blank

Hafta sonu Cem Yılmaz’ın  son oyunu olan CM101MMXI FUNDAMENTALS’ın  film gösterimine gittim. Açıkçası Cem Yılmaz yine kendinden bekleneni vermiş diyebilirim.  Daha gitmeyeneniz varsa şiddetle tavsiye edilir.

Fakat  benim değineceğim husus oyunun kendisinden çok pazarlanışı ve verdiği mesajlarla ilgili.

Hepimizin bildiği gibi Cem Yılmaz reklam ve pazarlama dünyasına profesyonel bir giriş yapmıştı. Daha sonraları farklı şekillere bürünse de gerek yaratıcı ekipte gerek de oyuncu olarak sürekli reklam sektörünün önemli bir figürü oldu. Yani artık kendisi de bir reklam ve pazarlama profesyoneli diyebiliriz. Ama bunların ötesinde aslında o her projesi ve  her anlattığı ile bizlere birer pazarlama dersi veriyor.

Tabii ki şimdi Cem Yılmaz’ın tüm konuşmalarının içinden sizlere pazarlama fikirleri çıkaracak değilim ama özellikle son filmi için yaptığı başarılı pazarlama stratejisini ve oyundan bir kesiti sizlerle paylaşmak istedim…
Öncelikle şunu söylemeliyim ki Cem Yılmaz sosyal medyayı ve video paylaşım sitelerini çok etkili kullanan bir şöhret. Hayran kitlesinin büyüklüğü bir yana, özellikle projelerinin tanıtımında bu kitleyi son derece verimli kullandığını söylemek gerek. Yeni projesi fundamentals daha gösterime girmeden fragmanı 2 milyon, teaserları da birer bilyon kez izlenmişti. Öte yandan Twitter’da 3.3 milyon takipçi ve Facebook’ta 4 milyon hayrandan oluşan  bir kitlesi de azımsanmayacak bir mecra ki Cem Yılmaz bu mecrayı çok etkili kullanıyor. Durum böyle olunca da herkes nasıl yaparız da gişeden başarı toplarız derken, Cem Yılmaz 2 haftada 2 milyondan fazla kişiye filmini izletmeyi başarabiliyor. Tamam ürün mükemmel ona diyecek bir şey yok ama onun ötesinde Cem Yılmaz’ın payı ve pazarlama tarzı da müthiş. Düşünsenize yeni olmayan ve 2 senedir TİM’de gösterilen bu oyunu nasıl bir deha sadece 2 aylık bir PR ile ve neredeyse sıfır pazarlama maliyet ile bu konuma getirebilir? İşte Cem Yılmaz’ın  dehası burada devreye giriyor ve o çektiği muhteşem fragman ile olayın ilginçliğini geniş kitlelere duyuruyor. Şöyle bir hayal kuralım; mesela Cem Yılmaz sadece kamera karşısına geçip “benim oyunum artık sinemalarda” deseydi belki insanlar ona gülerdi ama o bu işi deyim yerindeyse mükemmel bir pazarlama stratejisi ile bir başarı hikayesine dönüştürmeyi başardı. Elindeki geniş hayran ve takipçi kitlesi için de aynı durum geçerli. Yaratıcı ve ilgi uyandırıcı bir şekilde pazarlanmayan bir iş, Cem Yılmaz tarafından sunulsa dahi bırakın 2 milyonu belki de yarım milyon zor izlenirdi. Demek ki ne yaptığınızdan ziyade, yaptığınız işin yaratıcılık düzeyi ve sunuş şekli çok önemli.

Gelelelim oyunun içeriğine. Oyun her sahnesiyle ve her hikayesi ile mükemmel kurgulanmış ve son derece başarılı. Ama alışılagelmiş Cem Yılmaz tarzı gereği, Cem Bey bize kendi hayat görüşü ile ilgili de onlarca mesaj veriyor. Tabîi ki burada hepsine giremiyoruz ama anlattığı bir hikaye bizler için adeta ders niteliğinde diye düşünüyorum.. Arog filminin çekimleri esnasında seyyar tuvalet bulamadıklarını ve 400 kişilik ekibe yetebilecek bir seyyar tuvalet sistemi için profesyonel bir firma ile anlaştıklarını anlatıyor. Hikaye çok komik orası bir yana ama Cem Bey bu işi yapan şahısların işlerine saygısını ve piyasadaki bu boşluğu görüp bunu fırsata çevirmelerini çok beğenmiş. Öyle ki bu şahıslardan bir dolu övgüyle bahsetti. Biz izleyicilere de şu mesajı ve hatta şu dersi verdi: Yaratıcı tüm işler ki bu bazen tuvaletçilik bile olabilir; bir şekilde hak ettiği yeri ve değeri görür. Çünkü yaratıcılık ve yaratılan şeyin işe yaraması şu dünyada başarılması en zor şeylerden biridir. İster reklamcı olun, ister girişimci… Yaratıcı sektörlerde çalışan herkes bu anlatılanlardan bir ders çıkarmalıdır düşüncesindeyim. En azından ben öyle yaptım.

Saygılar.

Konuk Yazar: Aykan Balık

Leave a Reply

1 comment

  1. blank

    Bakkal Osman

    Cem yılmaz ürününün başarısını gölgede bırakacak bir pazarlama stratejisi örneği göstermiştir.
    ‘’ Demek ki ne yaptığınızdan ziyade, yaptığınız işin yaratıcılık düzeyi ve sunuş şekli çok önemli’’demişsiniz. Katılıyorum size ama bence görmezden gelinmeyecek bir şey varsa bu başarıya işine olan heyecanı, aşkı, sevgisi ve zevki ayrı bir güzellik katıyor. Bu derece başarılı oluşunun temelinde aslında yaptığı işten keyif alma isteği yatıyor olmasıdır…
    Ben oyunu izleyenlerdenim . Uyanığı severim benden uyanık olmasın! Sen halkın bütün sınıflarının sevdiği CMYLMZ’sın. Aslına bakacak olursan Cem ağabeylerisin .Belki sen bile zamanında kaçak kuçak birşeyler izlemisindir ordan burdan .Bu sebepten dolayı çok emek sarfetmediğin bir işte bile seni abisi olarak gören öğrenci kesimlerinin gösterini orda,şurda, burada izlemesini neden hırsızlık olarak nitelendiriyorsun .Ben CMYLMZ abimize yakıştıramadım. Bu derece pazarlamaya kendini kaptırma, insanların kalbini kırma derim bir kardeşi olarak! Bu arada ben fragmanı izlediğimde hırsız kelimesini duyduğum da, hiç yakıştıramadım. Ve bu sebepten dolayı sinemada izlemedim gösteriyi.Yani CMYLMZ abimizin tabiriyle ben ‘hırsızım’. Ayrıca CMYLMZ ‘gerçekten iyi tanıyan ve seven insanların yorumu (bende dahil) ; iş yapmak için iş yapmamalısın CMYLMZ , bu sana yakışmıyor …Senin çok daha başarılı işlerin altına imza atabileceğini sende dahil herkes çok iyi biliyor .Saygılar …