27 Şubat Dünya FMK Günü / Faili Meçhul Kıyaklar

blank
blank

Faili Meçhul Kıyaklar

Bilenler bilir, yapması gerekeni yapar diye düşünüyorum. Bilmeyenlere FMK nedir birazdan açıklayacağım. Önce FMK’nın mucidi Tunç Kılıç’ı takdim etmek isterim. Şaşkınlık verici bir eğitim ve iş hayatı var Tunç’un. Bir çok tesadüfi olayla yurtdışında iyi bir üniversiteyi ve masterı bitiriyor. İlk işinden patrona; ‘kızına aşık olduğunu’ söylediğinden dolayı kovuluyor. Türkiye’nin önde gelen markalarında bir çok görevde bulunuyor. Günün birinde canına tak ediyor ve istifa edip hayatı yaşamaya başlıyor. Kendisinin deyimiyle ufak tefek yaramazlıkları için yetecek kadar para kazanması gerektiğinden freelance olarak danışmanlık ve yaşam koçluğu yapıyor. 2005’den bu yana fikiratolyesi.com’u yazarak, haylazlık peşinde koşuyor. En çok ses getiren işlerinden birisi de FMK hareketi. Kendisini hiç bir ortamda iletişimci olarak tanıtmayan Tuç’un yaptığı iş tüm iletişimcilere ilham niteliğinde. Şöyleki;

Tunç içinde munzır, yaramaz bir çocuk besliyor. FMK’da bu haylazın eseri. Faili Meçhul Kıyak Hareketi. Her hangi bir yerde, canınızın istediği zaman yapabileceğiniz bir haylazlık. Bizim meşhur virallerimizin aksine; kimseye  bir zararı yok.  Çok eğlenceli ve bağımlılık yapan bir iş. Tek bir kuralı var; hareketin daha çok kişi tarafından duyulması ve karışıklık olmaması için arkanızda FMK kartlarından bırakmak. Amaçsa çok basit; tanıdık, tanımadık her hangi birine ufak bir kayak yapıyoruz. Bazen bir bardak kahve,bazen otobüs veya sinema bileti oluyor bu kayak. Hatta gişelerde veya otoparklarda arkanızdaki aracın ücretini ödeyip, görevliden kartı teslim etmesini de isteyebilirsiniz. Bir sınırınız veya kuralınız yok. (Nitekim Tunç bu konuda master yaptı. Çok eğlenceli işlere imza attı, hepsine sitesinden ulaşabilirsiniz.)  Tabi tüm bunları yaparken açığa çıkmamanız gerekli. Tam burda devreye FMK kartları giriyor. Hem bir karışıklı veya unutkanlık durumunun olmadığı gösteriyor hem de kimliğinizi gizliyor. Bu munzır oyunun gidişatını gören Tunç oyunun çıkış günü olan 27 Şubat’ı Dünya FMK günü ilan etmiş. Olur da bir gün milyonlarca kişiyle birlikte kutlarız bu günü diye düşünüyor.  Bizde kapitalizmin elçileri olarak bu güne destek çıkmamız gerek diye düşünüyorum. Canımız sıkıldıkça özel gün icat eden bizlerin FMK’yı notlarımızın arasına eklememiz gerekir diye düşünüyorum…

Buraya kadar güzel güzel okudunuz, keyfini çıkarttınız, afiyet olsun. İş bu kısımdan sonrası eleştirel bir makaleye, sıkıcı bir yazıya dönüşeceğini, okumayıp es geçenlerin bir şey kaybetmeyeceğini belirtip baştan uyarıyorum. (Ee stajer effendi; can çıkar huy çıkmaz.) Burda olanlar hele bir bardak çay doldursunlarda devam edelim.

Bak çay dedim aklıma geldi size de danışayım. Şahsım ağzımı açmadan biri açık üç çay söyleyebiliyorum masaya. Acun’a gitsem beni yetenek sizsiniz’de yarı finale bırakır mı acaba? Türkiye şartlarında hiç sanmıyorum. Zira benim bu yaptığımı bu topraklar çayın tadına bakmış hemen hemen herkes yapabiliyor. Katherine Hanım bile bunu becerebilir diye düşünüyorum. Yani? Yanisi; iletişime geçmek için illaki konuşmamıza gerek yok. İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa deyimi amerikan oyunu kanmayın inanmayın. İnsanlar bakışarak, koklaşarak hatta sevişerek anlaşabilirler.** Yani iletişim kurabilirler. Hepimizin gözü kapalı anlaştığımız, konuştuğumuz zamanlar olmuştur.  Sonuç olarak iletişime geçmek içinde, iletişimde kalmak için de; ne İstanbul Türkçesi, ne de ingiliz aksanına ihtiyacımız yok.(Ülkecek konuşmayı pek beceremiyoruz zaten.)

İletişim dünyasındaki herkesin özellikte fark yaratabilecek noktalardaki insanların aklından çıkartmaması gerekende budur. İletişimin öyle bir kaç kural, kaideyle tanımlanacak bir yöntemi yoktur. Tamamen iletişimi kuranla, iletişim kurulan arasındaki ilişkiye ve yaratıcılığa kalmış bir konudur. Bize düşen ise iletişime yeni yollar açmak, var olanların daha etkili olmasını sağlamak. Bu açıdan bakılınca FMK hareketi en basit şekliyle insani bir iletişim ve rahatlama yolu. Herhangi bir markanın benzer bir viralle yaptığı kampanyanın ulaşabileceği rakamları hepimiz biliyoruz. (En basitinden FMK’nın (şu anki durumdan ayrı safi fikir olarak bakıldığında) bir marka sponsorluğunda milyonlara ulaşması muhtemeldir.)

Reklamcılar ve iletişimciler olarak bir çoğumuzun öyle kasıldığımız kadar büyük işler yaptığımız söylenemez. Yapmamız gereken ise çok basit. Bir insana (hedef kitleye) dokunmak. En doğal insani gereksinimlerden olan iletişimi de aracı kılmak. Hem insanlığımızın, hem de işimizin gereğini yerine getirmiş olarak kenara çekilip yaptığımız işin keyfini çıkartmak. Yaptığımız işlerin, ulaştıkları noktaların keyfini çıkartmak hepimizin en doğal hakkı. Aynı zamanda beslendiğimiz hayati damarlardan biri. Unutmamamız gereken; yaptığımız işin hem yaşamak kadar basit, hem de çok yorucu bir iş olduğudur.

Hepinizin Dünya FMK günü kutlu olsun. Faili Meçhul Kıyaklar peşinizi bırakmasın.

**Bu konuda bana katılmayan arkadaşlar; bu günü de fırsat bilerek bir kaç tane FMK hareketinde bulunsunlar ne demek istediğimi anlayacaklardır. (Denendi garantili %100 çalışıyor.)

Konuk Yazar: Yunus Emre Akan

Leave a Reply

3 comments

  1. blank

    Pelin Ergün

    Sokakta gerçekten kalp krizi geçirsek kimse dönüp yardım etmeyecek çünkü insanlar gerçek mi fake mi olduğunu kestiremiyor. Çok da haksız sayılmazlar.İlaç alacağım diye soymaya kalkıp gasp eden, kızım beni şuraya götürür müsün diyip kaçırıp organ mafyası çıkan psikopatlarla dolu etraf. Çünkü normallik bu hayat şartlarında bizden çok uzak, kimi parasızlıktan, kimi itilmişlikten kimi de başka sebeplerden kafayı sıyırıyor. Sonrası cinayet, gasp…vs.
    FMK’ye gelince, gerçekten özgün bir hareket ve insanlığın iyiye gidebileceğine işaret ediyor. En güzel tarafı da sanırım karşılıksız olarak iyilik yapmak. En büyük psikolojik tedavi bu olsa gerek. Karşılıksız iyilik yap, mutlu et ve sonunda mutlu ol. Aslında daha fazlasını da beklemeye gerek yok hayattan. Şu kartvizitlerden ben de taşıyacağım, sadece taşıması bile iyi hissettirir. Fikrinize sağlık.

  2. blank

    leydi

    bu yazıyı okuyarak hayatımdan 5 dakkayı çöpe atmış oldum…

  3. blank

    Pelin Ergün

    Herhalde 5 saniyesini de şu yorumunu yazarak…