Toplumsal Kontrol Mekanizmalarının Bireyselleşme Önündeki Engelleri Nelerdir?

Günümüzde,

toplumsal kontrol mekanizmaları bireyi ve bireyselleşmeyi direkt olarak etkilemektedir. Birey günümüzde kendi kararlarının, kendi fikirlerinin toplumsal düzen ve ahlaka ters düştüğünü düşündüğü an kendi hür fikrinden veya kararından vazgeçme potansiyeli taşıyor. Bunun en büyük nedeni ise toplumun düzenine ve ahlaki değerlerine uyum sağlama çabası içine girmesidir. Popüler kültüre uyum sağlama çabası bunun en güzel örneklerinden birisidir. Birey, toplumda popüler olan tutulan herhangi bir düşünceyi, akımı sahiplenme, aynısını gerçekleştirme ihtiyacını kendinde o kadar hissediyor ki bir birey olmaktan çıkıp, toplumdaki binlerce, milyonlarca aynı yüzden, fikirden, düşünceden birisi haline geliyor. İnsan doğası gereği yalnız yaşayamayan, toplumsal aidiyete ihtiyaç duyan bir canlıdır. Bu toplumsal aidiyet duygusu bireyi, toplumdaki insanlardan herhangi birisi olmaya zorluyor.

Toplumsal aidiyet duygusunun doğurduğu bu sonuç ise bireyin kendi düşüncesini saklamasına veya ifade edememesine neden oluyor ve bireyin hür düşüncesinin oluşmasına engel teşkil ediyor. Yaşadığımız yüzyılda bireyselleşmenin önündeki engellerin artmasının temel nedenlerinden birisi de medya ve iletişim teknolojileridir. Medya ve iletişim teknolojileri yarattığı tek doğru kavramıyla toplumda var olan birkaç görüşün en doğru veya tek doğru olduğu düşüncesini bireye aşılıyor.

Bireyde dışlanma korkusunun yarattığı etkiyle var olan tek doğruya uyum sağlıyor, onu benimsiyor ve bireyselleşmeden uzaklaşıyor. Birey bu yaratılan tek doğru kavramını benimsediğinden çoğu zaman haberdar olmayabiliyor. Birey, toplum tarafından kendisine dayatılan veya sunulan doğruları içselleştirdikçe, kabul ettikçe bireyselleşmesi tehlikeye girecektir. Hür düşünceden uzak birey, toplum tarafından empoze edilen düşünceleri bazen aidiyet  duygusuyla, bazen dışlanma korkusuyla bazen de hiç farkında bile olmadan kabul eder. Bunun yarattığı sonuçta şüphesiz, toplumdaki tek tip bireydir.

Tek tip birey, tek tip düşünce, toplumdaki hakim sınıflar aracılığıyla da yaratılabilir. Bireyler üzerinde etkisi olan hakim sınıflar düşüncelerini, fikirlerini bireye empoze etmek için medya ve iletişim teknolojilerinin yarattığı suni ortamı da kullanarak bireye çok rahat bir şekilde ulaşabirler. Ortak düşünceler, ortak yaşayışlar bireye gerek medya gerek iletişim teknolojileri gerek diğer toplumsal kontrol mekanizmaları aracılığıyla o kadar kolay  ve güçlü bir biçimde aktarılır ki bireyin ortak düşünmekten, ortak yaşamaktan başka seçeneği kalmaz çoğu zaman. Ve genelde bunun farkında bile olmaz.

Toplumsal kontrol mekanizmalarının sebep olduğu ‘bireyselleşememek’ bireyi özel olmaktan çıkarıp, sıradan bir hale getiriyor. Öyle ki, birey ancak kendi hür düşüncesine sahip olabildiği ve onu uygulayabildiği zaman birey olma vasfına tam anlamıyla ulaşabilir. Ancak günümüzde birey toplum tarafından  beğenilmek, saygı görmek, takdir toplamak adına kendisisinden, kendi benliğinden uzaklaşıp toplumsal kontrol mekanizmaları ile oluşturulan tek tip birey, tek tip düşünce, tek tip yaşam biçimine uyum sağlayacak duruma geliyor.

Saygılar,

Yazar: Yunus Çakır

Leave a Reply