Heyhat! Hastayım, hastalığımın adı Serdar Erenefobia!

Dedim ki bu yazıyı yazsak yazsak bi’ biz yazarız, yayınla yayınlasa bi’ fikircok.net yayınlar. Reklam alan bir blog değiliz. Bağışlarla ayakta duruyoruz. Sözüm ona dergiler, siteler ve benzeri yapılar gibi çalışanımız edenimiz olmadığı için kimsenin tavuğuna kış demeyelim korkaklığını da yaşamıyoruz. Güzel şey şu özgürlük!

Lafı dolandırmadan konuyu girmem gerekirse; Serdar Erener abimiz kapatsın ajansı artık bi’ nefes alsın diyorum, bi’ tatile çıksın, bi’ elini yüzünü yıkayıp gelsin ya da gitsin bi’ balıkçı kasabasına yerleşsin be kardeşim! Takılmayın şimdi üslubuma ve beni bi’ kenara bırakıp azıcık tarafsız olun sayın okur! Belgelerle konuşuyorum, şu aşağıda paylaştığım Serdar Erener külliyatından çıkma reklamlara da birazcık sempatiniz varsa ufaktan defolun! Yaratıcılık faşiştiyim, evet!

Yahu Facebook vasıtasıyla farklı ülkelerin network ajanslarında çalışan güzel güzel reklam yazarlarına, müştem’lerine inceden yürüyeyim, bir muhabbet kurayım diyorum ama yapamıyorum. Çünkü mensup olduğum ülkenin henüz bir reklamcılık anlayışı yok. Eziliyorum. Farzı misal, İngiltere’de bir ajansta çalışan kariyeri parlak bir hatunu linkedin üzerinden düşürüp facebook üzerinden kendi kültürümüzü tanıtayım istiyorum ama ortak noktamız olan reklamcılık hususiyetinde bir konu konuşamıyorum. Neden sayın okur? Tabii ki de Serdar Erener yüzünden! Ne diyeyim bu hatuna, hangi işimizi örnek göstereyim? Reklamverenleri, markaları yaratıcılığa yönlendirmeyen ve onları cesaretlendirmeyen aksine brief başı paramı alayım yoluma bakayım diyen bir muhterem yüzünden ben neden dm’lerden yürüyemiyorum?

Sonra Türk reklamcılığı niye ilerleyemiyor demeyelim birbirimize. Bu reklamları yazanın da yapanın da kartvizitinde reklamcı yazıyor, ayıp! Yani şu aşağıdaki güzide işleri incelediğiniz de göreceksiniz ki mevzu hep bi’ jingle yapalım, şarkı yazalım, müzik pompalayalım kafası! Az yaratıcılık kat be kardeşim, bi fikir kat yaptığın işe. Lisede gitar çalmayı öğrendikten sonra grup kuran ergen heyecanıyla yapma şu işi! Hayır çekyattan düşüyorum bu adamın reklamları çıktığında kumandaya uzanıp kanalı değiştirmek için!

Serdar ağabeyim, üstadım, reisim, lordum, şahım, şeyhim, kontum, yol göstericim, hocam; bi nefes al ya, bi dinlen, bi köşene çekil, bi çık git hayatımızdan diyor ve sözü siz değerli fikircok.net okuyucularına bırakıyorum.

(Dipnot: Bu yazıda gözyaşı var. Bu yazıda ültimatom var!)

YANDEX SAÇMALIĞI:

HEPSİBURADA SAÇMALIĞI

http://www.youtube.com/watch?v=NfyMqO4OFiQ

LUMBERJACK SAÇMALIĞI

alametifarika-ben-ne-bileyim-yandex-miyim-0

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

16 comments

  1. blank

    Halil

    Selam yazıyı kaleme alan arkadaşım,
    Sanırım bu yazıyı kaleme aldığında farklı dünyalarda yaşıyordun, farklı kafalardaydın. Az düşünüyordun, çok konuşuyordun. Serdar Erener’e özel bir ilgim veya sevgim yok. Şu yukarıda vermiş olduğun yandex ve lumberjack reklamlarına laf ediyorsan ve beğenmiyorsan; bırak öyle kalsın. Bir de burada ahkam kesme, senin adın ne, başarıların neler? Bize bunları anlat, senin de adını duyalım, başkaları da senin reklamlarını paylaşsınlar. Bunlara kafa yor sen. Kendini geliştir, bir şeyler ortaya koy, sonra çık eleştir. Aksi halde çok saçma be dostum!

  2. blank

    Senior Stajyer

    Bu cevap Halil’e:

    Bizim genetiğimizde var galiba yorum yaparken önce kendini bi’ temize çıkarıp bi’ şirinliğe bürünme isteği. Bu durum özellikle politikacılarımızda çok ayyuka çıkar. Alevi kardeşim, ateist kardeşim yahut bakın ben de fakirdim ben de zorluk çekerdim diye söze girilir hep. Konuşulur konuşulur ve araya hep bir ama atılır… Benim annem de kürt, aslında biz de baba tarafından lazız yahut biz de çerkezlerden kız aldık nötürlemesi yapılarak karşı tarafın sempatisi peşinen kazanılmaya çalışılır, bir gönül köprüsü kurmak için uğraşılır karanlık düşüncelere.

    Sevgili Halil;

    Bu mektup 91 doğumlu bir reklam yazarından sana, iyi oku bunu.

    Öncelikle Serdar Erener’e özel bir ilgim ve sevgim yok kafasını bi kenara bırak. Tapıyorsun sen ona. Ya da ya tapıyorsun yahut o külliyatın ekmeğini yiyenlerdensin ve ekmek yediğin ele kayıtsız biat edenlerden.

    Halbuki bu yazının içinde sana bir ön ‘defol’ çekmiştim, sen kaçırdın galiba orayı. Bu işleri beğenen, takdir eden yahut olumlu bulanla benim aynı safta bulunmam imkansız.

    He güzel kardeşim ben bi’ şey yaptım ya da yapmadım, ürettim ya da üretmedim. Başkaları benim reklamlarımı paylaştı ya da paylaşmadı. Bu sektörde 2 senedir ya varım ya yokum. Ama 23 senedir bir fiil ülkemizin sikimsonik reklamcılığının takipçisiyim Halil’im.

    Sonuç olarak henüz Serdar Erener’in kalitesinde! işler koyamadım ortaya kabul. Ömrümün sonuna kadar da koymayı planlamıyorum.

    Gün gelir de sıkılırsam eğer bu ‘senior stajyer’ kafasından, portfolyomu sana bizzat elden teslim ederim. Sen de ona bi kafa yorarsın.

    O güne kadar sen, çıtanı maksimumda tut ve Serdar Ağabey’inin işleriyle kendini muzaffer eyle. Ben ve benim gibi düşüneneler de siz ve sizin gibi zeka yoksunu beyinlere karşı bloglar kurup yazılar kaleme alacak. Bu yazıları belki de reklamcılık okuyan öğrenciler yazacak. Ama sen ve senin gibilerin nezdinde onların hiçbiri, henüz ortaya bir şey koymadığı için eleştiri yapma hakkını elde edemeyen insanlar grubu olarak kalacak. Muhalefet acımasız olmak zorundadır be Halil’im. Kır saçlı Halil’im benim. Sana da kızamıyorum inan ki. Çünkü bu topraklar tarihin hiçbir döneminde esaslı bir muhalefet görmedi. Gördürülmedi.

    Herkes güçlünün yanında yer aldı ve güce taptı. Sen de o güce tapanlardansın. En büyük yerli ajansımızın sözüm ona en büyük yerli reklamcısının yaptığı her işe gönülden bağlananlardansın. İktidarın yanındasın. Kolaya kaçanlardasın. Eleştirirsem yanarım kafasında olanlardansın. Yanlışlardasın Halil’im yanlışlardasın. Ne kadar ajans gezdiysem ve senin deyişinle ne kadar çok ‘iş yapmış’ reklamcı tanıdıysam hepsi sonuç olarak ekmeğinin peşinde. Serdar Ağabey’inin de olduğu gibi. Ama hiçbiri devrin adamı değil, hiçbiri karakterlerini üç kuruşa satacak ve sırf para için meslek etiğini bırakacak insanlar değil be Halil’im. En azından bana meslek ahlakını aşılayanlar değillerdi. Doğru ve yanlışı net bir şekilde görenlerdi. Benim ne yaptığımı merak ediyordun bak iyi oldu. Bu vesile ile neler yaptığımı değil neler yapmadığımı öğrenmiş oldum yiğit Halil’im benim.

    Ortaçağ’dan çıktığın vakit kendine bir sütlü kahve yap ve koltuğuna iyice yaslan be Halil’im. Yaslan da bir düşün bakalım elin sümüklü veleti, Allah’ın 23 yaşındaki Senior Stajyer’i bu adama niye bu kadar giydiriyor diye. Bi’ düşün bakalım Serdar Ağabey’ini savunurken; Serdar Ağabey’inin Senior Stajyer’in yaşı kadar bu sektörde tecrübesi olmasına rağmen elle tutulur ne yaptığını. Takdir ettiğin bu külliyat bizi nerelere getirdi. Ya da nerelerdeyiz ki nerelere götürecek?

    Saygılarımla (sana değil Halil)

    (imla ve yazım hataları olabilir, çok sinirlendim çünkü)

  3. blank

    D.Doruk Deniz

    Konuyla pek alakası yok ama soracağımın yanıtına göre alaka kurma ihtimalim var: Senior Stajyer, Nerdworking’i biliyor musun?
    Hoş, bilsen de evet der misin?

  4. blank

    Senior Stajyer

    Evet D.Doruk Deniz duymuşluğum vardır. Ne hoş ki evet dedim ve seni dinliyorum? (yandex miyim ben ne bileyim de diyebilirdim bak:)

  5. blank

    D.Doruk Deniz

    “Hoş, bilsen de evet der misin” dememin sebebi, seni biliyorsan evet demeye teşvik etmekti. Görüyorum ki teşvik primimi kullanmışsın. Gelelim asıl konuya:
    Sen nerdworking ve benzeri ağ şirketlerinin temel prensibini, yukarıda sanki sana ait bir fikir, bir hayalmiş gibi lanse etmeye utanmıyor musun? Hadi ben senin bu agresif tavırlarını sempatik buldum, hadi ben de mezun olmak üzere olan bir reklamcıyken bu kart adamlara çıkışının destekçisiyim diyelim, zamanında yaratıcılığın kıyısından geçmiş ama şuan çalmaktan öteye gidemeyen adamlardan, nasıl ayrı tutabilirim seni?

  6. blank

    Senior Stajyer

    Ya Doruk, yemin ediyorum ne dediğini anlamıyorum. Anladığım tek şey, beni onlardan nasıl ayrı tutup tutamayacağını soruyorsun da ben neden utanmıyor muyum, nerdworking’in konumuzla ilgisi ne? Utanmam mı gerekiyor? Neyi lanse ediyorum, neyi hayalmiş gibi sunuyorum?
    Yahu bu ülkede ‘hardcore’ eleştiri yapmak niye bu kadar zor? Ne pipirikli insanlarız yahu!

    Çok net bir şekilde sorsana sorunu. Hayır sarkazm mı yapmaya çalışıyorsun, ironi mi katıyorsun anlamadım ki…

    Benim kimseden ayrılmak gibi bir çabam yok. Kısaca bu tarz reklamcılığı sevmiyorum ve kendi blogumda dilediğimce eleştiriyorum. Çok da umrumda değil yani beni hangi kategoriye koyduğun. En nihayetinde hepimiz cipsi yiyen insanlarız, yok ki birbirmizden bi’ fazlamız. Kötü iş yapana sallarım, iyi iş yapanı alkışlarım. Prim yapma gibi bir kaygım olsaydı ya da kendimi ‘çok yaratıcı’ abilerin içine kabul ettirmek falan isteseydim twitter hesabıma ‘bu hesap Ahmet Bilmemneoğlu tarafından yönetilmektedir’ yazar ve olayı bitiridim. Bu kadar basit. Kafam hala nerdworking ve utanma mevzusunda bu arada:)

  7. blank

    D.Doruk Deniz

    Unut gitsin, saçmalamışım 🙂

  8. blank

    Senior Stajyer

    D.Doruk Deniz: Subliminal reklam içerikli yorum atan efsanevi commenter.

    Yahu Doruk, nerdworking’in reklamını yapmak için kasmasaydın bu kadar, yaz bir yazı yükle siteye tanıt nerdworking’i. Rahat ol burda yayınlanır istediğin her şey.

    Ama gizemli adamsın, kabul ediyorum:)

  9. blank

    Piuuu reklamcılığı bu kadar ciddiye almak da enteresanmış.

  10. blank

    evo

    Redaksiyon: “Pimpirikli”

    Ek yorum: Beyin yönetir, ayaklar yürür.

  11. blank

    doğrusayar

    senior stajyer arkadaşım,

    91 li olmak sana önce zekana sonra ağzına gelen cüretkarlığı yapma hakkını vermediği gibi “sana saygı duymam” gibi çıkışlarla seviyeyi aşağı çekme hakkını hiç vermez. o zeki beyninle dilin arasına süzgeç takmanı sana önermek isterim ancak bunun bile bir reklamcılık hilesi olduğunu anlayabilir misin bilmem. yoksa sen de mi ben böyleyim, dobrayım diyenlerdensin. böyleleri genelde freni patlamış kamyon gibidirler, yıkarlar ezerler geçerler. saygı duymadan. ha çirkinleşip seviyeyi düşürdükçe düşürebilirsin bu sana göre çook zeki bir hareket olarak gelebilir. seviyenin düştüğü yerde susan kazanır. sinirlendim imlalarda hata yaptım diyorsun, sinirlenme sinirlenecek bir şey söylememiş ki halil. sen nasıl eleştiriyorsan o da seni eleştirmiş. umarım bir gün hatandan dönersin. gerçek kimliğinde yazarsan daha cesurca olur, çünkü isim vererek eleştiriyorsun kişileri ve reklamlarını, bu da cesaret hapı yutmuşsun gibi bir algı yaratıyor ister istemez ben de. şimdi bana da kızarsın sen.

  12. blank

    Senior Stajyer

    @Doğrusayar: Yaptığın yorumu ellerimle onaylayıp yayınladım. (herhalde bu yorumun onaylanmayacağını düşünüp de yazdın?) Neyse, zat-ı muhteremin benim kadar nefret edeni gibi sizin kadar seveni sayanı da varmış demek. Neyse ben konuyu tekrar merkeze çekeyim yüksek müsaadelerinizle(madem saygı bekliyorsunuz, madem üslubumu avam buluyorsunuz; peki o zaman, siz para tanrısına tapan pek kıymetli yüksek zekalı, devrin insanlarına, pek şükela saygılarımla!
    Konu: Malum kişinin ülke reklamcılığını hunharca katletmesi. Açık oldu mu?
    Konu: Malum kişinin, para kimdeyse ruhum onundur zihniyeti (bu kimi zaman cemaat, kimi zaman iktidar)
    Konu: Yapılan yüzlerce reklamın, bulunan binlerce jingle’ın ve parası ödenen onlarca senin gibinin bu ülkeyi zerre kadar ileri götürmediği.
    Sonsuz hürmetlerimle. Üstelik hak etmediğiniz halde.

  13. blank

    doğrusayar

    hadi önceki yorumumu sil rezil olma daha fazla acıdım sana.

  14. blank

    Senior Stajyer

    Kamuoyuna açıklama: Doğrusayar adlı densiz ve hadsizin son yorumundan bir önceki yorumu ”ağır hakaret ve küfür içerdiği için yayınlanamamıştır.”

    Bu konu hakkındaki düşüncem: İş küfürleşmeye geldi muhterem Doğru Sayar. Bu noktada ben sözü sana bırakıyorum. Çünkü bu konuda gayet başarılı olduğunu ve ne kadar yaratıcı küfür edebildiğini gördüm.

    Artık kelimeler tükendi. Kifayetsiz kaldım, lügatım yetersiz. Yendin beni, şampiyon sensin. Senin de dediğin gibi ben bir ”i*neyim” Sen kazandın. Tebrikler. Bundan sonraki küfürleri @stajyer_ adresinden dm olarak atarsan bilhassa sevinirim. Şampiyonsun sen. Hayta seni.

  15. blank

    sekorazzi

    Kişileri hedef almadan direkt reklamları eleştirsen daha yerinde olurmuş. Biraz kişiye saldırı olmuş bu sanki. Reklamı kimin yaptığından ve hangi ajansın yaptığından bize ne, bizi reklamın sorunsalı ilgildendirir.

  16. blank

    serdar erener rezilliğine ilişkin:
    bir çok ajansta içeride şu konuşuluyor mu?
    ‘abi serdar gibi ajitasyona girelim. adam her işinde ya çocuk ya marş kullanıyor. çocuk kullanamazsa robotu çocuk yapıyor lan! (çelik) millet de bayılıyo çocuktu, selocandı görünce!’
    evet konuşuluyor!

    bir çok ajansta adamın ne kadar dönek olduğu konuşuluyor mu?
    ‘abi bayram emojisi önermek neyin kafadırı lan? bu herif Gezi’de de valla biz insanları almadık abi zorla girmişler diye yaranmaya çalışmadı mı?
    evet yaptı bu rezillikleri

    bir çok ajansta serdar beyefendinin işleri tepeden inme aldığı konuşulmuyor mu?
    abi herif sunuma gelenlere, sizin ne işiniz var? biz Ferit beyle işi tepeden bitirdik, dedi. abi herif bilmem kimin müdürünü değiştirtmiş, gibi laflar dönmüyor mu?
    dönüyor kardeşim, oluyor da bunlar.

    reklam alemi de full yalakalık kokan, anlaşılmaz konuları olan, sırf testten geçsin de nasıl geçerse geçsin diye diye piyasayı mahveden bu işleri seyretmek zorunda kalıyor. titri fikir denen garip oluşum da serdarın doğurduğu bir saçmalık. test makinesi. testten geçince iyi fikir olmadığını anlatamazsın bile adamlara. kerem senelerce selocanlı salak işleri bahçede anlata anlata kafayı sıyırdı, full şarkılı türkülü aptal işler yapıyor.

    hatta arada azıcık zeka pırıltısı gerektiren reklam yarışmalarına da bir iki ghost iş sokuyor ki aman allahım! zeka seviyesini görüyorsunuz.

    her sektörde, devirde olduğu gibi bu saçmalıklar da para ediyor ve haketmedikleri paralar kazanıyorlar tabi ki!

    son bir not: serdarın ajansından çıkanlar, tabi ki onun yönlendirdiği tarzda çalışılmış, onun matematiğine girmiş işler abicim. tabi ki suçlusu o olacak. aynı marka ve derici ilişkisi gibi.