blank

Bu aralar Hürriyet denince şüphesiz akla Hürriyet Benim kampanyası geliyor. Bu kampanya hakkında nasıl bir yargıya varacağımı şaşırmış bulunmaktayım. Daha doğrusu duygularımla mı aklımla mı karar vermem gerekiyor bilemiyorum. Görüşlerinizi almak için yazıyorum. İlk gördüğüm anda ilgimi çekmedi. Hee iyi, mırın mırın şarkı varmış, çocuk gelin varmış dedim. Standart, hepimiz kardeşiz reklamı gibi gelmişti. İkinci izleyişimde biraz daha çekti içine. LGBT bayrağı biraz daha düşündürdü, çocuk gelin biraz daha acıttı, zafer işareti yapan çocuk biraz daha umut verdi… Müziği daha güzel gelmeye başladı. Bir de birlikte izlediğim insanların, reklamı izlerken yüzlerine bakıp etkilendiğini gözlemleyince… Tamam dedim, olmuş bu. Sonrasında biraz daha düşündüm, Zaman gazetesinin malum ilanlarıyla karşılaştırdım. Kalite açısından aralarında uçurum olmasına rağmen, en az Zaman ilanları kadar uzaklaşmaya başladım bu kampanyadan. Zaman Gazetesi Reklamları, polis şiddetiyle ölmüş çocukların toprağı soğumadan “çapulcu” ve çevik kuvveti sarmaş dolaş reklam etme peşinde, “kardeşiz” laflarıyla “açık” ve başörtülü kızları sanki normalde düşmanmışız gibi gösterme derdine düştü. Gördüğüm anda şok oldum ve nefret ettim. Basit ve kötücül buldum. Halbuki “kardeşiz” diyordu. Böyle düşünmemin sebebi Zaman’la zıt görüşte olmam mı, yoksa objektif bir şekilde yanlış yaptıklarını düşünmem miydi?

Hürriyet Benim kampanyasına tekrar dönecek olursak; masumca bakıldığında evet, harika diyorum ancak Gezi olayları sırasında herhangi bir yandaş medyadan daha farklı davranmadıklarını hatırlıyorum. Ve yavaştan sinirlenmeye başlıyorum, sömürüldüğümü hissediyorum. Doğrusu yanlışı yok, iki örnekte de reklam değil ağır politika dönüyor. Hürriyet Benim filmindeki her kelimenin arkasında olsam da, bu kampanyanın da masum olduğuna inanmıyorum. Ve soruma geliyorum, siz ne düşünüyorsunuz?

Hürriyet Benim Reklamı

Zaman Reklamı

Leave a Reply

1 comment

  1. blank

    Hürriyet bu kampanyanın briefinde kendisini şöyle konumlandırmıştı:

    “Biz, Gezi olayları sırasında penguen medyasından uzak kalmaya çalışan, bu süreçte en az zarar gören basılı yayın organıyız.”