blank

Z Kuşağı Nedir?

Z kuşağı ilk olarak 1995+ olarak adlandırılmıştı yalnız aradaki 10 senede gelişen teknoloji ve alışkanlıklar sebebiyle 1995-2000 milenyum kuşağı 2000+ Z kuşağı oldu diye okumuştum. Hatta 2000-2007 arasında bile bariz farklar var.

Z kuşağının ilginç özellikleri var:

– Boyama kitabı yerine ipad kullanıyorlar. Bu imkana sahip olmayanlarsa yaşlarına uygun internet sitelerinde tıklayarak boyama yapıyor.
– Baby TV, Cartoon Network gibi kanalları izliyorlar. Bir de Calliou var tabii.
– Youtube’da kendilerine ait kanal oluşturulduğu takdirde kendi kendilerine video taraması yapabiliyorlar.
– Giyimleri hiç de çocuk gibi değil, yetişkin insan kıyafetlerinin küçültülmüşlerini giyiyorlar. Ayrıca erkek-mavi, kız-pembe algısı ailenin de katkısıyla değişiyor.
– Fiziksel aktiviteleri çocuk parkında oynamaktan çok Play Station ya da Wii tarzı konsolların aparatları sayesinde oluyor.
– Y kuşağı o yaşlarda telefonla konuşma olayını henüz algılayamamıştı, Z kuşağındakiler Skype’tan görüntülü konuşma yapabiliyor.
– Evde eskisinden az TV izleniyor ve gazete eve gelmek yerine internetten okunuyor dolayısıyla bu çocuklar dünyada olup bitenlerden izole yetişiyorlar…
– Şu an en büyüğü 12 yaşında olan bu nesil Gangnam Style, Ai Se Eu Tu Pego gibi şarkıları Mini Mini Bir Kuş Donmuştu’dan önce ezberliyor.
– CD ile DVD arasındaki farkı biliyorlar, USB stick kullanıyorlar.
– İnternet kesilince ağlayabilirler. Çok ciddiyim. İnternete bir araç olarak değil, duygusal olarak bağlılar. Yokluğunda çoğu kendini kıstırılmış ve çaresiz hissediyor ve hatta güvende hissedemiyor. Arkadaşlarından kopmuş hissedebiliyor.
– Evdeki televizyon yere yakın.
– Erkekler yine normal de, kızlar için süs-püs ve online olmak eskisinden çok daha önemli.
– Alışveriş merkezlerinden de ziyade internette gördükleri şeyleri istiyorlar ve hatta satın da aldırabiliyorlar.

– “Telefon mu? Önce büyümen lazım!” lafı geride kaldı. Telefonu olan Z kuşağı mensupları var, hatta onlar için özel cicili bicili telefonlar üretilmeye başlandı. Belirli sayıda kişiyi arayabiliyorlar.

– Normal kitaplar, en azından şu an, kendilerine sıkıcı geliyor. Çünkü sadece yazı ve resim var. Bu nesil yazı-renkli ve hareketli resim-ses hepsini aynı anda algılayıp ona göre tepkide bulunmaya alışıyor.
– Yazı yazmaya kalem kullanarak değil klavye kullanarak başlıyorlar. Parmaklarıyla ittirerek sayfa değiştiriyor, parmaklarını açarak resimleri “büyütüyor”lar.
– Anneleriyle park-bahçeden çok alışveriş merkezi geziyorlar.
– Acun Ilıcalı’yı Başbakan zannedenleri var.
– Normalden geç konuşmaya başlıyorlar çünkü evlerde eskisi kadar çok diyaloğa maruz kalmıyorlar. Anne-baba etkisiyle İngilizce birkaç kelime öğrenen de var. Cancel ne demek bilmiyorlar ama Pop-up çıktığında ona basmak gerektiğini biliyorlar.
–  0-6 yaş arasında olup şimdiden Facebook sayfası olanlar mevcut.
– Ebeveynleri Y kuşağı mensubu, eğitim düzeyi-bilgi düzeyi yüksek, bilgisayarın eve ilk girdiği zamanları hatırlayan nesil. Bir önceki aileye göre daha sosyal. Plaza anneleri ve yazılımcı babaları barındırıyor bu grup.
– Futbol merakı babanın da ilgisiyle çok ufak yaştan itibaren gelişiyor. Ayrıca bu nesilde babasından ayrı takım tutan çok fazla çocuk çıkmayacak çünkü çocuk erkekse doğduğu andan itibaren patiğine kadar takım renkleriyle süslü giydirilebiliyor. Ama dediğim gibi, babanın ilgisiyle de orantılı. Baba futbola ne denli düşkünse çocuk da o denli düşkün.
– Anne ve babası tarafından kucaklanan bir çocuk. Y kuşağının yarısı halen baba tarafından kucaklanmış ya da öpülmüş değil. Z kuşağı tamamen sevgi dolu büyüyor. (Aile içi sorunları es geçiyoruz)
– Beslenme alışkanlıkları annenin titizliğiyle değişiyor. Hamburger-patates kızartması-kola seven de var, Aptamil manyağı olan da var, bunlara hiç bulaşmayan organik anneler de var.
– Konuşmayı becerenler arasında Starbucks’tan tek başına sipariş verebilenine rastladım. “çiiizkeyk ve kahvesiz latte” istedi. (anne çakal)

Şimdilik gözlemlerim böyle.
Bu nesil teknolojik olarak bizden çok daha ileride ve ona çok daha bağlı. Tüketim alışkanlıklarını etkileyebilecek düzeyde bilgiye sahipler. Harcamalar konusunda bizden biraz daha mutsuzlar, çünkü biz arkadaşımızdaki oyuncağı isteyip “paramız yok” lafını duyarken onlar Amerika’daki veledin oyuncağını da görebiliyorlar. Daha bireysel yetişiyorlar. Markalar onlar için “kişilik yansıtmak” açısından çok daha önemli çünkü birebir diyalog kurmak yerine online diyalog kuruyorlar, kişiliklerini “paylaşım”larıyla dışavuruyorlar, dışarıya çıktıklarında onları söylediklerinden çok üstlerinde taşıdıkları yansıtıyor ve bu da harcama alışkanlıklarının erken yaşta şekillenmesine ve hatta ebeveynlerininkini etkilemesine sebep oluyor.

Z kuşağı zehir gibi. Reklamlar-App.ler- Kampanyalar genelde hala X ve Y kuşağı için yapıladursun şimdiden düşünmemiz gerekmeye başladı bile bu kuşak sahiplerini.

Leave a Reply

4 comments

  1. blank

    bingöllü macit

    Süper bir yazı bacım. umarım çok başarılı olursun her zaman takip etmekteyim seni bravo. bingölden selamlar

  2. blank

    Seray Çırak

    çok teşekkür ederim 🙂

  3. blank

    smetin

    güzel tespitler, katılmamak mümkün değil

  4. blank

    mışlı sâcit

    güzel üslûp