Nurhayat’lı Dacia Reklamları

Dacia bu yıl içinde gündemde sıkça yer bulan, kof fakat popüler kültürün ihtiyaçlarına son derece karşılık verebilen dizi Yalan Dünya’dan kendisine Nurhayat’ı seçti. Bu seçme sebebini her ne kadar anlamamış olsam da ilk reklamda az çok dizideki karakterle örtüşen şeyler vardı; parasıyla böbürlenmek isteyen zengin kızına ucuz gelen araba…

Ancak sonrasında, sanırım ilk reklama iyi kötü bir şey uydurduğuna sevinen ekip, daha fazla kasmaya gerek görmedi, hazır dizi hala popüler, karakter de hala yerinde, e ilk reklam da fena olmadı diyip Nurhayat karakteriyle devam etti. Ancak bundan sonra ellerinde kalanlar içinde dizideki karakterden de pek bir şey yoktu. Yalnızca bağıra çağıra ciyaklayan ve ne söylediği anlaşılmayan bir kadın. O kadar.

Özellikle, bu, bir üstteki reklam gerçekten ama gerçekten rezaletten öteye gidemeyen bir işti. İtici bir surat ve yine zayıf bir metin ile ilerleyen reklamlara ise dur demek mümkün değildi, Dacia sanırım paçayı kaptırmıştı ve yapacak bir şey yoktu.

En bozuk saat bile günde bir kere doğruyu gösterebiliyor sanırım, berbat filmlerin ardından kötünün iyisi denebilecek, ancak yine kulak tırmalayan bir reklam filmi geldi.

Son olarak ise “grubu sağlama alan” reklam. Ben bu reklamı ülkedeki tipik, ucuz “rockçı” algısının kurbanı olması ötesinde ayrıca gereksiz buluyorum. Nurhayat neden oradadır, söylediği elle tutulur bir laf var mıdır? Yoktur. Tipler de abartıla abartıla patlam noktasına getirilmiş kadar sunidir. Evet, suni. Diehard rocker imajı çizmeye bu kadar çalışırsanız, ortaya elbette bu çıkar.

Sadece ilk reklamda iyi kötü senaryo içinde bir anlamı olan şeyler söylüyordu Nurhayat, sonrasında ise resmen tepeden inme biçimde akış içine dalıyor ve ya ciyaklıyor ya da sebepsiz ve anlamsız yorumlarıyla reklam filminde boy gösteriyordu. Kanaatimce yapılacak en doğru şey ilk reklamda izledikleri yolu izleseler ve karakterin gündelik hayatı içinden bir şeyler çekerek bunları Dacia’ya bağlasalar daha doğru olacaktı. Damdan düşer gibi ortaya çıkan bir karakterin elinden de sanırım reklamların genelinde olduğu gibi ciyaklamak haricinde bir şeyler gelebilirdi belki o zaman.

Leave a Reply

2 comments

  1. blank

    Seray Çırak

    Türkiye’de Marka Yüzü olayının çok yanlış anlaşıldığını düşünüyorum ben. “Madem popüler, hadi markamızın yüzü olsun.” Ama işte o iş öyle değil aslında.

  2. blank

    leydi

    nurhayatın sesini her duyduğumda yaşam enerjim çekiliyor ve bu adamların benim gidip dacia alacağıma inanıyor ya işte bu çok komik