı olmanın 100 farklı püf noktası’ diye bir kitap piyasaya sürülse, eminim binlerce satar ama siz kanmayın böyle şeylere.

Milyon tane madde de okusanız, sonunda tüm maddeler özünde tek bir maddeye bağlanır arkadaşlar; ‘senin diğerlerinden farkın ne?’

Reklamcı olmanın tek bir yolu vardır o da içindeki cevheri ortaya çıkaracak, sizi yoğuracak ustaların yanında bulunmaktır.

Açık olun, okuyun, gezin tozun, üretin, konuşun, gözlemleyin, müzik dinleyin, karşınızdakini dinleyin, asi olun, vicdanlı olun, koşun, zıplayın, tartışın, kavga edin, barışın, yeni insanlarla tanışın, hayatı her yönüyle yaşayın…

İleri seviyede Excell yazan kursların önünden geçerken gülün. Excell’in de Powerpoint’in de canı cehenneme, birileri zaten sizin yerinize bunları öğreniyor, rahat olun. Bunlara itibar etmeyin. Robotlaşmayın, farklılaşın. Dil öğrenmeye Türkçe’den başlayın. Portfolyonuzu öncelikle Türkçe hazırlayın. Kendi dilinizde ustalığa erişin ki; ”ingilizce bilmiyorsanız reklamcı olamazsınız” diyen işverenlere güzel güzel cevaplar verin. Unutmayın ki ajanslar İngilizce bilen insanlarla doludur ama asıl parayı Türkçe’yle dans eden reklam yazarları kazanır. Siz yine de dil öğrenin, kendinizi geliştirin ama Türkçe’nizden vazgeçmeyin. Hedef kitleniz bu ülkede Türkçe konuşuyor bunu sakın unutmayın!

500T’ye binin. Sanat galerilerine gidin ama sanat eserine değil o esere bakan insanları inceleyin. Evlenin. Meslek etiğini nedir ne değildir öğrenin.

Eğer ki ben genius değilsem ve herkes gibi ortalama bir insansam ki çoğu özendiğimiz insan herkes gibi ortalama bir insandır; genius gibi durmanın bir yolunu bulmamız gerekiyor. Bu yol da farklılıktan geçiyor. Kendinizi paketlemeniz lazım. Şişenizin üstüne ‘doğal kaynak suyu’ mu yazacaksınız yoksa ‘%100 naturel” mi işte bu sizin kararınız.

Katılırız ya da katılmayız ama en azından gülüşüyle bile bir farklılık yaratan, insanlara yeni bir şey sunan kişiler bizim bir adım önümüzdedir

O yeni şeyi bulmak ve sunmak dileğiyle,

Sağlıcakla kalın.

*20 binden fazla insan yanılıyor olamaz, gönül rahatlığıyla takip edebilirsiniz efendim:

Leave a Reply

16 comments

  1. tasarımcıabi

    paşam iyi güzel söylüyorsun da biraz karamsarlık olmuyor mu? bu kadar büyütmemek lazım ve okulu da bu kadar yabana atma derim.

    -1
  2. Seray Çırak

    senior stajyer haklı. hatta iyi bir tablo bile çizmiş. sadece reklamcılık okuyanlar değil neredeyse tanıdığım bütün psikoloji, sosyoloji, arkeoloji, sinema-tv, işletme, bilgi işlem, bilgi teknolojileri, x dili edebiyatı okuyan kişiler reklamcı olmak istiyor günümüzde. rekabet öyle feci durumda ki, bırakın işe girmek, stajyer olarak girmek için bile çarpışan binlerce kişi var. tanıdık bulacaksın yetmez, farklı olacaksın yetmez, dayanıklı olacaksın yetmez… zor, çok zor.

  3. didem

    bence de haklısın senior ama dediklerini yapsak bile bahsettiğin bazı kişilerin önüne geçmek çok zor, torpil yani cancağım onu netcez?

  4. Selami Durmaz

    büyük ajanslarda staj derdine düşmektense daha küçük ajanslarda staj yapmalıyız bence.asıl mesele bu.

  5. memo

    ne kadar acı olsa bi o kadar da dediklerin dogru. sektor cok acımasız

    -1
  6. didemania

    Bundan 5 sene bir ajansta 1 sene staj yaptım ve hiçbir şey söylenmeden stajım sonlandırıldı. Verilen emekler? Geceli gündüzlü çalışmalar? Kanını em ve bırak. Tek amaç bu. Ver yemeğini çalışsın köpek mantığı. Bu konulara da değinsen güzel olurdu sen de muzdaripsin sonuçta

    -1
  7. samet

    bunlar sadece kendi deneyimleri bir başkasının aynı seyleri yasayacagı konusunda eminlik yoktur .

  8. meireles

    sen her kimsen her neysen, okurken dudaklarım titredi lan. 500t ye bının nedır abı yemın edıyorum sen haklısın.

    samet: sen bir gün staj başvurusu yap bak cevabını alackasın

    noktası virgülüne katılıyorum. reklamcı olmayı çok isterken vhki olmuş bir gencim. ulan ağlıcam mk 🙁

  9. Ece

    Yav senior abi sen beni twitter bile geri takip etmiyorsun bırak staj başvurularına bakmayı. Zalim Dünya.

  10. Senior Stajyer

    Ece’cim twitter’dan bul beni 🙁 Üzdün çok…

  11. kurti

    piyasada yanından bile geçemeyecek 4 reklam fikrim var…

    not: 500t ye binmem…reklamcılık hayal dünyası geniş insanların işi ve ben hiç gerçek hayatta yaşamadım…

  12. kurti

    bazı görüşmelerim var ve yakında buradan paylaşacağım. reklam şirketlerini boşverin. fikriniz varsa örneğin avea reklam departmanıyla mailleşin ve reklam fikrinizi oluşturduğunuz dosyayı noterden onaylattıktan sonra gönderin…

  13. kurti

    4 yılda 33 bin euro aldım sadece fikirden…türkiye finans, lig spor ayakkabı , didi içecek ve petlasa fikir sattım 2si çekildi diğer 2si bekliyor…

    -1
    • ceyhun

      bi mail adresiniz varmı (:

  14. Jnr President

    ay em redi! Kam on!

  15. hediye

    Yahu ben daha küçük de olsa staj yapabileceğim bir reklam ajansı bile bulamıyorum bu daha acı değilmi