Benim doğduğum döneme denk gelen ve çocukluk yıllarımda izlediğim çok güzel bir diziydi, Çiçek Taksi !

Aslında bütün mesele o 56 Chevrolet taksiyle başlıyor. Derken, toplumsal yaşantımızda daimi yer edinen taksicilere geliyor. Sonrasında hepimizin güvenini kazanan “semt taksicileri”, pek çok dizi/filmde karşımıza çıkan taksi şoförleri diye devam ediyor.

O zamanların esprisi güvendi !

Pek çok pazarlama iletişimcisi gibi benim de öğrendiğim temel etken, bir marka için oluşan güven, marka sadakatini doğurur. Marka sadakati ise o markanın hisse paylarını yükseltir. Gerçi her ne kadar değer ve fiyatlandırma aynı şey olmasa da, günümüz değer ekonomisi içerisinde biçilen paylar üzerinden ticaret yapılır. E sonuçta taksiciler bir ticari faaliyet yaptığına göre, en temelde güven inşa etmesi ve sürekli yenilenen tüketici isteklerine cevap vermesi gerekir.

Özellikle bugün endüstri 4.0’dan bahsettiğimiz teknoloji çağında kurumların, olguların ve yaşam tarzlarının yerini, alternatifleri çok kolay bir şekilde alabilmektedir.

Teknolojinin gelişmesiyle McLuhan’ın da dediği gibi, dünya küresel bir köye dönüştü. Tabi ki iletişim ağları sayesinde. Haliyle artık herhangi bir yerde herhangi bir zaman diliminde yaşanan olaydan hemen haberdar olabilmekteyiz.

İşte tüm bu gelişmeler paralelinde günümüze baktığımız zaman taksicilere olan güven sarsıldı. En basit haliyle son dönemde çıkan “taksi” haberlerine baktığınız zaman çoğunun olumsuz olduğunu görürsünüz. Artık insanlar, o meşhur “sarı taksiciler” ile olan güven bağını giderek koparmaktalar. Tabi ki bunun pek çok nedeni var. Buraya yüzeysel olarak değinemeyiz lakin, taksilerin gelişime ayak uydurması ve güveni tazelemesi adına girişimlerde bulunması gerekiyor. Yoksa “yıkıcı yararcılık” karşısında pek şansları yok gibi duruyor.

Nasıl ki filo kiralama işi, araç kiralama sektörüne yıkıcı bir yaratıcılık örneği olduysa Uber‘de taksi için aynı konumda gözüküyor.

Yerel ağda bir taksi filosu kurulup alternatif mi oluşturulur? Bilemem. Ama gelecekte yer alabilmesi için bir adım atılması gerekiyor.

Şimdi bu sektördeki kişiler şunu diyebilir;

– Bir kaç tane kötü örnek çıktı diye vaz mı geçecekler?

Ya da;

– Bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçen gördün mü?

Hemen şöyle cevap vermek isterim.

İnsanlar su içmekten vazgeçmez ama başka markadan alır!

Neyse dediğim gibi en temel mesele, güven!

O zaman şu soruyu soralım.

– İnsanları geleneksel taksicilerden vazgeçiren sebepler neler?

Olayın özünde, mesele yeni bir işletme modeli kurup bir alternatif yaratmak mı? Yoksa, zaten pek çok konuda güvensizliği olan müşterilere karşı güven beslemesi yapmak mı?

Cevap sizin…

Leave a Reply